HDP Kongresinin yurt dışı konuğu Jansson'ın izlenimleri

HDP Kongresinin yurt dışı konuğu Jansson'ın izlenimleri

11 Şubat'ta gerçekleştirilen HDP Kongresinin yurt dışı konuğu olan İsveç Sosyal Demokrat Parti Milletvekili Eva-Lena Jansson izlenimlerini aktardı.

Murat KUSEYRİ
Stockholm

İsveç Sosyal Demokrat Parti Milletvekili Eva-Lena Jansson, 11 Şubat günü gerçekleştirilen HDP Kongresinin yurt dışından gelen konuklarından biriydi. Jansson, İsveç dönüşünde izlenimlerini ve Türkiye’deki gelişmelere yönelik düşüncelerini Evrensel'e anlattı.

‘BİZE DÜŞMAN MUAMELESİ YAPILDI’

HDP Kongresine giriş “mücadelesi”ni anlatarak başlıyor Jansson. “Güvenlik gerekçesiyle” engellenmeye çalışıldığını, bu nedenle kongreye 45 dakika geç kaldıklarını aktaran Jansson, “HDP Kongresinde bize karşı güvenlik alındı. Düşman muamelesi yapıldı” diyor.

Aralık ayında HDP Eski Eş Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın durumlarını izlemek için gittiğinde de benzer muameleyle karşılaşmış: Duruşmanın ikinci günü polis TOMA’larla saldırma tehdidinde bulunduğu için mahkemenin önünden ayrılmak zorunda kaldık.

Yapılan tüm baskılara rağmen kongreye yoğun bir katılım olduğunu ve heyecanlı bir kongre yapıldığını söyleyen Jansson, “Kongrede eski eş başkan ve yeni eş başkan konuşma yaptı. Kongreden sonra HDP Eski Başkanı Serpil Kemalbay’ın tutuklanması ve Yeni Eş Başkan Pervin Buldan hakkında kongredeki konuşmasından dolayı soruşturma açılması oldukça kaygı verici” dedi.

Avrupa Konseyinde İsveç’i temsil eden heyet içinde yer alan Jansson, Türkiye’deki gelişmeleri ve alınan siyasi kararları eleştiriyor: Milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırıldı ve cezaevlerine atıldı. İnsan hakları sürekli ihlal ediliyor. Bu, muhalefet için çok güç bir durum. Konsey, Türkiye’de son yıllarda yaşanan ihlaller için soruşturma başlattı.

Jansson, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü ile ilgili gelişmeleri nasıl gördüğü sorusunu da şöyle yanıtlıyor: Türkiye’de ancak ifade ve basın özgürlüğünün yok edilmesinden söz edebiliriz. Avrupa Konseyinde de dile getirdim. Türkiye’de 150 civarında gazeteci cezaevlerinde. Bu bir dünya rekoru. Bu, gazetecilerin gerçekleri yazamaması demektir. Özgür basına yönelik saldırılar demokrasiye yönelik bir tehdittir, herkese yönelik bir tehdittir. Medyanın iktidarı eleştiremediği bir ülkede hiç kimse kendisini güvende hissedemez.

‘BASKI GÖRENLERLE DAYANIŞMA SÜRECEK’

Eva-Lena Jansson, Avrupa Konseyi ve İsveç Parlamentosu'nda seçimle işbaşına gelmiş milletvekilleri ve yöneticilerin durumlarını yeniden gündeme getireceklerini de belirterek şöyle devam ediyor: Türkiye’de sadece milletvekilleri değil aynı zamanda belediye yöneticileri de tutuklu. Halkın seçtiği temsilciler görevden alınıyor ve yerlerine memurlar atanıyor. Bu sorunu Avrupa Konseyi'nde ele almamız gerekir. Eğer yükümlülüklerini yerine getirmezse Türkiye, Avrupa Konseyi'nde yer alamaz. Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin hakları çiğnenen insanların davalarını ele alması gerekir. Türkiye, Erdoğan demek değil. Demokrasi için mücadele edenlerle dayanışmamız sürecek.

 

www.evrensel.net