Hakan Güneş: Suriye’de savaş çok taraflı denklemlere gebe

Hakan Güneş: Suriye’de savaş çok taraflı denklemlere gebe

Doç. Dr. Hakan Güneş, Suriye ordusunun İsrail savaş uçaklarını vurmasını ve Suriye’deki denklemi değerlendirdi.

Meltem AKYOL
İstanbul

Suriye hükümeti, bu sabaha karşı hava sahasını ihlal eden İsrail savaş uçaklarını vurduğunu duyurdu. İsrail ordusu, Suriye hava sahasını ihlal etmelerine gerekçe olarak, İran’a ait bir insansız hava aracını (İHA) gösterdi. İsrail uçakları, İHA’nın kendi hava sahalarını ihlal ettiği iddiasıyla Suriye hava sahasına girerek, İran’a ait olduğu öne sürülen üsleri vurdu. Suriye’nin hava savunma sistemleri ise uçaklardan en az birini, İsrail hava sahasına döndüğü sırada düşürdü.

Sıcak gündemin ortasına düşen bu gelişmeleri gazetemize değerlendiren İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Güneş, Suriye’nin, İsrail uçağını vurmakla net bir tutum alma cesareti gösterdiğini vurguladı. Güneş, Rusya’nın Türkiye’yi biraz daha kontrollü tutabilmek için Kürt hareketi ile daha fazla anlaşmaya çalışacağını da belirtti.

İTTİFAKLAR NETLEŞİYOR

İsrail’in daha önce de Suriye sınırını ihlal ettiğini, hatta bir havalimanını vurduğunu da hatırlatan Güneş şöyle konuştu: “Bu Suriye savaşının başlangıcından beri İsrail’in Suriye topraklarına dair ilk tacizi değil, daha önce de defalarca yaptı. Suriye hava savunma sistemleri en azından 2015’ten beri İsrail uçaklarına kilitlenmedi. Şam yakınlarında havalimanı bile bombaladılar ama, kilitlenmedi. Bu kez bir uçak vurmak suretiyle ilk kez net bir tutum alma cesareti göstermiş oldular. Bundan önce bu cesareti gösteremiyorlardı, çünkü yeterince sorunları vardı. Aslında hâlâ uğraşmaları gereken çok sayıda konu var ama galiba Rusya’yı ve İran’ı tam olarak arkasına aldığı inancını taşıyor. Bunun en önemli noktalarından birisi şu, tıpkı Türkiye ve Kürtler arasında olduğu gibi bir tür denge siyaseti izleyen Rusya’nın burada da işi zorlaşacak, bu az şey değil. Yani İran ile müttefikliği ve Esad’a olan desteği her ne kadar yüksek düzeyde olsa da Rusya İsrail’le olan gerilimlerde taraf değildi. Bu durum otomatik olarak Rusya’yı bir taraf noktasına itiyor. Dolayısıyla burada makas daralıyor ve daha net tercihlere doğru yöneliyor Suriye’deki ittifaklar.”

İRAN’A YÖNELİK BASINÇ ARTIYOR

Bu gelişmeleri “Esad, Deyrizor’da SDG karargahı vuruldu” haberleri ile birlikte değerlendirmek gerektiğinin altını çizen Güneş, “Karargah derken, basınının abarttığına bakmayın, küçük, mahalli bir karakol gibi düşünün, bunun vurulması, Suriye’de kullanılan İHA’nın İran İHA’sı olduğunun özel olarak vurgulanması, yani nerede üretildiğine değil, hangi ülkenin kullandığına bakılır normalde ama burada özel olarak vurgulanıyor. Dolayısıyla İran’a yönelik açıklamaların arttığını ve daha fazla İsrail basıncının gündemde olduğunu görüyoruz. Ama onu da şöyle ifade edelim; İran’a yönelik genel bir basınç değil, tam olarak İran’ın Hizbullah’a verdiği desteğe yönelik bir basınç uygulandığını söyleyelim. Tam olarak durum bu, burada İsrail bu konuda daha fazla atak içerisinde, ABD’nin de bunu destekleyici adımlar attığını, kavramlar geliştirdiğini görüyoruz. Örneğin Amerika’nın Suriye’deki varlığı açıklanırken “İran’ın engellenmesi” gibi yeni bir maddenin konması önemli. Bu tür gelişmeler bize İran konusunda, İran’ın, daha özel olarak Hizbullah’ın bölgedeki ağırlığının kesilmesine yönelik çabaların arttığını gösteriyor” diye konuştu.

Deyrizor bölgesine dair detaylı bir açıklamada bulunan Güneş, bunun yaşanan gelişmeleri anlamak için önemli olduğuna dikkat çekti: “Bu bölge, İran’la Hizbullah arasındaki silah akış bölgesi, tek kanaldır, kara sınırıdır. SDG esas olarak ABD’nin baskısı ile burayı kapatmaya çalışmıştır. Kürt hareketi için buranın bir önemi olmamakla beraber Amerika’nın ısrarı ve baskısı ile buraya yönelik operasyon yapmıştır, bu da İran, Suriye ve SDG arasında en büyük gerilim konusudur, çünkü ikmal hattını kapatıyor, yani çok ciddi olarak kısa ve orta menzilli füzeden bahsediyor, İsrail için çok daha ciddi bir tehdit olmaya başladı Hizbullah, silah yığınağı.”

İRAN VE RUSYA, SDG İLE ANLAŞABİLİR

Bununla birlikte düşünüldüğünde İran ve Rusya’nın Türkiye’yi biraz daha kontrollü tutabilmek için Kürt hareketi ile, PYD ile anlaşmaya daha fazla çalışacağı kanaatinde olduğunun altını çizen Güneş şu değerlendirmede bulundu: “Yani Amerika’nın yeni bir ittifak oluşturma sürecinde ilk olarak bakacağı yerleri düşünürsek; Suudi Arabistan, İsrail, Türkiye. Şimdi Türkiye ayağı yerine, Suriye özelinde SDG var ama, SDG ne kadar uzun süre desteklenecek, yani desteklenmeyebilir de. Dolayısıyla Rusya ve İran bir denge unsuru olarak onların tümüyle güç kaybetmesini istemeyecektir. Bu da bugüne kadar olduğu gibi Amerika’ya yakınlığı, Rusya’ya yakınlığı üzerinden değil orada bir denge unsuru olarak bulunmasında yarar göreceği anlamına geliyor.”

ŞAM VE PYD ANLAŞMAYA VARIRSA

SDG’nin Afrin zor bir durumda olmasına rağmen Deyrizor’dan geri adım atmadığının altını çizen Güneş, “SDG, Rusya ABD tercihinde daha radikal bir tercih yapmış gibi görünüyor, çünkü Afrin çok zor bir durumdayken henüz Deyrizor’daki Hizbullah hattını kesme görevini terk etmiyor ve petrol sahalarını da. Yani tümüyle Arap olan sahayı, Rakka’nın güneyini de henüz terk etmiş değil. Zaten bu konuda büyük bir pazarlık sürüyor. Şam ile PYD arasında ve henüz  yol almış gibi görünmüyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan çatışma da bunun bir tür zorlanmasıydı, belki biraz provokatif bir yönü de vardır onu bilemiyoruz ama tam da bu sahada bir pazarlık sürdüğünü biliyoruz” diye konuştu.

Afrin’e olan etkisi de şu olabilir, eğer PYD ve Şam belli bir anlaşmaya varırsa en azından hava harekatı duracağını söyleyebilir. Bu da harekatın gidişatını büyük ölçüde değiştirir. Örneğin 2 aylık harekatı bir senelik yapar. Bu da savaştaki kayıpları arttırır.

TÜRKİYE-PYD KOALİSYONU TARTIŞMASI

İran’a karşı Türkiye-PYD Koalisyonu tartışmalarına da değinen Güneş, “Türkiyeli kimi gazeteciler de dillendirdi bunu, Amerika’da daha muhafazakar çevrelere yakın olan bir takım stratejistler de değerlendiriyor. Şu anda farklı çevrelerden destek gören bir proje bu, fakat ne Türkiye’nin iç gündemine de bölgedeki denklem buna hiç müsaade ediyor gibi görünmüyor. Yani 2 yıl sonrayı bilemeyiz ama, 2 yıl içerisinde böyle bir olanak görünmüyor. Fakat bu da seçeneklerden biri ve bunun için de çalışılıyor, onu söylemek lazım. Yani seçimler biter, Türkiye’de taşlar yerli yerine oturur, ondan sonra MHP’ye ihtiyaç azalır, bölgede de denklem Rusya’yla daha fazla gitmeye olanak vermezse bu seçenek düşünülür” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Şubat 2018 17:52
www.evrensel.net