HDP’den barış içinde yaşamak hakkı tesisi için kanun teklifi

HDP’den barış içinde yaşamak hakkı tesisi için kanun teklifi

HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir, Meclise, barış içinde yaşama hakkının tesisi hakkında kanun teklifi sundu.

HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir, Meclise, barış içinde yaşama hakkının tesisi hakkında kanun teklifi sundu. Teklifte, devletin yurttaşın barışı savunma hakkını yasal olarak tanınmasını ve korunması yer aldı. 

Osman Baydemir’in Meclise sunduğu kanun teklifinin gerekçesinde şunlar belirtildi: 
“Savaş propagandasını yasaklayan ve barış hakkına atıfta bulunan hak ve özgürlükleri düzenleyen evrensel sözleşmelerin varlığına rağmen siyasi iktidarlar tarafından barış hakkını referans alacak biçimde düzenlemelerin yapılmadığı aksine barış hakkına ve savaş propagandası yasağına dair bağlayıcı ve taraf olunan uluslarasın hükümlerin görmezden gelindiği bilinmektedir.”

BARIŞ TALEBİ YOK SAYILIYOR 

Barış hakkının Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar devlet tarafından yok sayıldığını söyleyen Baydemir, barış talep eden muhalif kesimlere yönelik hak ihlali bir baskı aracı olarak kullanıldığını belirtti. Baydemir gerekçenin devamında şu ifadelere yer verdi: “İktidarın antidemokratik uygulamalarına itiraz eden muhalif tüm kesimler baskı ve zorla sindirilmeye çalışılmıştır. Yüzlerce akademisyen, 7 Haziran 2015 seçimlerinden hemen sonra Kürt kentlerinde uygulamaya konulan sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan hak ihlallerine karşı “Bu suça ortak olmayacağız” başlığı ile bir bildiri yayımlamışlardır. Önce iktidar üyelerince ardından da iktidara yakın medyada sistematik bir linç kampanyası ile hedef gösterilen akademisyenler, OHAL ile birlikte yayınlanan KHK’lar ile önce meslekten ihraç edilmiş ve ardından da barış taleplerinden dolayı yargılanmak istenmişlerdir, Bugün hâlihazırda barış isteme hakkı adliye koridorlarında halen yargılanmaya devam edilmektedir.” 

AFRİN OPERASYONUNDAN SONRA BASKI ARTTI 

20 Ocak’ta Afrin’e yönelik başlatılan operasyonun hatırlatan Baydemir, “Barışın yanında olan sivil toplum örgütlerinden, gazetecilere, siyasi partilere ve bağımsız yurttaşlara kadar muhalif tüm kesimler, önce iktidara yakın medya tarafından hedef gösterilmiş; ardından da iktidarın talimat gibi açıklamalarıyla gözaltı ve tutuklamalar gerçekleşmiştir. Yalnızca sosyal medya hesapları üzerinden yüzlerce kişi barışı savunduğu gerekçesiyle gözaltına alınmış ve yine gözaltına alınanlardan ‘örgüt propagandası’ suçlamasıyla tutuklananlar olmuştur” diye belirtti.  

İKTİDAR BARIŞ TALEBİNİ TEHDİT OLARAK ALGILIYOR 

Barışı savunma hakkına yönelik talebin siyasi iktidar tarafından tehdit olarak algılandığını anlatan Baydemir kanun teklifiyle, “Uluslararası sözleşmelerce ortaya konan ve söz konusu sözleşmelere imza vererek taraf olan ülkelerin Barış Hakkı’na dair yükümlülüklerini hatırlatma ve bu yükümlülüklerin esas alınmak koşuluyla yurttaşın barışı savunma hakkının yasal olarak tanınmasını ve korunmasını amaçlamaktadır” dedi. 

DEVLET BARIŞI TESİS ETSİN 

Barış için de yaşama hakkının tesisi hakkındaki kanun teklifinde şu ifadeler yer verildi:  “Devletin ülke içinde barışı sağlama ve koruma, dış ilişkilerini barışçıl hedef ve amaçlarla yürütme yükümlülüğüne ilişkin yöntem ve esasları belirlemektir. Bu kanunun kapsamı; barış içinde yaşama hakkını sağlamak adına barış kültürünü geliştirmek, belli bir toplumsal kesime ya da gruba yöneltilmiş nefreti yayan, körükleyen, teşvik eden ya da meşrulaştıran tüm ifade biçimlerinin ve savaş kışkırtıcılığı, militarizm, antisemitizm, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı ile her türden ayrımcılığın önlenmesi için yasal düzenlemeleri yapmak ve buna ilişkin etkin ve caydırıcı önlemleri almaktır.”  (İstanbulEVRENSEL)

www.evrensel.net