Grafitilerin bulunduğu binayı yıkan mal sahibine tazminat

Grafitilerin bulunduğu binayı yıkan mal sahibine tazminat

21 grafiti sanatçısının yıkılan sanat eserlerine karşı açtığı davada mahkeme grafitiyi 'güzel sanatlar' kategorisinde yorumlayarak tazminata hükmetti.

Enrico BONADIO

Dava konusu olay, ilgisi bulunmadığı halde içinde Ünlü Grafiti Sanatçısı Banksy’nin de adının geçtiği sıra dışı bir hikaye. New York’ta yaşayan 21 grafiti sanatçısı, eserlerinin bulunduğu binayı yıktıran bina sahibine tazminat davası açtı. Kasım ayında başlayan üç haftalık davanın ardından mahkeme, bina sahibinin 6.7 milyon dolar tazminat ödemesine hükmetti. Yargıç Frederic Block, 12 Şubat’taki karar davasında, Queens’te bulunan 5Pointz Kompleksinin Sahibi Jerry Wolkoff’un aleyhine karar verdi. En yüksek tazminat ise 1.3 milyon dolar ile,  binadaki grafitinin baş küratörü olan “Meres One” takma isimli Jonathan Cohen’e verildi.

‘SPREY TÜPLERİN SANAT MERKEZİ’

Eski fabrikanın 2014 yılının ağustos ayında yıkılmasıyla, bu alan grafitinin gözde mekanlarından biri oldu. Bundan bir yıl önce, sanatçıların yıkıma karşı karar aldırma çabaları başarısız oldu. Wolkoff, binanın ‘90’lı yıllarda bölgenin grafiti sanatçıları için bir sergi mekanı olmasını kabul etmişti. 2002 yılında, önceden “Phun Factory” olarak bilinen mekana Meres One tarafından “5Pointz” adı verildi. Sanatçıların katkısıyla bu bina ‘sprey tüplerin sanat merkezi’ haline geldi. Bina, grafiti meraklıları ve turistler tarafından büyük ilgi gördü. Nihayetinde grafitiler sayesinde Wolkoff binasının değeri 40 milyon dolardan 200 milyon dolara çıktı. Dolayısıyla Wolkoff, binadan ve onun yıkılmasıyla yerine yapılacak olan lüks apartman dairelerinden kâr elde etmiş oldu. Yargıç, 5Pointz’in yıkılmasıyla Wolkoff’un bu değeri gerçeğe dönüştürdüğünü ifade etti.

YASAYA UYGUN SANAT ESERLERİ

Yargıç Block, olayın merkezindeki 45 eserin ‘geçerli prestije’ sahip olduğunu ve bunların, 1990 yılında ABD’de sanatçıların manevi haklarını korumak için çıkarılan fakat çok nadir uygulanan Visual Artists Rights Act (Görsel Sanatçı Hakları Yasası, VARA) ile koruma altına alınması gerektiğini kabul etti. 

Bu sanat eserlerinin mahkeme tarafından yasaya uygun görülmesi çok önemli sonuçlar doğuracak. Çünkü bu kararla, bina sahibinin öne sürdüğünün aksine, sanat eserlerinin değer görmesi için akademik yayınlarda bahsedilmesine veya başyapıt olarak görülmesine gerek olmadığı kabul edildi.

Yargıç, 5Pointz sanatçılarının mesleki başarılarını ikamet, öğretim kademeleri, burslar, kamu ve özel komisyonların yanı sıra yaygın medya ve sosyal medya aracılığıyla göstermesinin yeterli olduğunu söyledi.

İlerleyen süreçte Yargıç Block, Workoff’un yıkım süresince yaptıklarını dikkatle inceledi. Sanat eserleri, hatta kontrplak panolar üstüne yapıldığından kolay çıkarılabilenler bile VARA’nın öngördüğü 90 günlük tebligat süresi beklenmeden badanalanmıştı. Yargıç Block, mal sahibinin bunu, sanatçıların VARA’ya dayanan legal bir hareket olduğunun bilincinde olarak yaptığını ve böyle bir davranışın kabul edilemez olduğunu vurguladı.

‘KABA SAYGISIZLIK’

Önemli hukuki bir hükme karşı yapılan bu kaba saygısızlık, yargıcı, sanatçılara kanun kapsamında verilmesinde sakınca olmayan azami tazminatın verilmesi kararına itti. Yargıç, 2013’te sanatçılar tarafından istenilen kararı kabul etmese bile Wolkoff’u, sanat eserlerinin 12 Şubat’ta çıkan karara göre ‘geçerli prestij’e sahip olması halinde büyük zarara uğrayacağı konusunda uyardı. 

Mahkeme ayrıca, 5Pointz’in New York’a gelen ziyaretçilerin, otobüs dolusu turistlerin, okul çağındaki çocukların ve hatta düğün sahiplerinin bile ilgisini çektiğini göz önünde bulundurdu. Ayrıca Meres One’ın on yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü başarılı yönetimi sayesinde bu kompleks, dünyanın her yerinden grafiti sanatçıları tarafından düzenli olarak boyanan bir mekan olmakla kalmadı, film yapımcılarının, reklam şirketlerinin ve markaların ilgisini çekti. Hatta 2013 yılında çekilen Now You See Me (Sihirbazlar Çetesi) filminin en önemli sahnesi burada çekildi.  
Yargıç, Wolkoff’un 5Pointz’teki bazı eserlerin kalıcı olmadığı için bu eserlerin koruma altında olamayacağı yönündeki iddialarına önem vermedi. Mahkeme, Wolkoff’a, VARA’nın hem kalıcı hem de geçici eserleri koruduğunu hatırlattı. Bu hüküm, özellikle mülk sahibinin, geçici sanat eserlerinin kaldırılmasını istediği zaman önemli olacak.  

SANATIN ÖZEL MÜLKİYETE KARŞI AÇTIĞI DAVA

Bu karar, ABD dışındaki grafiti sanatçılarını, sanat eserlerini imha eden mal sahiplerine karşı dava açmaya teşvik edebilir. Bu, aynı zamanda duvarları grafitilere ev sahipliği yapan bina sahiplerini daha dikkatli davranmaya itebilir. En önemlisi, bu davada verilen muazzam miktarda tazminat, bazılarını yasal hükümleri dikkate almamanın ve meşru grafiti sanatını göz ardı etmenin iyi bir fikir olmadığına ikna edecektir. Yargıç Block, diğer bina sahiplerini Wolkoff gibi saygısızca davranmaktan caydırmak için mümkün olan maksimum cezayı verdiğini açıkça belirtti.

SOKAK SANATI, GÜZEL SANATLARDAN SAYILDI

Sonunda karar, uzun zamandır geçici sanat formları olarak kabul edilen grafiti ve sokak sanatının evrimini açıkça gösteriyor. Artık bu gibi sanatsal hareketlerin daha kalıcı sanat biçimleri olmayı amaçladıkları ve geleneksel olarak “güzel sanatlar”a benzer bir konum kazandıkları açık. Dolayısıyla “sokak sanatı” ile “güzel sanatlar” arasındaki uçurum daralıyor. 5Pointz küratörü Meres One’ın belirttiği gibi; “Bu dava, gelecek kuşakların sanatı algılama biçimini muhtemelen değiştirecektir.”

Başlık ve arabaşlıklar Evrensel’e attir. 
The Conversation’dan çeviren Selen ADIGÜZEL

www.evrensel.net