Leyla Halid: Mahmud Abbas halkına dönmeli

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Üyesi Leyla Halid ile Donald Trump'ın Kudüs'ü başkent olarak tanımasını ve Filistin’deki gelişmeleri konuştuk.

Buse VURDU
Damla YELTEKİN
Ankara 

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyarak Filistin Devletini ve dolayısıyla İsrail-Filistin sorununda iki devletli barışçıl çözümü yok saymasının tartışmaları sürüyor. Son olarak Filistin Başkanı Mahmud Abbas, ABD’nin bu kararıyla artık ara bulucu rölü üstlenemeyeceği açıklaması yaptı. Filistin mücadelesinin önemli isimlerinden, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Üyesi Leyla Halid ise “Halkımıza açık bir saldırı” olarak nitelendirdiği kararın “Sadece Filistin halkına değil, bölge halklarına karşı bir saldırı” olduğunu belirtiyor. Filistin yönetimine ise “halka dönme” ve Filistinli örgütleri bir araya getirerek “Başarısızlığa uğrayan eski süreci iptal ederek” yeni bir süreç başlatma çağrısı yapıyor.

‘ABD, ARTIK SÜRECİN BİR ORTAĞI DEĞİL’

HDP Kongresi için geldiği Ankara’da Filistin’deki gelişmelerle ilgili sorularımızı yanıtlıyor Halid. ABD’nin kararının ardından bölgedeki Arap yönetimlerinin zayıf bir tutum sergilediğini ancak bunun beklenen bir durum olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Çünkü biliyoruz ki zaten bu rejimler Amerika’nın elinde birer oyuncaklar. Onlar, Amerika’nın kontrolü altındaki rejimler.”

Öte yandan Filistin yönetiminin tutumu için ise, “Filistin yönetimi Amerika’nın yanında değil ve Filistin halkının karşısında duramaz” diyor Halid: “Aldıkları olumlu bir karar var diyebilirim.  O da Amerika’nın barış sürecinin bir ortağı olmadığı kararı.”

FİLİSTİN’İN ÖNÜNDEKİ İKİ BÜYÜK SORUN

Peki Filistin’de bundan sonra neler olacak? Bu karar bölgedeki durumu nasıl etkileyecek?
“Siyonizmle mücadele sürecek” diyor Leyla Halid: “İsrail’in bizden daha güçlü olduğunun farkındayız. Biz Filistin olarak iki  sorunla karşı karşıyayız: Birincisi biz Filistinlilerin arasındaki ayrılıklar; özellikle iki en büyük örgütün (Hamas ve Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi-el Fetih) arasındaki anlaşmazlıklar. Bu anlaşmazlıklar süreci olumsuz etkiliyor. 

El Fetih ve Hamas, bütün Filistinli örgütler toplandı. Fakat somut adımlar hâlâ atılmadı. Umut ediyoruz ki en kısa sürede bu sorun çözülsün. Ayrılıklar Filistin davasını zayıflatıyor. Birlik en etkili silahımız. Biz Filistinliler olarak bunun farkındayız. Bu durum karşısında İsrail güçleri saldırılarını devam ettiriyor. Bizim direnişçilerimiz, yoldaşlarımız  kurşunlanmaya devam ediyor.

İkincisi ise Arap ülkelerindeki yaşanan gelişmeler; son on yıl içinde yaşanan iç sorunlar, iç savaşlar bizi oldukça olumsuz etkilemiştir. Fakat bütün olumsuzluklara karşı Filistin halkı direnmeye devam etmektedir. Bazen az, bazen çok; bazen ileri bir adımlar atarak. Şimdi baktığımız zaman iyi bir noktadayız. Halk, İsrail’e karşı mücadelesini, direnişini devam ettiriyor.”

‘OSLO ANLAŞMALARI İPTAL EDİLMELİ’

Filistin’deki gelişmeleri etkileyen başka faktörler de var. Bunlardan biri komşu ülkelerdeki çatışmalar. Örneğin Suriye... İsrail’in, İran’ı gerekçe göstererek Suriye’ye yönelik müdahalesi artış gösteriyor.

“İsrail’in Suriye’ye karışması yeni değil. Suriye’nin ilk olayları başladığında bu işin içindeydi” diyen Leyla Halid hatırlatıyor: “Suriye’de savaşan terörist örgütler, cihatçılar zaten İsrail sınırından geçerek gittiler. Yaralıları alıp İsrail’de tedavi ederek geri gönderdiler. Yalnız bu da değil; silah yardımı da yaptı İsrail.”

Peki İsrail bunu neden yapıyor?
Halid’e göre, “İsrail bunun insani yardım olduğunu söylüyor. Ancak gerçek sebebinin insanlıkla alakası yok. İsrail’in çıkarları ve hedefleri bu: Suriye’yi parçalamak ve bölgedeki ülkeleri zayıf duruma düşürmek.” 

Bundan sonrası için Filistin Yönetimine çağrısı ise “halka dönmesi”. Bunu şöyle açıklıyor Halid: “Biz Filistin Halk Kurtuluş Cephesi olarak Filistin Yönetiminden, özellikle Yönetimin Başkanı Mahmud Abbas’tan bir an önce Oslo anlaşmalarını, bu başarısız süreci iptal ederek halkına dönmesini istiyoruz. İsrail’i tanımaktan vazgeçmesi lazım. Gerçek ve sağlam bir temelde tüm Filistin örgütleri ile birlik içinde bunu yapmalı.” 

‘FİLİSTİN SOL HAREKETİ İYİ DURUMDA DEĞİL’

“İtiraf edeyim ki Filistin sol hareketi en iyi durumunda değil. Çünkü hâlâ sol örgütler tek bir örgüt olarak ya da bir çatı altında birleşmiş değiller. Bizim, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi olarak bu konuda çabalarımız devam ediyor. Bunu tam olarak başaramadık ama olumlu adımlar da atıldı. Meydanlarda, siyasette, değişik alanlarda ortaklaşma çabalarımız devam ediyor. Umuyoruz ki bu sene olumlu adımlar atacağız.” 

‘İKİ ÖRGÜT DIŞINDA ÜÇÜNCÜ BİR YOL BULUNMALI’

“Filistin’de kabul edelim ki iki büyük örgüt var: Ramallah’ta bulunan El Fetih iktidarı elinde tutan sağcı bir örgüt. Öbür tarafta, Gazze’yi kontrol altında tutan Hamas ise dinci bir örgüt. Sol da birleşmediği için tam bir etki yaratamıyor. Trump’ın kararından sonra; sol gruplar olarak biz de tüm yoldaşlarımızla toplantılar halindeyiz. Amacımız bu iki büyük grubun arasında üçüncü bir yol, doğru bir yol bulup onu güçlendirmek.”

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Şubat 2018 09:17
www.evrensel.net