Büyümeden küçücük fayda, bize 'büyük kazanım' olarak sunuldu

Büyümeden küçücük fayda, bize 'büyük kazanım' olarak sunuldu

Bir Ford Otosan işçisinin mektubu: Otomotiv sektöründeki büyümeden çok küçük oranda faydalandık ancak bu bizlere 'büyük bir kazanım' olarak sunuldu…

Ford Otosan işçisi
Kocaeli 

Televizyonlarda devletin hurda otomobillere yönelik 10 bin liralık ÖTV indirim haberlerini şu günlerde sık sık duymaktayız. 16 yaş üstü araçların hurdaya ayrılması torba yasayla gündeme alınmış. Bu yasal düzenlemenin sektöre olumlu yansıyacağını ve emisyon değerleri yüksek olması nedeniyle doğaya zarar veren araçların hurdaya ayrılmasının amaçlandığı vurgusu yapılıyor. 

Ben ve benim gibi otomotiv sektöründe çalışan işçiler, sıfır kilometre otomobil alamazken kimler bu indirimden yararlanıyor diye düşünüyoruz. AKP Hükümetinin her zamanki gibi günü kurtarmak adına yapmış olduğu, üstün körü, halkın ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılamaktan uzak bir yasal düzenlemeden öteye geçemiyor. 

ÖZEL SEKTÖRDE İŞ GARANTİSİ DE YOK

Hem bir vatandaş, hem de bir de otomotiv sektörü çalışanı olduğumdan dolayı bu tür gelişmeler (içi boş düzenlemeler) ben ve benim gibileri yakından ilgilendiriyor. Devlet büyüklerimiz sıfır otomobilin kaç para ettiğinden habersiz oldukları bir yana dursun, maaşlı çalışanların kaçı para biriktirip veya kredi çekip sıfır otomobil alacak düzeyde. Artı kredi çekse kaçı bunu ödeyebilir. Kaldı ki özel sektörde iş garantisi de yok, buna cesaret edebilsin. 

Sektördeki dev şirketler birçok konuda devletin kapısını çalarken neden otomobil vergileri konusunda devlet büyükleriyle görüşmezler. İç piyasaya daha az araç verdikleri için mi? (Bir çoğu ülkem için kampanyalar yapan, her fırsatta ülkeyi düşündüğünü vurgulayan patronlarımız MESS ve de Türk Metal gibi sendikalar hükümetle hem istihdam hem de iç piyasaya ucuz araç için birlikte hareket etmezler) 

Halkın ucuz ve sıfır araç alabilmesinin yolu sıfır araçlarda verginin (Biz de araç vergisiyle aracın fiyatı yarı yarıya 100 bin liralık otomobilin KDV’si, ÖTV’si ve diğer vergiler 50 bin lira) düşürülmesi gereklidir. Mesela sıfır bir araçtan alınan vergi çok düşük olabilir aracın yaşı yükseldikçe taşıt vergisi de yükseltilip, kişilerin sıfır araç alması sağlanabilir. Üretim sürekli olur, sektör krizlerden az etkilenir, devlet sürümden vergisini alır, patronlar, işçiler, halk ve devlet birlikte kazançlı çıkar. Amaç ülke ve halka hizmetse bunun yolu muhakkak bulunur ama amaç yandaşlara hizmetse bu durum farklı olur elbette.

ÜLKESİNİ SEVENLER...

İstihdamı sağlamak isteyen, işsizliği bitirmek isteyen çalışma saatlerini düşürür. Hani o ülkesini çok sevdiğini söyleyen patronlar da ülke ve ülke insanının menfaati için kazançlarını her yıl yükseltmek yerine biraz fedakar olurlar. Ayrıca ülkesini sevenler, büyüyen Türkiye diyenler, devlet içinde kadrolaşmaya gitmek yerine, görevleri asıl sahiplerine verirler. Bu olay özel sektör için de geçerlidir. İşi bilenin, siyasal görüşü, etnik yapısı ya da dini düşüncesi gözetilmeksizin hak ettiği konuma getirildiğinde hepimiz kazanırız. 

İkinci konunun ana nedeni de Türkiye gerçeklerinden kaynaklı olmasıdır. Bu günlerde AKP Hükümeti seçim için atamalar yaparken, yandaşlarını gözettiğini ortaya koymuş, hastanelere ilahiyat mezunu, ruhani danışman atamaya başlamış. Psikoloji mezunlarını devre dışı bırakmış, dahası ‘İlahiyat okursan atanır, her konuma gelirsin, başka okul okursan aç kalırsın’ demiştir. Bir diğer konu ise tıbbi sekreterlerin okulunu okuyup, mezun oldukları halde atamalarının yapılmayışı olayıdır. Bu konunun okulunu aç, okut ama atama yapma. Her konuda konuşanlar, ülke diye veryansın edenler, sadece reklam yapmakta, halkı işçiyi, memuru, çiftçiyi hiçe sayıp, kimsenin fikrini almadan taraf yandaş gözetmek kaydıyla yasalar çıkarmakta, yasaklamalar getirmektedir. Bunu metal işçileri olarak en iyi bizler biliyoruz grevimiz yasaklanmıştı. 

KOMİTELER KURMALIYIZ

Her geçen gün büyümeyi sürdüren otomotiv sektörü ocak ayı itibariyle yüzde 10.8 büyümüş oldu. 2018 yılı içersinde de büyümeye devam eden sektörde bizim imzaladığımız iki yıllık sözleşme bu büyüme oranından çok küçük oranda faydalanmış olup bizlere büyük bir kazanım olarak sunuldu. Otomotiv sektöründe çalışan bir işçi olarak benim maaş artış oranımla, sıfır otomobile gelen zammı kıyasladığımda aradaki uçurumun giderek artığını görmekteyim. Benim ve benim gibi işçilerin sıfır otomobil alması hayal, bizler üretiyor ama ürettiğimizden faydalanamıyoruz.

Asgari ücret artışı bu yıl yüzde 14, Eylül 2017 enflasyon oranı yüzde 12, benim zammım yüzde 24. Artan gıda, et, otomobil ve ev fiyatlarına baktığımızda ve yukarıdaki rakamları ele aldığımızda bizlerin imzaladığı sözleşmeyi yeterli bulamıyorum. Patronlarımız her geçen gün kârlarını artırırken, bizler yokluğa ve karanlık bir geleceğe doğru gidiyoruz. Üretiyor, kazandırıyor, fakat kazanamıyoruz. Küçük rakamları bizlere çok büyükmüş gibi sunuyorlar ve bundan fazlasını beklememiz gerektiğini bizlere aşılamaya çalışıyorlar. Her geçen gün bizlerin taleplerini türlü bahanelerle geçiştiriyorlar. Ülke genelinde açlık sınırında yaşıyoruz. Ve bizler bu duruma göz yumdukça Afrika’daki fakir ülkelerin durumuna doğru gidiyoruz. İşçiler olarak öncelikle fabrikalarımızda komiteler kurup, işçi sınıfı bilincine ulaşmamız gerekiyor.

İ. Sabri Durmaz yazdı: Ekonomik ve siyasi gerçekleri açıklamaya devam

 

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Şubat 2018 04:53
www.evrensel.net