Ankara Kitap Fuarı’ndan ilk izlenimler

Ankara Kitap Fuarı’ndan ilk izlenimler

Birkan Bulut, 25 Şubat'a kadar kitapseverlerle buluşacak olan Ankara Kitap Fuarı'na dair izlenimlerini yazdı.

Birkan BULUT
Ankara

Ankara son yapılan araştırmalara göre en çok kitap okuyan şehir konumunda. Bir internet sitesinin yaptığı bu araştırma olmasa da Başkent’in, İstanbul ile yarıştığını tahmin etmek güç değil. Dört devlet üniversitesi, başkent faktörü ve geçmişiyle Ankara’da dikkate değer bir okuyucu kitlesi var. Ancak Ankara’da kitap fuarının geçmişi o kadar da eski değil. İstanbul’da 36’ıncısı geride bırakılan kitap fuarına karşın, bu yıl Ankara’da 12. kez düzenleniyor. Peki, 25 Şubat’a kadar kitapseverlerle buluşacak olan fuarda ne var ne yok?

Cumartesi ve Pazar günü bu düşüncelerle kitap fuarının yolunu tuttum. Kalabalığa yakalanıp kapıda beklememek için öğleden önce fuara vardım. Fuarın düzenlendiği ATO Congresium Salonu önceki yıllara benzer bir tabloya sahipti. Henüz ilk iki gününde genel bir tablo çizmek zor. Ancak fuarın gözle görülür bir kadın ve genç kitlesine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Aynı tablo yazarlar için de geçerliydi. Üst katta yazarların imza standına baktığınızda Ayşe Kulin, Canan Tan, Şermin Yaşar, Feyza Altun gibi isimlerin önünde genç kadınlardan oluşan uzun kuyruklar görülüyordu. Hem de daha yazarlar gelmeden...

ŞİİRDE İKİNCİ YENİ, ROMANDA KLASİKLER

İkinci gününde belirleyici bir sonuç değil ama stant başında konuştuğumuz okuyucu ve yayınevi çalışanları edebiyat ve tarih kitaplarına talebin olduğuna dikkat çektiler. Farklı yayınevlerinde bu değişse de şiirde İkinci Yeni, romanda ise klasikler ya da bestsellerların okunduğunu söyleyebiliriz. Okuyucunun talebi zaten stantlara da yansıyor. Bu isim ve türler sadece en çok okunan değil, haliyle fuarda en çok yer alanlar. Yabancı yazarlar arasında Stefan Zweig, Türkiyeli okuyucu arasındaki yerini burada da sürdürüyor.

SAHAFLAR BEKLENTİYİ KARŞILAMADI

Sahaflar okuyucu için kelimenin tam anlamıyla “tarihin tozlu sayfaları” olarak hayal edilen yerlerdir. Artık yeni baskısı olmayan kitaplar, koleksiyonerlerin peşinden koştuğu nadir bulunan eserler, ilk baskı kitaplar, eski dergiler, afişler, plaklar... Ancak ne yazık ki Ankara Kitap Fuarı’nda yıllardır böyle bir tablo ortaya çıkmıyor. Eski kitap ve dergi, 27 Mayıs darbesi ve “Büyük Şef’in ölümü”nü duyuran gazeteler, en eskisi 1960’lara giden “eski bozuk paralar”, eski Türkçe ile yazılmış mektuplar, çizgi romanlar ve hala baskısı olan kitapların satıldığını düşündüğümüzde sahaflar yine aynı.

CANAN KARATAY’A EKMEK HEDİYE ETTİLER

Fuarın en renkli anlarından biri de Canan Karatay’a ekmek hediye edilmesi oldu. Karayolları’nda çalışan bir grup taşeron işçi, fuar aracılığıyla kadro taleplerini duyurmak için  bazı yayınevlerini ve çeşitli yazarları ziyaret ettiler. İşçiler ziyaret ettikleri her yerde ekmek ve karanfil hediye ettiler. İsmail Saymaz, Mustafa Balbay gibi birçok yazarın yanına giden işçiler, ardından beslenme alışkanlıklarıyla ilgili çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Canan Karatay’a gittiler. Her konuşmasında “ekmek yemeyin” diyen Karatay’a da ekmek ve karanfil hediye eden işçiler, ekmeğin emeği, karanfilin de özgürlük ve mücadeleyi temsil ettiğini söylediler. Canan Karatay da işçilere teşekkür ederek bir kitabını hediye etti.

SONRAKİ DURAKLARI KOR KİTAP OLDU

İşçilerin diğer bir durağı ise Kor Kitap ve OHAL kapsamında kapatılan Evrensel Basım Yayın oldu. İşçiler, taşerona karşı mücadelesinde yanlarında olduğu ve emekçilerden yana bir yayımcılık yürüttüğü için Kor Kitap’a teşekkür ederek ekmek ve karanfil hediye etti.

www.evrensel.net
ETİKETLER Ankara Kitap Fuarı