Hatay’da neler oluyor?

Hatay’da neler oluyor?

Suriye'de yaşananların yankılarını en çok hisseden şehirlerden biri olan Antakya'dan bir annenin gazetemize gönderdiği mektup, şehirde günlük yaşamın nasıl alt üst olduğunu ve yaşanan gerilimi açıkça ortaya koyuyor. Güvenlik gerekçesiyle ismini yayınlayamadığımız kadının anlattıkları son 6 aydır şehrin ç

Sevda Karaca

Müslüman Kardeşler örgütü ve El Kaide mensuplarından oluşan kişilerin Antakya'da yaşadıkları mahalledeki evlere yerleştirildiğini, onlara tahsis edilen evlere sürekli eli silahlı adamların girip çıktığını, gece de evlere kolilerle ne olduğunu bilmedikleri eşyaların bizzat devletin resmi araçlarıyla taşındığını aktaran kadın, çocukları ve kendileri için endişelendiklerini anlatarak yetkililere dertlerini anlatmaya çalıştıklarında ise "bir şey yapamayız" cümlesiyle karşılaştıklarını ifade ediyor.

İşte mektuptan satır başları: "Geçtiğimiz günlerde Akevler Mahallesi öteden beridir eski Saadet Partili olan, şimdilerde ise AKP'li bir şahıs yeni yaptırdığı binayı bu katliamcılara tahsis etti. Bu mahallede olacaklardan aynı zamanda bu şahıs da sorumlu olacaktır. Daha dün bu evlerden birinde yaşayan birisi ev sahibi kirayı istediği gerekçesiyle ev sahibini tartaklamış ve başına silah dayamış. 'Tayyip bize her şeyi serbest bıraktı sen karışamazsın' demiş. Aynı şey mahalle bakkalları içinde geçerli, dilediklerinde alışverişi yapıp o an canları istemiyorsa parasını ödemeden çıkabiliyorlar. Birebir şahit olduğum başka bir olay ise şu: iki hafta önce küçük bir kamyonetten indirilen beyaz eşyalar, bilgisayarlar, vantilatörler, tıbbı malzemeler bizi oldukça şaşırttı. Ve asıl değinmeye çalıştığım nokta şurası ki, bu malzemeleri getiren ise bizzat devletin resmi araçları!

Bu gelişmeler karşısında Emniyet'i aradım. Dedim ki: 'Suriye'den gelen eli kolu kafası sargılı adamlar geziniyor sokakta. Çocuklar mahallede oynarken biz bunları istemiyoruz. Hangi gerekçeyle Suriye'de katliam yapanlar Antakya'ya getirip besleniyor? Geceleri çok yoğun bir hareketlilik var bu binada. Eli silahlı adamlar girip çıkıyor. Çeşitli modelde otomobil, kamyonet aynı evin önünde sürekli park halinde.' Polisin verdiği tepki tam şöyleydi: 'Yasal bir dernek orası yapacak bir şey yok'! Şu anda mahallemizin başında ve sonunda sürekli ekip araçları bekliyor. Dahası bu evlere aile adı altında kadınlı erkekli gruplar yerleştiriliyor. Gece olunca başlayan hareketlilikte eve koliler içinde bir şeyler taşınıyor.


SIĞINMACILAR SİLAHLA GEZİYOR

Hatay’da bulunan Özgür Suriye Ordusu üyesi mültecilerin El Kaide bağlantısı ile ilgili haberler artarken, Hatay sokaklarında silahlı sığınmacıları gören halkın korkusu giderek artıyor. Hatay halkı, “eli kanlı El Kaide” militanı olarak tanımladığı bu sığınmacıların yalnızca kamplarda değil, “hücre evi”ni andıran 10-15 kişinin birlikte kaldığı evlerde kaldığını belirtiyor. “Suriye’de Emperyalist Müdahale’ye Hayır” platformu kurulmuş, Hatay halkı, “muhalefet” adı verilen bu grubun etnik ve mezhepsel çatışma başlatma peşinde olduğunu iddia etmişti. Öte yandan Cüneyt Özdemir’in, Radikal Gazetesi’nde yayımlanan köşe yazısında muhalefetin profilini tanımlarken bahsettiği radikal dinci ve Alevi karşıtı militan tipi de, Hatay halkının kaygılarını doğrular nitelikte. Zira Özdemir, muhabir Sebati Karakurt’un izlenimlerine dayandırdığı yazısında militanların bir kısmının “gördüğü ilk Alevinin gırtlağını kesecek” kadar radikal olduğunu anlattı. 


YILLARDIR YAŞADIĞIMIZ MAHALLEDE HUZURSUZUZ

Antakya'da yapılmak istenen bir provokasyonun endişesini taşıdıklarını ifade eden kadın, komşularıyla olan bitene tepki göstermek için bir araya geldiklerini, can güvenliği endişesi taşımalarına rağmen yaşananlara çocukları için sessiz kalmak istemediklerini ifade ediyor: "Hastanelerde halk artık tedavi göremeyecek durumda. Tüm olanaklar bu katliamcılara seferber edilmiş durumda. Normal halktan birisi tepkisini dile getirdiğinde bunlar sürekli söyledikleri: 'Bize dokunamazsınız, bizi Erdoğan buraya getirdi' oluyor. Şehirde çok ciddi huzursuzluklar başladı. Bu katliamcıların ağırlıklı olarak Nusayrilerin-Alevilerin yaşadığı Antakya'ya getirilmiş ve şehrin içine eşkiya gibi salınmış olmasının tek bir açıklaması olabilir: Türkiye devleti ve hükümeti Antakya'da bir provokasyonun peşinde. Bizler burada yaşayan Alevi ve Sünniler olarak bu provokasyona izin vermeyeceğiz ve bu eli silahlı katliamcıları şehrimizde görmek istemiyoruz. Bu doğrultuda her türlü tepkimizi dile getirmekten geri durmayacağız. Ben çocuğu olan bir anneyim ve çocuğumu bu eli silahlı katliamcılar sokağımızda gezdiği müddetçe dışarıya çıkartmayacağım. Geçtiğimiz günlerde mahallemizdeki anne ve babalarla konuştum. 'Tepkimizi dile getirelim, çocuklarımızın ve bizlerin can güvenliği yoktur' diye konuştum. Aileler bana hak verdiler ve birlikte tepkimizi dile getireceğiz. Olası  bir durumda çocuklara ya da bizlere bir şey olursa bunun hesabını kim verecek? Adamlar silahla dehşet saçsa bunun hesabını kim verecek? Biz biliyoruz ki olası bir hareketlenmede yani bizim buradaki halk tepki vereceği noktada silahlarını çıkarıp, 'Erdoğan bize her şeyi serbest bıraktı' diyecekler". "Biz halk olarak bu savaşı istemiyoruz" diyen Antakyalı kadın yakınlarının ve kendilerinin tehlikenin ortasına atılmasından hükümetin sorumlu olduğunu, bu endişelerle yaşamak istemedikleri için de uzun yıllardır birlikte yaşayan Sünni, Alevi, Ermeni vatandaşlar olarak birlikte tepki göstermek zorunda olduğunu ifade ediyor.

www.evrensel.net