Yürüyeceğimiz yolu gösterdiniz

Yürüyeceğimiz yolu gösterdiniz

Antep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi'nde 7 fabrikada binlerce tekstil işçisinin direnişine destek mektupları gelmeye devam ediyor.Bugün de işçi havzalarından Antep'teki sınıf kardeşlerine ulaşmak için gazetemize gönderilen mektuplardan 3'ünü yayınlıyoruz.YÜRÜYECEĞİMİZ YOLU GÖSTERDİNİZBi

Antep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi'nde 7 fabrikada binlerce tekstil işçisinin direnişine destek mektupları gelmeye devam ediyor.

Bugün de işçi havzalarından Antep'teki sınıf kardeşlerine ulaşmak için gazetemize gönderilen mektuplardan 3'ünü yayınlıyoruz.


Biz Adana Organize sanayi işçileri olarak, Antep Tekstil işçilerinin 1 haftadır süren direnişini selamlıyoruz. Bir işyeri ile başlayıp 7 işyerine yayılan mücadelenizi Evrensel gazetesinden ve Hayat Televizyonundan takip ediyoruz.

Yiğit Antep işçileri olarak başlatmış olduğunuz mücadele biliniz ki sadece Anteple sınırlı değil, bütün memlekette konuşuluyor. Bütün işçiler, sizin direnişinizden heyecan duyuyor ve umutlanıyor. Çünkü sizin uğruna mücadele ettiğiniz talepler başta tekstil işçileri olmak üzere bütün işçilerin talepleridir. Sizin kazanımınız bütün işçilerin kazanımı olacaktır.

Biz de Adana Hacı Sabancı Organize sanayide çeşitli iş kollarında çalışan işçileriz. Koca organize sanayide sadece 2 işyeri sendikalı ve onun dışında bütün işyerleri örgütsüz. Herkes asgari ücretle ve yüzde 80’i 12 saat çalışıyor. Sizi isyan ettiren koşullar yani uzun çalışma saatleri, düşük ücret ve insanlık dışı çalışma koşulları burada da mevcut. Onun içindir ki sizin yaktığınız kıvılcım her tarafta ateşe dönecek durumdadır. Biz de nasıl Antep Başpınar işçileri gibi birleşip mücadele ederiz diye kendi aramızda konuşuyoruz.

Sizin direnişiniz aynı zamanda sendikalara da bir ders oldu. Şimdiye kadar işçilerin örgütlenmesi için uğraşmayan, işçilere yabancılaşmış ve sendika bürolarından dışarı çıkmayan sendika yöneticileri umarız bundan sonra şapkayı önlerine koyup düşünürler. Nasıl ki siz direniş yapıp birliğiniz sağladıysanız sendikalaşmayı da öyle yapmalısınız kimseye sizin adınıza yetki verip bizi temsil edin demeyin. Siz işçiler nasıl ki patronlara boyun eğmediyseniz, sendikaların da oyunlarına gelmeyeceğinizi düşünüyoruz. Kötü olan sendikalar değil sendikaların başındaki yöneticiler, sendika bürokratı olanlardır. Seçmiş olduğunuz komite sizlerin temsilcisidir. Sendika yöneticilerinden medet ummadan, bütün girişimleri kendi temsilcilerini yani işçiler olarak yapmalısınız.

Biz sizin direnişinizi Adana Organize işçilerine bir el ilanı ile dağıtıp anlatacağız. Küçük küçük toplantılar tertipleyeceğiz. Biz de Adana Organize sanayi işçilerinin hakları için ayağa kalktığı, bu rezil çalışma koşullarının kader olmadığının farkına vardığı günler için hazırlık yapıyoruz.

Aslında siz yapılması gerekenleri ve yürünecek yolu bize gösterdiniz. Yine de size bir iki öneride bulunmak istiyoruz. Çünkü işçinin birbirinden öğrenmesi ve tecrübelerini aktarması gerekiyor. Antep Organize sanayide gazetede okuduğumuz kadarıyla 70-80 bin çalışan işçi var. Siz 7 fabrikada direnişe geçen 3500 kadar işçisiniz. Bizim önerimiz direnişte olan her fabrikadan 20-30 işçi çalışan diğer fabrikaların vardiya çıkışına gidip direnişinizi anlatmak, onların da mücadeleye katılmasını sağlamak. Eğer bütün organize sanayi işçileri bu direnişe katılırsa o zaman bütün talepleriniz kabul görür ve tek güç işçiler olur. Ayrıca eşlerinizi ve çocuklarınızı direniş yerine getirin sizin yanı başınızda olsun sizinle beraber ekmek davanıza katılsın. Akşamları işçi semtlerinde gruplar halinde işçi evlerini dolaşın, ev toplantıları yapın, kahvehane konuşmaları yaparak direnişinizi anlatın. Antep halkı, sizden haberdar olsun. Sadece fabrika önünde bekleyerek direnişi sürdürmeyin. Mevcut işçi komitesi bir sendika gibi çalışmalı, başta Antep mülki amirliği olmak üzere yerel basın ziyaret edilmeli işçilerin taleplerinin kabul ettirilmesi ve muhatabın işçi komitesi olduğu anlatılmalıdır.

Biz Antep Ünaldı direnişiyle ilgili okuduğumuz kitapta bunların hepsi yapıldığı için işçilerin kazandığını öğrendik. Biz oradan öğrendiğimizi size Evrensel gazetesi aracılığıyla aktarıyoruz.

*Adana Organize Sanayi Bölgesinden bir grup işçi


DİRENİŞTEKİ KARDEŞLERİMİZE SELAMLAR

Merhaba sınıf kardeşlerimiz, bizler İstanbul Gaziosmanpaşa ve Sultangazi ilçelerine yayılmış Elma Bahçesi işçi havzasından işçileriz. Direnişiniz başladığından beri Evrensel gazetesinden ve Hayat TV’den haberlerinizi alıyoruz. Bizler de sizin çektiğiniz sıkıntıların aynısını, hatta daha da beterlerini Elma Bahçesi işçi havzasında çekiyoruz. Bu işe dur diyebilmek, işçiler olarak birleşebilmek için dört ay önce başlattığımız kurultay çalışmalarımız sonucunda bir işçi kurultayı gerçekleştirdik. Biliyorduk ki birleşen işçi yenilmez. Sizin direnişiniz bize umut oldu, direnç oldu, ayrı bir sevinç oldu. Elma Bahçesi’nde ulaşabildiğimiz her fabrikaya direnişinizi anlatıyoruz. Buradaki sınıf kardeşlerinizden binlerce selam direnişinize! Bu direnişi ne kadar yayabilirsek o kadar birleşebiliriz. Biz birleştikçe patronların yüreğindeki korku o kadar büyüyecek. Sizin oradaki dirençli tutumunuz bizim için çok önemli, direnişinizin başarıya ulaşabilmesi için üzerimize düşen tüm görevleri yapmak bizim borcumuzdur. Çünkü siz kazandığınızda biz de kazanmış olacağız. Sizlere Evrensel aracılığıyla ulaşmak bizleri mutlu ediyor. Mücadelenizi sonuna kadar destekliyoruz.

*Elma Bahçesi İşçi Kurultayı Komitesi


DİRENİŞİNİZİ İSTANBUL'DA ANLATIYORUZ

Merhaba ben İstanbul Güneşli’de bir Nakış Fabrikasında çalışan bir işçiyim. Gece vardiyasında çalıştıktan sonra, o yorgun halimle sizlere bu mektubu yazmak istedim. Yaklaşık bir haftadır gözüm Antep’te. Antep bana aslında çok uzak değil. 13 yaşımda Antep’in Nizip yolunda trikotajcılar sitesinde çalışıyordum. Gerçekten koşullarımız çok ağırdı. Sürekli makinenin başında çalışıyorduk, paydosumuz yoktu. Makine paydos edince, işi toparlayana kadar çalışıyorduk fakat fazla mesai olarak yazılmıyordu bu.   Şimdi İstanbul’dayım. Burada da durum çok değişmiyor. Aynı sömürü koşulları İstanbul’da da devam ediyor. Hükümet maalesef patronlara hizmet ediyor.

Sizleri çok yakından takip ediyor ve fabrikadaki arkadaşlarla konuşuyoruz. Sizlerin yürüttüğü direnişe umutla bakanlar da var, umutsuz olup başaramayacağınızı düşünenlerde. Umutsuz olanlar aslında sizlerin başaramayacağından değil sendikaların sizlere sahip çıkmayacağını, sendikalara güvenilmeyeceğini düşünenler.

Ama şunun farkını çok görüyoruz, eğer işçiler birlikte olurlarsa çok güçlü oluyorlar. Bu konuda umutsuz olan arkadaşlarla da hem fikiriz.  

Direnişi duymayan arkadaşlar da var. Malumunuz televizyon kanalları sizlerin haberlerini vermek yerine işçileri dizilerle gerçeklerden kaçırmaya çalıştığı için, gazeteler ancak polis saldırdığı zaman haber verdiği için duymadılar.

Bizim bir kazancımız var. Haberlerimizi yapan Evrensel Gazetesi ve Hayat televizyonu var. İstanbul’da bizim haberlerimizi yaparken, şimdi de Antep’te sizlerin haberlerini yapıyor.

Biz de bu yayın organlarından duyduk haberinizi. Sizlerin kurduğu birlik bizlere de güç veriyor. Sizlere bakarak nasıl birlikte hareket edeceğimizi öğreniyoruz. İşçilerin birlik olduğu zaman yanlış hareket eden sendikaları nasıl içlerine almadığını öğreniyoruz.

Sizin direnişinizi İstanbul’da anlatmaya devam edeceğiz, belki bir kez daha mektup yazıp onların duygularını da ulaştırırız size. Yolunuz açık olsun. İstanbul işçisi sizin yanınızda unutmayın.

*Güneşli’den bir tekstil işçisi

www.evrensel.net