Savaş ve OHAL koşullarına karşı mücadele etmeliyiz

Savaş ve OHAL koşullarına karşı mücadele etmeliyiz

Çorlu'dan bir tekstil işçisi Evrensel'e gönderdiği mektupta, OHAL ve savaş koşullarının emekçilerin yaşamına etkisi üzerine yazdı.

Tekstil işçisi
Çorlu

Merhaba Evrensel okurları; 

Ben Çorlu’da bir tekstil fabrikasında çalışıyorum. Bizim fabrikada 2018 yılı ocak zamları şubat ayında zamlı çalışıp mart ayının başında zamlı ücretimizi alıyoruz. Ama bugün bakınca sanki zam ayındayız ama zam konuşan işçi nerede ise yok. İşçilerin konuştuğu Afrin operasyonu. Geçen sene bu zamanlar işçiler sürekli zam artışını konuşurdu. Bu da fabrika yönetimini baskı altına alıyordu. İstediğimiz olmayınca da tepkiler bile çıkardı. İşçiler tepki göstermek için, bir bölüm pazar mesaisine gelmeme eylemi yaparken, başka bir bölüm iş yavaşlatırdı. Geçen sene yapılan zam bizlerin beklentisinden az oldu. Gün geçtikçe homurtular arttı. Tartışmalar başladı. Bunda en büyük etken verilen zamdan ziyade geçim sıkıntısının artmasıydı. Fabrika içinde seslerin yükselmesiyle birlikte patron ara zam yapmak zorunda kaldı. Sıkıntılar devam etse de işçilerin çoğunun sesi kesildi.

Ama bugün durum çok farklı. Zammı konuşan işçi neredeyse yok. İşçilerin en çok konuştuğu Afrin operasyonu, terörle mücadele konuları. Afrin operasyonuna AKP’li işçiler destek verirken, CHP’li işçiler, kısmen milliyetçi işçiler farklı yönlerden bakıyor. Son seçimde MHP’ye oy vermiş bir işçi bunun seçim yatırımı olduğundan bahsediyor: “Zamanında milliyetçiliği ayaklar altına alan ben miyim, Salih Müslüm’ü, Barzani’yi Ankara’da ben mi ağırladım? Baktı ki oylar gidiyor, milliyetçi oyları kazanmak için tak operasyon, insanları kandırıyor.” 

CHP’li bir arkadaş da durakta Evrensel’i okurken bana takıldı. “Sende mi bu gazeteye abone oldun” deyince gazetenin manşetini okudum. Haberde direnişteki işçilere seslenen Sakarya Emniyet Amirinin “OHAL var, Mehmetçik savaşta. Duyarlı olun. Fedakarlık gösterin” yazısını okurken lafa girip “Hep işçiler mi fedakarlık yapacak” dedi. Buradan konu medyaya gelince arkadaşım medyaya güvenmediğini, şişirme ve yanlı haberler yaptıklarını söyledi. “İşçiler ile alakalı haber yapan, insanlar nasıl geçinir, ne yer ne içer düşünen yok” diye tepkisini gösterdi.

İş çıkışı bir tartışmaya şahit oldum. Bir arkadaş “Hep fakir çocukları şehit oluyor, şehit düşen askerlerin hepsi gariban. Zenginin, bürokratın, milletvekilinin çocuğu şehit düşmüyor. Lafa gelince hepsi kahraman” diye konuşunca AKP’li olsun MHP’li olsun hiçbir işçi karşı bir söz söylemedi. Hatta onaylayan bakışlar ve ifadeler gördüm. İşte bizim ortak noktamız ezilen kesimde yer almamız. Buna rağmen zam meselesinin konuşulmamasının nedeni savaş ve OHAL koşulları. Bu da patronların ve ezenlerin işine yarıyor. Bizler aynı zamanda savaş ve OHAL koşullarına karşı da mücadele etmeliyiz.

www.evrensel.net
ETİKETLER Çorlu