Bu çobanlar artiz

Bu çobanlar artiz

Modern hayatın köye girmesinden evvel Anadolu’nun ortasında doğan ve hayatı boyunca hayvan yetiştiren bir çoban için, koca sene içerisinde iki önemli an varmış. Biri, sürüsüyle ilkbaharda yaylaya çıktığı diğeri ise sonbaharda yayladan indiği zaman. Çobanlar sürüleriyle yayladan inerken koyunlarını Metin A

Devrim Acaroğlu

Hiçbir profesyonel oyuncuya rol vermeyen Zaim’in yeni filminin üç başrol oyuncusu da gerçek çoban. Belgesel tarzdan faydalanan, fantastik unsurları kullanmaktan çekinmeyen Devir, yönetmeninin sözleriyle, “inançlarıyla modern dünya arasında kalmış, nereye ait olduklarını öğrenmek veya öğretmek için mücadele veren çobanların yaşadığı tuhaf, komik, zaman zaman trajik dünyayı ele alıyor”.
Önceki gün tanıtımı yapılan Devir, ilk olarak Altın Koza’da seyirci ile buluşacak. Gösterim tarihi ise henüz belli değil.

ÇEKİMLER SIRASINDA YAZILAN SENARYO

Derviş Zaim’in iki sene önce tamamladığı ‘Gölgeler ve Suretler’, gerek konu gerekse estetik olarak Anadolu geleneksel sanatlarından yararlandığı üçlemenin son filmiydi. Kültürel Araştırmalar eğitimi de gören Zaim gelenekten yararlanma eğilimini, bu kez farklı bir biçimde ve çerçevede devam ettiriyor. Doğa ve insanın tekrardan kucaklaşmasının mümkün olup olmadığını kadim bir ritüelden kalkarak tartışmaya çalışan Yönetmen, bu filminde kendisinin ifadesiyle “tehlikeli” bir tercih de bulunmuş. İlk defa hazır bir senaryo ile çalışmayan Zaim, hikayeyi çekimler sırasında yeniden yeniden yazmış. Bu yöntemin zorlukları olduğunu aktaran Yönetmen, montaj yapıp o montaja göre tekrar çekim yapmak durumunda kalmış. Bu “tehlikeli” yöntemin altından kalkmanın tek yolunun, işe başlamadan önce bir taslağa sahip olmak olduğunu vurguluyor Zaim. Çıkan sonucun kendisini mutlu ettiğini ifade eden Yönetmen, “hiç bitmesin” dedikleri çok keyifli bir proje olduğunu da ekliyor.

‘BİZİ NEDEN ÇEKMİYORSUN’

Devir’in İstanbul’daki tanıtımına katılan tek Çoban Ali Özel oldu. Diğerlerinin katılamama sebebi malum; sürüleri. Çoban Ali sürüsünü babasına teslim ettiği gibi soluğu İstanbul’da almış.

Çoban Mustafa’nın çekimleri yapılırken Derviş Zaim’e “bizi neden çekmiyorsun!” diye seslenen Ali, bu atarlı çıkışı ile rolü kapmış.

Kameraya alışmasının biraz zaman aldığını aktaran Çoban, başka film tekliflerine de kapalı değil anladığımız kadarıyla.

Birkaç sahne için köyden ayrılıp İstanbul’a gitmek durumunda kalan Ali’ye köyden arkadaşları lafı yapıştırmakta zaman kaybetmemişler; “Artiz mi oluyon len!”. (İstanbul/EVRENSEL)


KOYUNLAR NASIL BOYANACAK!

Burdur’a bağlı Hasanpaşa köyünde; her yıl bir çoban yarışması düzenleme geleneği vardır. Bu geleneğe göre çobanlar sürüleriyle beraber teker teker küçük bir su birikintisine girmekte ve suyu sürüsüyle beraber tereddütsüz, hızlı ve seri geçen çoban yarışmada birinciliği kazanmaktadır. Takmaz lakaplı yaşlı çoban son sekiz yılın duayen şampiyonudur. Takmaz ve köydeki genç çobanlar çoban yarışmasında koyunların postunu boyamak için kırmızı renkli bir kayadan aldıkları parçaları elemekte, toz boya elde etmektedirler. Ancak gelecek yıllarda kırmızı renkli kayalardan bulmak zorlaşacağa benzemektedir. Çünkü büyük bir maden şirketi köy etrafındaki kırmızı kayaların olduğu yerde dev bir mermer ocağı açmıştır. Ali adlı genç çoban şehirdeki bir nalburdan kırmızı toz boya alır. Köylü o yılki yarışmada koyunlarını Alinin şehirden getirdiği hazır boya ile boyar. Ancak Ali yarışta yine dereceye girememiştir. Çobanlıktan bezen Ali yakınlardaki mermer ocağında şoför olarak iş bulur. Ali mermer ocağındaki patronu ile bir geyik avına çıkar. Patronu avda vurduğu geyiğin boynuzlarını alır. Ali hayvanın boynuzlarının alınmasından rahatsız olur.

www.evrensel.net