Ankaralılar ‘hastanemi kapatma’ diyecek

Ankaralılar ‘hastanemi kapatma’ diyecek

Ankara'da sendikalar, meslek odaları, siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri köklü hastanelerin kapatılmaması için mücadele platformu oluşturdu.

Derya KAYA
Ankara

Ankara’da Bilkent ve Etlik’te yapımı devam eden iki şehir hastanesinden Bilkent Şehir Hastanesinin nisan ayında hizmete girmesi bekleniyor. Ankara’ya yıllarca hizmet vermiş, önemli hastaneler ise kapatılacak. Numune, Yüksek İhtisas, Zeki Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi,  Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Bilkent Hastanesinin açılmasıyla kapanacaklarına ilişkin yazıların gönderildiği hastaneler. Sağlıkta dönüşümün bir ayağı olan şehir hastanelerine sendikalar ve meslek odalarından itirazlar yükselirken, Ankara’nın yükünü sırtlayan önemli hastanelerin kapatılacak olması ise konunun bir başka ciddi boyutu. Sendikalar, meslek odaları, siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri hastanelerin kapatılmaması için ortak mücadele platformu oluşturdu. SES Ankara Şube Başkanı Hüsnü Yıldırım, şehir hastanelerinin açılmasıyla önümüzdeki dönem Ankaralıları bekleyen sorunları, hastanelerin kapatılmamasına yönelik çabaları Evrensel'e anlattı. 

‘BİLKENT’İN AÇILMASIYLA 5 HASTANE KAPANIYOR’

Ankara’da 3 bin 500 ve 3 bin 600 yatak kapasiteli Bilkent ve Etlik’te iki şehir hastanesinin yapımının sürdüğünü belirten Hüsnü Yıldırım, “Bizim edindiğimiz bilgiye göre nisan ayında Bilkent Şehir Hastanesinin açılması planlanıyor. Numune, Yüksek İhtisas, Atatürk Eğitim ve Araştırma, Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanelerine nisan ayı itibariyle kapanacaklarına ve Bilkent’e geçileceğine dair yazı gelmiş. İkinci hastane Etlik’in ise 2019 sonunda açılması planlanıyor” dedi. Bilkent Şehir Hastanesine günlük yüz bin insanın girip çıkacağına dair tespitlerini paylaşan Yıldırım, Eskişehir yolunun trafik şartları da göz önünde bulundurulduğunda hastanenin çalışmasının nasıl olacağı konusunda tedirginlik ve şüphelerini paylaştı. 

Sağlıkta dönüşümün halka ve sağlık çalışanlarına çok büyük sıkıntılar yaratacağını, halka sağlık hizmetinin paralı hale geleceğini yıllardır dillendirdiklerini ifade eden Yıldırım, sonuçlarının yaşandığını, sağlığın artık kamu hizmeti olmaktan çıktığını kaydetti.  Yıldırım, “Sağlıkta dönüşüm öncesi sağlık hizmetine parasız ulaşabilirken bugün, katılım katkı payı ödüyoruz. En alt sağlık basamağında 3 lira ile başlayan katılım payı bugün reçete payı ile 9 liraya ulaştı. Özel hastanelerde ise artış yüzde 250’ye yakın” dedi. 

Şehir hastanelerinin yaratacağı sorunlara karşı nitelikli bir sağlık hizmeti için Ankara Tabip Odası, SES Ankara Şube, Ankara Mimarlar Odası, Emek Partisi, Haziran Hareketi, Halkevleri, Tüketici Hakları Derneği gibi meslek odaları, sendikalar, sivil toplum örgütleri, siyasi partilerin halkla birlikte nasıl mücadele edileceği üzerine bir araya geldiğini belirten Yıldırım, “Hastanemi Kapatma Platformu” oluşturduklarını kaydetti. Bilgilendirme süreciyle birlikte bu mücadelenin nasıl örüleceğini tartıştıklarını belirten Yıldırım, platformun daha da büyümesi için herkese çağrı yaptıklarını söyledi. Hastanelerin kapatılmaması için bir imza metni oluşturduklarını belirten Yıldırım, imzaları Sağlık Bakanlığına ulaştıracaklarını söyledi. Yıldırım, eylem takvimi ve bundan sonraki süreçte neler yapılacağı konusunda bir yol çizeceklerini belirtti.

‘ÇALIŞANLARA ÇİP TAKIYORLAR’

Şehir hastanelerinin açılmasıyla yaşanacak sorunlara da değinen Yıldırım, 325 metrekarede tek kişilik odaların mevcut olduğunu, buralara ulaşmanın ise mümkün olmadığını belirtti. Adana ve Mersin Şehir Hastanelerinden örnekler veren Yıldırım şunları söyledi: “Hastane yöneticisi ‘Hastanemizde kaybolduğumuzda kendinizi aradığınız yeri bulmanız için navigasyon sistemi oluşturduk’ diyerek basınla paylaşıyor. Bunu büyük bir hizmetmiş gibi sunuyor. Hastanede AVM gibi mağazalar var. Sağlık çalışanları açısından da büyük bir yük. Sağlık hizmetinin nitelikli sunulması için ortam yok. Çok devasa bir ortam. Bir yerden bir yere gitmeniz zaten mümkün değil. Her şeye çip takıyorlar. Çöp kutusundan personele kadar her şeyin çipi var. Yeriniz neresi ise başka bir yere gittiğinizde takip edilerek hakkınızda soruşturma açılabilecek hatta işinizden atılabileceksiniz. Ayrıca sağlık hizmetini sunan sunucuların söz hakkı yok. Şirket ne derse o”. 

Ankara açısından sözleşme örneklerine ilişkin paylaşım da yapan Yıldırım, bugün itibariyle devlet hastanesinde bir yemeğin maliyeti 5 lira iken, şehir hastanesi ihale sözleşmesinde yemeğin bedelinin 20 lira olarak gözüktüğünü belirtti. Yıldırım, “Daha çarpıcı bir şey. Çamaşır yıkama bedeli kilosu 40 lira civarında. Şimdi devlet hastanelerinde ücretsiz. Müthiş devasa bir para. Bunu, yarın sosyal güvenlik kurumu ödeyemeyecek. Katılım payları da mecburen artırılacak” dedi. 

‘PARANIZ YOKSA HASTANEDE DURAMAYACAKSINIZ BİLE’

Kapatılan hastanelerin toplam yatak sayısı ile iki şehir hastanesinin toplam yatak sayısı arasında bir fark olmadığını kaydeden Yıldırım, “Bu hastanelere ulaşmada sıkıntı çekeceksiniz. Hastanelerin çevresinde kantine, otoparka gittiğinizde paranız yoksa o hastanede duramayacaksınız bile. Otoparka para vereceksiniz. Burada belki 1 liraya içtiğiniz çayı 5 liraya içeceksiniz. Birçok hizmetten yararlanamayacaksınız” dedi. Hastaneden yüzde 70 doluluk oranı istendiğini belirten Yıldırım, buna laboratuvar, röntgen, EMAR ve diğer yardımcı hizmetlerin de dahil olduğunu söyledi. Yıldırım, Yozgat Şehir Hastanesinin açılması sonrası yaşananlara ilişkin duyumlarını da paylaşarak, “ Yozgat’ta 3 bin yatak kapasiteli anlaşma var. İlk iki ay zorlama ile 1600 civarı hasta geliyor. Sonra bine düşüyor. Daha sonraki süreçte ilçelerdeki tomografi, tahlil alımının bozuk olduğu ve şehir hastanesine yönlendirildikleri gibi söylentiler duyduk. Bunların yaşanmayacağının garantisi yok” dedi. 

‘EN ÇOK ACİL HASTASI BAKAN HASTANELER KAPANIYOR’

SES Ankara Şube Başkanı Hüsnü Yıldırım, “Bugün Ankara’nın en çok acil kapasitesini karşılayan 3 hastane var. Bunlar; 1200-1500 acil hastaya bakan Numune, Dışkapı ve Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Bu hastanelerden ikisi kapatılacak. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ise araştırma hastanesi olmaktan çıkacak, devlet hastanesine dönüşecek. Bu hastaları şehir hastanelerine devrettiğinizde sağlığa ulaşımda sıkıntıların yaşanacağı ortada” dedi. 10 Ekim Katliamı’nda Numune Hastanesinin çok büyük bir yük kaldırdığına dikkat çeken Yıldırım, Numune Hastanesinin acil travmatoloji hastanesi olarak küçültmeye gidilebileceğine dair söylemlerin olduğunu, ancak bunun nasıl hayata geçeceğine ilişkin kimsenin bilgisi olmadığını, çelişkili ifadelerin yer aldığını belirtti.

www.evrensel.net