13 Şubat 2018 04:37

Kırıkkale F Tipinde zincirleme hak gaspı

Kırıkkale F Tipi Cezaevinden gazetemize mektup yazan tutuklular, yaşadıkları hak ihlallerinin OHAL ile birlikte arttığını anlattı.

Kırıkkale F Tipinde zincirleme hak gaspı

Paylaş

Cansu PİŞKİN
İstanbul
 
Kırıkkale F Tipi Cezaevindeki tutuklular yaşadıkları ihlalleri anlattı: Çatıya yerleştirilen MOBESE kameralar ile yatak odaları gözetleniyor. Oda değişim talepleri ‘örgüte yardım’ olarak değerlendiriliyor, yazdığımız defterlere ‘örgütsel materyal’ denilerek el konuluyor! 

Cezaevlerinden her gün yeni bir hak ihlali haberi gelirken, Kırıkkale F Tipi Cezaevinden gazetemize mektup yazan tutuklular, yaşadıkları hak ihlallerini anlattı. OHAL’le birlikte yaşadıkları ihlallerin katbekat arttığını ifade eden tutuklular, cezaevlerinde sürekli olarak keyfi uygulamalara maruz kaldıklarını anlattı. 

‘İNFAZ HAKİMLİĞİ CEZAEVİ İDARESİNİN NOTERİ GİBİ!’

Kırıkkale F Tipi Cezaevinden gazetemize mektup gönderen Yücel Kızmaz isimli tutuklu, darbe sürecinden bu yana siyasi tutuklu ve hükümlülerin ayda bir kez gerçekleşen açık görüşlerinin iki ayda bir şeklinde düzenlendiğini, cezaevi idaresinin bu durumu “Kapasite doluluğundan kaynaklıdır” diye gerekçelendirdiğini aktardı. Gönderdiği mektupta idarenin “doluluk” gerekçesinin inandırıcı olmadığını ifade eden Kızmaz, 80 civarında mahpusun başka cezaevlerine sürgün edildiğini, cezaevi idaresinin uygulamayı, keyfiyete, mağdur etme ve hak gasbına dönüştürdüğünü savundu. Siyasi tutuklulara uygulanan hak gasplarının, ‘FETÖ’ tutukluları ve adli tutuklulara uygulanmadığını öne süren Kızmaz, “FETÖ’cüler ve adli mahpusların aylık açık görüşlerini yaptığını görüyor ve biliyoruz. Bu konuda infaz hakimliğine ve ağır ceza mahkemesine başvurduk. Fakat verilen karar aynı yönde oldu. İnfaz hakimliği ve ağır ceza mahkemesi adeta cezaevi idaresinin noteri gibi işlev görmüştür. Bu uygulama hâlâ devam ediyor” dedi.

Kitapların cezaevi içine alınmasının bir sorun haline dönüştüğünü yazan Kızmaz, “Ailelerimiz avukat ve ziyaretçilerimiz adımıza ne kitap getirebiliyorlar ne de posta yoluyla gelen kitaplar tarafımıza veriliyor. İnfaz hakimliği bu konuda da aynı tavır içerisinde. Yaptığımız itirazlara ilişkin ‘itirazın reddine’ kararı verildi. Şu anda doğru düzgün kitap okuyamıyoruz. Bu uygulama da FETÖ’cü ve adli mahkumlara uygulanmıyor. Bize karşı özellikle eşitsizlik ve ayrımcılık gösteriliyor” ifadelerini kullandı. Mektubunda, oda değişim taleplerinin de karşılanmadığını aktaran Kızmaz, taleplerinin cezaevi birinci müdürü tarafından “Örgüte yardım olarak” değerlendirildiğini anlattı. “Bu zihniyetle sorunların çözülmeyeceği açıktır” diyen Kızmaz, bu konuda da çifte standart uygulandığını savundu.

Genel ve kısmi arama adı altında sık sık arama yapıldığını kaydeden Yılmaz, “15-20 personel odaya girip arama yapıyor. Yazmış olduğumuz defterlere el konularak soruşturma açılıyor. ‘Örgütsel materyal’ denilerek açılan soruşturmalarla bizi kendilerince sindirebileceklerini sanıyorlar” dedi. Sağlık sorunları yaşamalarına rağmen “güvenlik” gerekçe gösterilerek hastaneye götürülmediklerini ifade eden Kızmaz, “İdare hastaneye götürülmememizi dış güvenlikten, yani askerlerden kaynaklı olduğunu söylüyor” dedi.

MOBESE İLE KOĞUŞLAR GÖZETLENİYOR

Cezaevinin çatısına MOBESE kameraları yerleştirildiğini aktaran Kızmaz, yatak odalarının da gözetlemeye tabii tutulduğunu söyledi. “Özelimiz ve şahsi yaşamımızın mahremiyetinin kalmadığını belirtmek istiyorum” diye yazan Kızmaz, sorunlarının büyük bölümünün birinci müdür geldikten sonra başladığını ileri sürdü. Kızmaz mektubunu şu sözlerle noktaladı: “Birinci müdür, görevi kötüye kullanıyor ve ideolojik yaklaşıyor. Bu müdür diyalogdan kaçınıyor ve görüşecek mercii bulamıyoruz. Müdürün bizlerle personeli karşı karşıya getirme durumu var. Örnek olarak son 1-2 haftadır cezaevi revir doktoruna çıktığımızda revire güvenlik gerekçesiyle ‘robokoplu’ personel koyduklarını gördük. Oradaki hekimin bunu kabul etmemesi gerekirken sorun etmiyor. Güvenlik adı altında bizleri korkutmaya ve tedavimizi engellemeye çalışıyorlar. Bu uygulamaya itiraz eden 4 arkadaşımıza disiplin soruşturması açıldı. Bizlere dönük her türlü saldırı ve baskıdan cezaevi birinci müdürünün sorumlu olduğunu belirtiyoruz.”

CEZAEVİNDEKİ BERBERDE MAKAS YASAK

Yine Kırıkkale F Tipi Cezaevinden gazetemize mektup gönderen tutuklular Hüseyin Bektaş, M. Faruk Araz ve İsrafil Araz da Kızmaz’ın aktardıklarına ek olarak, cezaevi içindeki berberde makasın yasaklandığını yazdılar. Bektaş, “Şu an cezaevinde saç tıraşı olamıyoruz. Makas yasağına gerekçe ‘güvenlik’ olarak gösteriliyor ve Adalet Bakanlığı genelgesine dayandırılıyor. Ama bu ‘gizli’ ibareli genelgeyi her ne hikmetse bize göstermiyorlar. Nasıl tıraş olacağız? Tek tip elbise hazırlığı gibi makas yasağı da tek tip homojen bir cezaevi yaratma arayışı” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Türkiye’nin yarısı yüksek çölleşme riski altında

SONRAKİ HABER

Recticel’de sendika hakkı için eylemler sürüyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa