İşsizlik rakamlarındaki muamma

İşsizlik rakamlarındaki muamma

“Batı ülkeleri işsizlikten bunalırken Türkiye istihdamda rekor kırıyor.” Dün Sabah gazetesinin manşet haberinde böyle deniyor. Haberde bazı Avrupa ülkeleri ve ABD’deki işsizlik oranları sıralanıyor. Sonra da Türkiye’nin işsizlik verileri. Sonuç: “Türkiye rekor kırıyor.”Sadece adı geçen gazet

Arif Koşar

Sadece adı geçen gazetede değil. Yaygın medyada ve hükümet erkanında işsizlik oranları üzerine neredeyse törenler yapılıyor.

Açıklanan işsizlik oranı yüzde 8.2. Elbette istatistikler üzerine pazarlık yapacak değiliz. Ancak bu ‘rakam’ın birkaç yönden sorgulanmaya muhtaç olduğu da açık.

EVDEKİ HESAP

Avrupa’daki işsizlik rakamlarıyla Türkiye’dekini karşılaştırmak bir bakıma elma ile armudu karşılaştırmaya benzer. İşsizlik oranı kabaca şöyle hesaplanır: İstihdam edilenler (kayıtlı ve kayıtdışı) ve iş arayan işsizler toplanır. Bu toplam sayı içindeki iş arayan ama çalışamayanların oranı işsizlik oranını verir. Peki, ya mahallede her gün selam verdiğimiz, herhangi bir yerde çalışmadığını bildiğimiz, durumları da pek iyi olmayan ama İŞKUR’a gidip iş aramamış 25 yaşındaki bir genç. Evet, TÜİK ve hatta dünya piyasaları bu arkadaşımızı ‘adam’ yerine koymuyor. Ve işsiz olmadığına hükmediyor. Ya da tanıdıkları aracılığıyla bir evde boya yapan ve karşılığında ‘harçlık’ almış bir kişi de işsiz sayılmıyor. Bu başlı başına bir istatistik katliamıdır. Türkiye’nin ‘işsizler’ini hesaba katmadan yapılan bir işsizlik hesabıdır. Bu hesap ‘çarşı’ya ve ülke gerçeklerine uymamaktadır.

ELMA ARMUT ÇELİŞKİSİ

Sadece “Türkiye’de değil tüm dünyada istatistiksel yöntem budur” denilebilir. Doğrudur... Ancak Türkiye ve Avrupa ülkeleri arasındaki elma-armut çelişkisini ortadan kaldırmaz. AB ülkelerinde işgücüne katılım oranı (çalışma yaşındaki nüfusun istihdam edilenler ve işsizlerin toplamı oranı) yüzde 68.6, yani yüzde 70’e yakın. Zaten birçok Avrupa ülkesinde de bu oran yüzde 80’e yaklaşıyor. Türkiye’de bu oran yüzde 49.9. Bu kabaca şu anlama geliyor: Örneğin Almanya çalışabilir nüfusunun yüzde 80’ine iş bulmak durumundayken ve işsizlik oranı buna göre hesaplanırken, Türkiye yalnızca yüzde 50’sine iş bulmak durumunda. Ve kalan yüzde 30’luk fark işsiz olduğu halde çeşitli nedenlerle işsiz sayılmıyor. İşte Türkiye’nin işsizlik oranının AB ülkelerine kıyasla düşük gözükmesinin temel sebeplerinden birisi bu.
Yani, bayram edilecek bir durum yok. Övünülecek bir durum hiç yok. Türkiye, kendi ‘işsizler’ini, onlara iş bulma ümidi bile vermediği için işsiz saymıyor. Çünkü saymaya kalkarsa 2.2 milyon olan ‘resmi’ işsiz sayısı 4 milyonu aşarak işsizlik oranları neredeyse iki katına çıkıyor: Yüzde 16.2.

ŞÜKREDİLECEK GİBİ DEĞİL

Peki, ya çalışanlar... İşçi ve emekçiler... Onların hali? İnsanlar neden iş bulma ümitlerini kaybeder? Neden iş arama yollarını kullanmaz hale gelirler?

Son 30 yıldaki özelleştirmeler, esnek çalışma uygulamaları, taşeronlaştırma, ücretlerin düşürülmesini içeren neoliberal politikaların sonuçları artık daha açık görülüyor. Bunca teknolojik gelişme ve olanağa rağmen işçiler düşük ücret ve ağır çalışma koşullarına mahkum ediliyor. İş güvencesi hayal, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik hakkı rafa kaldırılmış durumda. Taşeron çalışma ve kayıtdışı dizboyu. Artan istihdam denilen de “kadrolu, güvenceli, insanca çalışma koşulları”nı içeren istihdam değil tersine güvencesizlik, düşük ücret ve insan sağlığını tehdit eden çalışma koşullarıdır.

Tartışma içinde şurası tartışılmaz bir gerçek ki, içinde yaşadığımız kapitalist toplumsal düzen, işsizlik sorununu yüzyıllardır çözemedi. Bugün de çözmekten hatta bunu iddia etmekten bile çok uzak.
Özetle, Avrupa’daki kriz ve durgunluk işsizliği arttırdı. Bu doğru. Ancak, buradan yola çıkarak halimize şükredecek durumda hiç ama hiç değiliz. (İstanbul/EVRENSEL)


GERÇEK İŞSİZ SAYISI 4 MİLYONU AŞTI

Türkiye’de iş bulma umudu olmayanların sayısı 584 bin kişi düzeyinde. İş aramayıp çalışmaya hazır olan kişi sayısı ise 1 milyon 770. Yine işgücüne dâhil olamayan mevsimlik işgücü ise 46 bin kişi olarak belirlendi. Türkiye İstatistik Kurumu, Mayıs döneminde işsiz sayısını 2 milyon 272 bin kişi olarak açıkladı. Ancak bu rakamlara, aralarında iş bulma umudu olmayanların da yer aldığı işsizlik oranına iş aramayıp, çalışmaya hazır olanlar ile mevsimlik çalıştığı için işsiz durumda bulunanlar da eklenince, gerçek işsiz sayısının 4 milyon 88 bini buluyor.

www.evrensel.net