Suruç Katliamı sanığı polis, 2.5 yıl sonra hakim karşısında

Suruç Katliamı sanığı polis, 2.5 yıl sonra hakim karşısında

Suruç Katliamında sorumluluğu olduğu gerekçesiyle yargılanan polis Ahmet Oğuz Davarcı, İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nde talimatla ifade verdi.

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Suruç Katliamında sorumluluğu olduğu gerekçesiyle görevi kötüye kullanma suçlamasıyla Suruç Asliye Ceza Mahkemesi'nde tutuksuz yargılanan iki polisten Ahmet Oğuz Davarcı, İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nde talimatla ifade verdi. Hakkında dava açılan Ali Koçak isimli diğer polis memurunun ise başka bir suçtan Kırşehir E Tipi Cezaevi’nde tutuklu olduğu öğrenildi.

İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen talimat duruşmasında görevi kötüye kullanma suçlamasıyla tutuksuz yargılanan sanık polis Ahmet Oğuz Davarcı hazır bulundu. Talimat duruşmasına Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin yakınları ile avukatları katıldı. Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne bağlı polislerin de izlediği duruşmada, avukatların oturduğu bölümlerde adliyenin özel güvenlik görevlileri bekledi. 20 Temmuz 2015’te yaşanan Suruç Katliamı sırasında, Suruç’ta Terör Büro Amiri olan sanık Ahmet Oğuz Davarcı, şu anda çalışmadığını beyan etti. Sanık Davarcı, duruşmaya avukatsız katıldı. Hakim Feray Yılmaz, Suruç Katliamı’nda yaşamını yitiren ailelerin avukatlarının duruşma salonunda kalabalık şekilde bulunmasını kastederek "Adamın avukatı yok hepiniz toplanmışsınız. Susma hakkını da hatırlatacağım kendisine" dedi.

Suruç Aileleri avukatlarından Kazım Bayraktar ise Hakim Yılmaz’a duruşmaya girme hakları olduğunu hatırlattı. Sanık Davarcı hazırlamış olduğu yazılı ifadesini mahkemeye ve avukatlara sundu. Davarcı ifadesinde, patlamadan 1 hafta sonra hakkında açılan soruşturma kapsamında 2 mülkiye müfettişi ve 2 polis başmüfettişine ifade verdiğini, bu soruşturma sonucunda herhangi bir ceza almadığını söyledi. Davarcı, farklı şehirlerden 300 kişinin Kobane’ye destek amaçlı Suruç’a geleceklerini öğrendiklerini, bunun üzerine İl Emniyet Müdürü’nün Suruç’a görevlendirme yazısı yazdığını ve takviye polis gönderdiğini anlattı.

‘TALEPLERİME RAPMEN MOBESE GÖRÜNTÜLERİ ÇIKARILMADI’

İddianamede önlem araması yaptırmadığı söylenen sanık Davarcı, önlem araması yaptırma yetkisinin kendisinde değil, o dönemki İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal’da olduğunu beyan etti. Davarcı, Yapalıal’a bu ihmalinden dolayı dava açıldığını ve 7 bin 500 lira para cezasına çarptırıldığını hatırlattı. Katliamın olduğu 20 Temmuz gününü anlatan Davarcı, sabah saat 08.00 civarında Urfa İl Terör Müdürü Orkun İlgün ve Suruç İlçe Müdürü Mehmet Yapalıal ile yüz yüze görüştüğünü, amirlerinin kendisine, cadde üzerindeki şüpheli şahıslara kimlik tespiti uygulama emri verdiklerini söyledi. Yanına aldığı ekiple Kültür Merkezi’nin bulunduğu cadde üzerinde uygulama yaptığını söyleyen Davarcı, MOBESE kayıtları incelendiğinde bunun görüleceğini savundu. Davarcı, “Konuyla ilgili onuncu ifademi veriyorum ama nedense taleplerime rağmen MOBESE görüntüleri çıkarılmadı. GBT ve sorgulamalar da o dönemki polnet sistemi üzerinden sorgulanabilir. Bu kayıtları da ısrarla istememe rağmen kimse çıkarmadı” dedi. 

‘İLÇE EMNİYET MÜDÜRÜ KÜLTÜR MERKEZİ ÖNÜNDE UYGULAMA YAPTIRMADI’

Davarcı, olay günü il emniyet müdürlüğünden takviye için gönderilen 40 çevik kuvvet polisi ve 2 TOMA’yı ilçe emniyet müdürünün talimatıyla, patlamanın meydana geldiği Amara Kültür Merkezi’ne 500 metre mesafede bulunan ilçe emniyet müdürlüğü ile 600 metre uzaktaki polis merkezine yerleştirdiğini anlattı. Kültür merkezi önüne de sivil bir ekip yerleştirdiğini anlatan Davarcı, “Kültür merkezi girişi yarım duvar yani açık alan. İlçe emniyet müdürü Mehmet Yapalıal, ‘girişte uygulama yaptırma ekip orada dursun’ dedi. Bu nedenle kültür merkezine giriş çıkışlarda GBT yapılmadı. O gün saat 12.00’a kadar kamera ve telsiz kayıtlarının çıkartılıp delil olarak dosyaya eklenmesini istiyorum” dedi. Patlamadan sonra ilgili cumhuriyet savcısı ile görüşüp gerekli talimatları aldığını ve tüm kamera kayıtlarını alıp soruşturmayı yürüten Urfa Terörle Mücadele ekiplerine teslim ettiğini söyledi. Davarcı, iddianamede tarafına yöneltilen önlem araması yapılmadığına ilişkin suçlamayı da kabul etmedi.

SALDIRIYI YAPAN ŞAHIS EN SON ADIYAMAN’DA GÖRÜLMÜŞ

Davarcı, “İddia edildiği gibi eylemi gerçekleştiren şahsın çatışma bölgesine gideceği yazmıyor. Yazıda çatışma bölgelerinde faaliyet gösteren radikal terör gruplarına ve terör örgütü kamplarına katılmak için illegal yollardan yurtdışına çıkabileceği yazıyor. Yazıdaki çatışma bölgelerinden kasıt, Kilis, Hatay, Gaziantep karşısında bulunup Suriye sınırındaki radikal terör örgütlerinin kamplarıdır. Suruç’a sadece eylem günü geliyor bu şahıs. Eylemini yapmak için geliyor. Bu şahıs terör örgütüne daha önce katılmış. En son Adıyaman’da görülmüş yani oradan terör örgütüne katılmış. Bu şahsın takibini ilk önce Adıyaman İstihbarat Şube Müdürlüğünce yapılmalıydı” dedi. Hakim Yılmaz Davarcı’ya, “Sözlerini toparla” diye müdahale etti. Avukat Kazım Bayraktar, “Biz dinlemek istiyoruz, bırakın yapsın” diye araya girince hakim Yılmaz, “Yapsın da bizim de bir sürü işimiz var” dedi. Canlı bomba Abdurrahman Alagöz'ün Adıyaman'da IŞİD'e katıldığını söyleyen Davarcı, “Bu şahsı deşifre edemeyen sorumlular İstihbarat Daire Başkanlığı, Adıyaman İstihbarat Şube Müdürlüğü, Gaziantep İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Şanlıurfa İstihbarat Şube Müdürlüğü'dür. MİT'i söylemiyorum bile. Söyleyince 'MİT'ten sana ne' diyorlar” dedi. Canlı bombanın kaybolduğu günden eylemi yaptığı güne kadar ihmali olan herkesin yargılanmasını isteyen Davarcı, salonda bulunan müşteki ailelerinden özür diledi. Bu sırada bir yakın “Sen benden özür dileyemezsin. Beni 17 yaşımda babasız bıraktın” diyerek tepki gösterdi.

HAVAYA ATEŞ ETME VE GAZ SIKMA EMRİNİ VERMEMİŞ

Ardından sanık polisin çapraz sorgusuna geçildi. Müşteki yakınlarının avukatlarından Kazım Bayraktar, canlı bomba hakkındaki istihbari bilginin ne zaman geldiğini sordu. Sanık Davarcı, katliamdan 32 gün önce geldiğini belirtti. Avukat Bayraktar, sanığa, HDP'nin Haziran 2015'teki Diyarbakır mitingine yönelik saldırıyı anımsatarak, “Böyle bir acı olaydan sonra fotoğrafını isteme gereğini neden duymadınız” diye sordu. Davarcı da, “Resmi yazıda fotoğrafı gelmiş olsaydı şahıs tanınırdı ama engellenemezdi” diye yanıt verdi. Davarcı, “Eylemcinin gömleğinin altındaki kabarıklık kamera görüntülerini izleyen görevlilerinin dikkatini çekerken sizin dikkatinizi neden çekmedi” diye soran avukat Bayraktar'a, “Onu bana değil, tutanağı tutanlara sormak gerek” yanıtını verdi. Avukat Bayraktar'ın patlamanın ardından gaz bombası atılması emrini kimin verdiği sorusuna da “Ben vermedim. O yüzden telsiz kayıtlarının bulunmasını istiyorum” şeklinde cevap verdi.

HAKİM SIKILDI ÇAYA ÇIKTI

Çapraz sorgu devam ederken yargıç, çok sıkıldığını, çay içmek için ara verdiğini söyleyerek duruşmaya ara verdi. Yargıç Ferah Yılmaz, sanığa savunmasını yaparken de sık sık sözlerini toparlamasını, başka işleri olduğunu söyledi.

www.evrensel.net
ETİKETLER Suruç Katliamı