Bozdağ: Suriye’nin Afrin'e gireceği haberi gerçek dışıdır

Bozdağ: Suriye’nin Afrin'e gireceği haberi gerçek dışıdır

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ Suriye’nin Afrin'e gireceği haberinin gerçek dışı olduğunu öne sürerek ‘Eğer girerlerse sonuçları ağır olur' dedi.

Bakanlar Kurulu sonrası açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ Suriye ordusunun Afrin'e gireceği yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu öne sürerek ‘Eğer girerlerse sonuçları hem Suriye, hem Türkiye hem de Bölge için ağır olur" dedi.

Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda toplandı. Yapılan toplantı yaklaşık 5 saat sürdü. Hükümet Sözcüsü Bozdağ açıklama yaptı.

ÇOCUKLARA YÖNELİK CİNSEL İSTİSMARLA İLGİLİ HÜKÜMET KOMİSYON KURULDU

Bozdağ çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarıyla ilgili hükümet tarafından 6 bakandan oluşan bir komisyon kurulduğunu açıkladı.

Bozdağ şunları söyledi: “Çocuklarımızın korunması hususu da Bakanlar kurulumuzda detaylı bir şekilde görüşülmüş, değerlendirilmiş ve sonucunda da Başbakan yardımcımız Sayın Recep Akdağ Beyefendinin başkanlığında Adalet Bakanımız Sayın Abdullah Abdülhamit Gül, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Betül Sayan Kaya, İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanımız Sayın İsmet Yılmaz, ve Sağlık Bakanımız Sayın Ahmet Demircan’dan oluşan bir komisyon kurulmuştur. Komisyonun kuruluş amacı, çocuklarımızın korunması konusunda bugüne kadar aldığımız bütün tedbirlerin gözden geçirilerek bundan sonra daha etkin koruma için neler yapılması gerektiği hususunu çalışmak ve en kısa sürede hükümetimize bir yasal ve idari açıdan yapılması gerekenler konusunda bir rapor sunmak olacaktır.Cezaların artırılması başta olmak üzere her alan tek tek ele alınacak sonucunda yapılması gerekenler bir rapora bağlanacak. Yasal düzenleme gerektiren hususlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasalaştırılacak. İdari tedbirlerle yapılabilecek hususlarda da, gerekli idari düzenlemeler yapılarak gerekli tedbirler alınacaktır. En ağır şekilde cezalar verilecektir, infazlar yapılacaktır, bu düzenleme içerisinde de cezaların artırılması konusu ayrıca ele alınacak. 12 yaşı doldurmamış olan çocuklarımıza dönük suçlarla ilgili ayrı cezai yaptırımlar getirilebilecek, başka da düzenlemeler mutlaka bu rapor sonucunda hayata geçirilecektir. Çocuklarımızın her biri bize emanettir. Her Türlü suça ve ahlaksızlığa karşı çocuklarımızı korumak hepimizin vazifesidir. Çocuklarıma dönük cinsel istismar suçu başta olmakla birlikte bunu tamamıyla ortadan kaldırmak sadece hükümetin çalışmasıyla yapılacak bir şey değil. Ev ev, sokak sokak, mahalle mahalle mücadele etmeliyiz. 

Bu konuda duyarlılığı birlikte artırmalıyız. Sadece cezalar ile bu meseleyi halledemeyeceğimizi hepimizin bilmesi gerek. Tabi en ağır cezalar verilecektir. Bu işin bir boyutu yani çocuklarımızın istismar edildikten sonra bir caydırıcı boyutu var. Burada sorumluluk 80 milyon insanın tamamına aittir. Birlikte mücadele etmeliyiz.

‘SURİYE ORDUSU AFRİN’E GİRECEK’ İDDİASI

Zeytin Dalı Harekatı’nın başladığı günden itibaren nasıl bir hedefle başlandıysa harekat aynı hedef doğrultusunda planlı ve başarılı bir şekilde devam etmekte Türkiye’nin bu konuda kararlılığı ve pozisyonu net. Bölgede huzur, barış ve istikrar yeniden tesis edilinceye kadar harekat devam edecek. Türkiye bu noktada kararlıdır ve burada bir geri dönüş söz konusu değildir ve olmayacaktır

‘SURİYE YÖNETİMİNİN BÖLGEYE BİR GÜVENLİK GÜCÜ GÖNDERMESİ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR’

Bugün saat 13.00 itibariyle bin 651 terörist harekat kapsamında etkisiz hale getirildi. 
Biz de tabi bu haberler doğru mu, değil mi yakından takibini yapıyoruz. Hem istihbarat örgütümüz, hem güvenlik birimlerimiz, hem hükümetimiz bütün yönleriyle konuyu yakından takip ediyoruz. Her ne kadar bugün Suriye resmi haber ajansı SANA, Suriye rejimine bağlı bazı güçlerin Afrin’e gireceğine dair bir haber geçtiyse de, bu haber resmi makamlar tarafından doğrulanmamıştır. Gerçek dışıdır, gerçekle alakası yoktur. Güvenlik kaynaklarımızın bize verdiği bilgiye göre Suriye yönetiminin bölgeye herhangi bir güvenlik gücü göndermesi şu an için söz konusu değildir. Burada şunun da altını özellikle çizmekte fayda vardır. Bölgede TSK’nın terör örgütleriyle mücadelesi, terör örgütlerinin közü kazınana kadar devam edecektir.

‘PYD/YPG TÜRKİYE’NİN DE SURİYE’NİN DE ORTAK DÜŞMANIDIR’

PYD/YPG terör örgütleri Türkiye’nin de Suriye’nin de ortak düşmanıdır. Çünkü bu terör örgütleri Suriye devletini bölmek, topraklarını bölmek, siyasi birliğini bozmak ve o topraklar üzerinde Suriye devletinin egemenliğini yok etmek için kurulmuş ve mücadele eden terör örgütleridir. Aynı şekilde Türkiye devletinin toprak bütünlüğüne, sınır güvenliğine ve vatandaşlarımızın can ve mal emniyetine karşı da tehdit oluşturmaktadır. Bu terör örgütleri hem Türkiye’nin hem de Suriye’nin ortak düşmanıdır.”

‘OLUMSUZ BİR ADIM ATILIRSA TÜRKİYE VE SURİYE İÇİN ÇOK CİDDİ SONUÇLARI OLUR’

Suriye devletinin PYD/YPG terör örgütlerini müdafaa için Afrin’e birlik sevk etme gibi bir düşünceye varması veya bu yönde adım atması bölge açısından çok büyük felaketlere yol açır. Bir defa kendi toprak bütünlüğü için tehdit oluşturan, ülkesini bölmek isteyen PYD/YPG terör örgütlerini korumak için rejimin Afrin’e asker göndermesini düşünmek, makul görmek mümkün gözükmemektedir. Böyle bir adım bölgede başka olumsuzluklara yol açacaktır. Suriye devletinin de bölünmesine yeşil ışık yakmak anlamına gelir ki, Suriye yönetimi de kendi ülkelerini bölecek bir adıma yeşil ışık yakacak bir adım atmayacağını biz düşünüyoruz. Ancak herhangi bir şekilde böyle bir olumsuz adım atılırsa elbette ki bu adımın çok ciddi sonuçları olur. Hem Türkiye için olur, hem Suriye için olur hem bölge için olur. Türkiye’nin hedefi çok nettir, pozisyonu da nettir. Terörden bölgeyi arındırmaktır. Bu pozisyonu Türkiye’nin değişmesi söz konusu değildir.

‘SURİYE KONUSU TÜRKİYE, İRAN VE RUSYA’NIN İŞBİRLİĞİNİ SÜRDÜRDÜĞÜNÜN SOMUT GÖSTERGESİDİR’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’de yaşanan gelişmeler üzerine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile görüştü. Ayrıca 14 Mart’ta Moskova’da Suriye’deki sorunlar üzerine Dışişleri Bakanları toplanacak ve 16 Mart’ta Astana da ise İran’ın katılımıyla üçlü Dışişleri Bakanları toplantısı yapılacak. Nisan ayının başında Türkiye’de İran ve Rusya Devlet Başkanlarının katılımıyla üçlü bir zirve düzenlenecek. Bütün bu gelişmeler Suriye konusunda Türkiye’nin pozisyonu ile İran ve Rusya’nın bazı konulara bakış farklılıkları bulunsa dahi işbirliğini sürdürdüğünün somut göstergeleridir.”
 

 

‘TÜRKİYE ÇOK NETTİR MENBİC KONUSUNDA’

Bildiğiniz gibi ABD dışişleri Bakanı Türkiye’deydi. Hem Sayın Cumhurbaşkanımızla hem Dışişleri Bakanımızla detaylı görüşmeler yapıldı ve bu görüşmeler çerçevesinde hem Zeytin Dalı Harekatı hem Münbiç hem Fırat'ın doğuşu başta olmak üzere Suriye'deki bütün gelişmeler, değişik boyutlarıyla ele alındı. PYD, YPG, PKK, DEAŞ ve diğer bütün konular masada müzakere edildi.  Ve bu görüşmelerin sonunda da şöyle bir karar çıktı. 3 tane mekanizma oluşturulacak.  Üçlü üç ayrı mekanizma. Bunlardan bir tanesi Suriye’yi konuşacak, bir tanesi adli konuları konuşacak, bir tanesi Irak’ta olup bitenleri PKK başta olmak üzere orayı konuşacak ve bütün burada iki ülkenin pozisyonunu ve sorunları tek tek el alacaklar ve sonuçlar ortaya koyacaklar. Türkiye çok nettir Münbiç konusunda. Münbiç’te PYD, YPG, PKK, KCK, DEAŞ terör unsurlarının oradan temizlenmesi şarttır. Eğer oradan ABD onları göndermezse veya çekmezse, orada onların varlığı devam ederse bu şu demektir; Türkiye'ye karşı tehdit devam ediyor demektir. Türkiye kendisini tehdit altında bırakılmasını göz yumamaz. O nedenle Münbiç’te o teröristleri oradan çıkarmak Türkiye'nin kendi geleceği bakımından hayati öneme sahiptir. Eğer netice çıkmazsa bu görüşmelerden elbette son sözü yine Türkiye kendi söyleyecektir. O zaman oradaki teröristleri Afrin'deki teröristleri nasıl temizlediyse aynı şekilde temizleyecektir. Umarız ki böyle bir harekâta gerek kalmadan diyalog yoluyla bu konu çözülür.

Bozdağ, konuşmasında  ABD'nin 'Bak siz terör örgütü olarak görünüyorsunuz adınızı SDG diye değiştirin diye bir tabela değişikliğine giderseniz rahat edersiniz' dediğini ifade ederek, "Bildiğiniz gibi PKK bir terör örgütüdür. Hem ABD Devleti bakımdan böyledir hem NATO bakımdan öyledir hem de Türkiye bakımından pek çok uluslararası örgüt ve ülke bakımından da eli kanlı bir terör örgütüdür.  Bugün PKK terör örgütü yaptığı eylemlerle kendisinin terör örgütü olduğunu sadece Türkiye'ye değil bir dünyaya ispat etmiştir. Adını değiştirerek veya başka ülkelerin tavsiyesiyle başka bir isim altında yeniden yapılandırılarak terör örgütü olmaktan kurtulamaz. PYD, YPG terör örgütüdür. Türkiye için öyledir, pek çok ülkede PYD, YPG terör örgütü kabul etmektedir. ABD bile ne yaptı? ‘Bak siz terör örgütü olarak görünüyorsunuz adınızı SDG diye değiştirin diye bir tabela değişikliğine giderseniz rahat edersiniz’ dedi. Hatırlarsanız oradaki ABD’li yetkili açıkladı bunu. Sonra değiştirdiler adını SDG yaptılar. Peki, PYD, YPG terör örgütü olmaktan kurtuldu mu? İsim değiştirerek terör örgütleri terör örgütü olmaktan kurtulamaz. Türkiye yapılan hesapları görüyor ve bu konuda terör örgütlerine bakışı da nettir. Bunlar Sayın Başbakanımızın dediği gibi sızma tartışmasız terör örgütüdür. Bir insan ismini değiştirmekle nasıl başka bir insana dönüşmüyorsa terör örgütleri de isimlerini değiştirmekle terör örgütü olmaktan kurtulamazlar" ifadelerini kullandı

‘İTTFAK İÇİN 26 MADDE ÜZERİNDE MUTABAKAT SAĞLANDI’

Bozdağ, Bahçeli ve Erdoğan'ın  mutabakat sağladığı 26 maddenin Çarşamba günü komisyon başkanları tarafından açıklanacağını bildirdi. Bozdağ,"Bildiğiniz gibi Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli’nin oluşturduğu 3 kişilik heyet ile AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendinin oluşturduğu 3 kişilik AK Parti heyeti bir araya geldiler. İttifak konusu başta olmak üzere, mahalli idareler seçimleri erken olduğu için bununla ilgili uyum düzenlemeleri ve seçim güvenliği ile ilgili bazı konuları ele aldılar ve çalışmalarını tamamladılar. Sayın genel başkanlara arz ettiler. Bu Pazar günü de Sayın Cumhurbaşkanımızla Sayın Bahçeli bir araya geldi ve komisyon başkanlarının da olduğu bir değerlendirme toplantısı yapıldı ve sonuçta da 26 madde üzerinde mutabakat sağlandı. Hayırlı olsun. Bunların içerisinde neler var diye baktığımızda bunu ben bugün açıklamayacağım. Onu Çarşamba günü komisyon başkanları beraber açıklayacaklar" dedi. 

 

 

 

 

'TTB YÖNETİM KURULU VATANINI SEVEN TÜRK TABİPLERİNİ TEMSİL ETMEMEKTEDİR'

"Türk Tabipleri Birliğinin yönetim kurulu vatanını milletini seven Türk tabiplerinin tamamını temsil etmemektedir" diyen Bozdağ konuşmasında şu ifadelere yer verdi:"Türk ve Türkiye ibarelerinin isminde herhangi bir sivil toplum örgütünün veya meslek kurulusunun yer alması, o örgüt ve meslek kuruluşuna büyük bir şeref kazandırır, onur kazandırır. Bu ibareleri isminde taşıyan dernekler, vakıflar veya meslek örgütleri bu ibarelere layık bir şekilde hareket etmek durumunda. Bu ibarelere sevgi, saygı ve sadakati eylem ve söylemlerine yansıtmaları esastır. Siz hem isminizde Türk veya Türkiye ibarelerini taşıyacaksınız hem de Türkiye'ye ve Türk milletine düşmanlık yapanları değirmenlerine su taşıyacaksınız. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Türk toplumunun tamamı bunu yapanlardan rahatsızdır. Türk Tabipleri Birliğinin yönetim kurulu vatanını milletini seven Türk tabiplerinin tamamını temsil etmemektedir. Yani çok net söylüyorum. Onlar sadece kendilerini temsil ediyorlar. Ama bir şekilde seçim sistemi ile oraya seçilebiliyorlar. Bu son açıklamalar bu konuda bir neşter atılması zaruretini ortaya koymuştur. Millet de bizden bu konuda adım atmamızı beklemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklaması üzerine Başbakanımızın bir talimatı olmuştur. Başbakanlıkta bu konuda bir hazırlık devam etmektedir. Ancak henüz hazırlık tamamlanmış değildir. Bugünde Bakanlar kurulumuzda bu konu müzakere edilmemiştir." (HABER MERKEZİ)


 

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Şubat 2018 23:28
www.evrensel.net