'Tarihe duyarlılık için ortak kent aklına ihtiyaç var'

'Tarihe duyarlılık için ortak kent aklına ihtiyaç var'

Kendisini 'Sur içinin Diyarbakırlısı' olarak tanımlayan Yazar Şeyhmus Diken ile Diyarbakır'da tarihe ve kültüre verilen değer üzerine konuştuk.

Serpil BERK
Diyarbakır

Kendini anlatırken ben “Sur içinin Diyarbakırlısıyım” diyen Gazeteci Yazar Şeyhmus Diken ile tarihi 12 bin yıllık geçmişe dayanan Diyarbakır’ın Sur içinde son zamanlarda yapılan çalışmalarda tarihe ve kültüre verilen değeri konuştuk. Tarihi yerlerde yapılan yapıların Diyarbakır mimarisine uygun olarak yapılmadığını, 50-60 yıl dolunca yıkılıp yeniden yapılacak yapılar olduğunu anlatan Diken, tarihe duyarlılığın yaşam biçimi haline getirecek ortak kent aklına ihtiyacın olduğunu dile getirdi.

Gazeteci, Yazar Şeyhmus Diken, Diyarbakır’ın Sur içinde yapılanları anlattı. Sur’un ve Hevsel Bahçelerinin  2015 yılında UNESCO tarafından koruma altına alınmasına rağmen korunmayıp tahrip edilmesine tanıklık edildiğini anlatan Diken, savaşın sesinin bir çok şeyin üzerinin örttüğünü söyledi. Sur’un toplumun ortak değeri olduğuna dikkat çeken Diken, Sur’a bütün toplumun sahip çıkması gerektiğini dile getirdi.

'YAPILAN ÖRNEKLERE DİKKAT EDİLMİYOR'

Gazeteci Yazar Şeyhmus Diken
Gazeteci & Yazar Şeyhmus Diken

“Diyarbakır evleri yapıyoruz deniliyor fakat araştırma dahi yapılmıyor” diyen Diken’in verdiği örnek Sur’da neyin nasıl yapıldığını anlamak için yeterli; “Ulu Caminin arkasında Şükrü Efendi’nin Konağı vardı orası yıkılmıştı. Bir işletmeci o arsa halinde ki yeri satın aldı. Geçmişini biliyordu 1.5 yıl uğraşarak orayı harika bir Diyarbakır evi haline getirdi. Gittiğinizde avlusundaki küçük süs havuzundan tutun, kuzeye ve güneye bakan kışlık ve yazlık odalarına, kilerine, baş odası, şah odası ile harika bir ev oldu. Şimdi ortada bir işletmecinin kendi olanaklarıyla yaptığı bir ev var. Diğer yanda 6 ayda beton kalıp sistemiyle Diyarbakır evi diye Şehircilik Bakanlığının yaptığı ev var. Birileri çıkıp ne yapalım kardeşim Diyarbakır evi deyince biz böyle anlıyoruz diyemez. Eski örneklerinin yanı sıra  duyarlı vatandaşların kendilerinin yaptığı örnek alabilecekleri yapılar var” dedi.

'OLDU BİTTİYE GETİREN ANLAYIŞ VAR'

Yapılan çalışmaların oldu bittiye getirmekle eş değer olduğunu söyleyen Diken, “Hz Süleyman Camii’nin önündeki rekrorasyon alanı evet güzel bir alan yapılmış görüntüde. Arka plana baktığımızda bu alanda bir amfi tiyatronun olduğu, küpeli ve dıngılava havuzları, hâlâ ayakta olan 6-7 tane Diyarbakır evi vardı. Şimdi havuz yapılmış madem yapacaktınız niye o iki havuzu kullanmadınız, o eski yapılar restore edilip niye kullanılmıyor?  Oldubittiye getirilen bir mantıkla hareket ediliyor. 3 ay içerisinde nasıl güzel görüntü verecek bir şey yaparım ‘Aha işte yaptım’ demek için yapılıyor” diye tarihi değere olan yaklaşım biçimini özetliyor.

‘DUYARLILIK YAŞAM BİÇİMİ OLMALI’

“Benim için Sur dışındaki Diyarbakır, Diyarbakır değil” diyen Diken “Ben Sur içinin Diyarbakırlısıyım, benim ruhumu okşayan mekan yıkılsa da tahrip olsa da Sur’dur. Siz istediğiniz kadar  akıllı, yüzünüzü görünce açılan kapıları olan binalar yapın. Bütün bu paraları topladığınızda Diyarbakır surlarının bir kapısını yapabilir misiniz?  Şu anki binaları da 50-60 yıl dolunca yıkıp yeniden yapacaksınız. Yani  geleceğe bırakamayacaksınız bu binaları. Sadece devleti değil kendimizi de sorgulamalıyız. Duyarlılığı yaşam biçimi haline getirecek ortak kent aklına ihtiyacımız var. Kırklar Dağı’nın üzerine o yapılar yapıldığında oraya toplanıp kardeşim burası bizim için tarihi, kültürel bir alan buraya bina yapamazsın diyemiyorsak yüksek sesle, yıkıldığında da evet iyi yaptınız diyemiyoruz” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Şubat 2018 04:05
www.evrensel.net