Barış imzacısı 3 akademisyenin ilk duruşmaları görüldü

Barış imzacısı 3 akademisyenin ilk duruşmaları görüldü

'Bu suça ortak olmayacağız' metnini imzaladıkları için 'terör örgütü propagandası yapmak' iddiasıyla yargılanan 3 akademisyen hakim karşısına çıktı.

Bölgedeki sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan hak ihlallerinin ve çatışmalı sürecin sona ermesi için 1123 akademisyen “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı barış bildirisini imzalayarak kamuoyuyla paylaşmıştı. Geçtiğimiz yıl, yaklaşık 150 imzacı akademisyen hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” iddiasıyla ayrı ayrı davalar açıldı. Açılan davalar kapsamında dün 3 akademisyen daha Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde hakim karşısına çıktı. 

‘BERAATİN HUKUKİ KOŞULLARI OLUŞTU’

Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Reyda Ergün’ün duruşması, İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ergün ve avukatı Meriç Eyüboğlu duruşmada hazır bulundu.

Avukat Meriç Eyüboğlu, tek delil olan bildirinin iddianamede yer aldığını, başka delil olmadığını ve derhal beraatin hukuki koşullarının oluştuğunu söyledi.

Eyüboğlu, davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı olduğu için 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosyanın tamamının istenmesini ve mevcut dosyanın birleştirilmesini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma zabıtlarının, iddianame örneğinin, Adalet Bakanlığı’na yazılan kovuşturma izni yazısı ve yanıtın istenmesine karar verirken, dosyanın tamamının istenmesi talebini reddetti. Heyet, birleştirme talebinin yanıt geldikten sonra değerlendirilmesine karar vererek bir sonraki duruşmayı 19 Haziran’a erteledi. 

‘BAKANLIKTAN 301 İZNİ İHSAS-I REY’

Yıldız Teknik Üniversitesi’nden ihraç edilen akademisyen H.G., yurtdışında olması sebebiyle İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya katılmadı. H.G.’nin avukatı, TCK 301. Madde yönünden yargılama yapılması için Adalet Bakanlığı’na izin yazısı yazılmasını ve 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosyanın incelenmek üzere celbini talep etti.

Mahkeme heyeti, “Deliller toplandıktan sonra atılı suçun nitelendirilmesinin yapılabileceği, deliller toplanmadan, savunma alınmadan atılı suçun TCK 301. madde kapsamında bulunduğu gerekçesiyle bakanlıktan izin istenmesinin aynı zamanda ihsas-ı rey anlamına gelebileceği, suçun nitelendirmenin mahkemenin görevine giriyor olması bu nedenle başka mahkemenin ya da bakanlığın nitelendirmeye yönelik görüş yazısının mahkemeyi bağlayıcı olmaması” gerekçesiyle talepleri reddeti.

Heyet ayrıca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yeniden müzekkere yazılarak iddianameye konu olan 11 Ocak 2016 ve 10 Mart 2016 tarihli açıklamaların yazılı, görsel ya da internet ortamında açık kaynaklarda yayınlanarak paylaşımının yapılıp yapılmadığı konusunda bilgi verilmesini istedi.

Bir sonraki duruşma 13 Kasım’a ertelendi. 

‘BİLDİRİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA’

Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden emekli Prof. Dr. Meryem Koray’ın duruşması da İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Koray ve avukatı Meriç Eyüboğlu hazır bulundu. Hukuk fakültesi mezunu olduğunu ve yıllarca hukuka giriş dersleri verdiğini beyan eden Koray, barış bildirisinin “terör örgütü propagandası yapmak” (TMK 7/2) ile lafzen de ruhen de ilgili olmadığını savundu. Bildirinin insanlık adına bir çağrı olduğunu vurgulayan Koray, bildirinin bu haliyle ancak fikir özgürlüğüne gireceğini söyledi. Koray, “Haklar hukukun ebeveynidir. Haklar olduğu için hukuk vardır.  Hukuk değişebilir ama haklar oradadırlar. Hukukun hakları koruyabildiği müddetçe görevini yaptığından söz edilebilir. Bu bildiri ifade özgürlüğü kapsamındadır. Terör propagandası ile ilişkisi yok” diyerek beraatini talep etti.

Koray, mahkeme başkanının sabıkası olup olmadığına dair sorusuna “Hayatımda ilk defa kürsüdeyim 70 yaşımdan sonra nasip olduğu için teşekkür ederim. Hayatımda eksikmiş, tamamlandı” yanıtı verdi. Mahkeme başkanı Koray’a “Kendinize teşekkür edeceksiniz” karşılığı verdi.

Avukat Eyüboğlu da derhal beraat ve 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava ile birleştirme talebinde bulundu. Derhal beraat ve birleştirme taleplerini reddeden mahkeme, bir sonraki duruşmayı 27 Eylül’e erteledi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net