Şirketler büyüdükçe taşeron sömürüsü artıyor

Şirketler büyüdükçe taşeron sömürüsü artıyor

STAR Rafineri, TÜPRAŞ, PETKİM, HABAŞ, Kocaer gibi firmalar ve alt taşeronları sürekli büyürken işçilerinin ücretleri ve hakları günden güne küçülüyor.

Turan KARA
İzmir

İzmir Aliağa’da bulunan STAR Rafineri, TÜPRAŞ, PETKİM, HABAŞ, Kocaer gibi büyük firmaların alt taşeronları büyürken, buralarda çalışan işçilerin hakları ise her geçen gün daha da küçülüyor. İşçiler ücretten sigorta primlerine, tazminattan yıllık izne kadar birçok noktada hak gasbına uğruyor.

EGE Bölgesi Sanayi Odasının (EBSO) açıkladığı “üretimden satışlara” rakamlarına göre, bölgede 2016 yılının 100 büyük firması arasında Aliağa’dan 12 firma yer aldı. Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre ise 2017’de Aliağa’daki limanlardan 9 milyar 973 milyon 987 bin dolarlık ihracat gerçekleşti. 2017’de Aliağa limanlarından en fazla ihracat yapılan bölüm 2 milyar 326 milyon 314 bin dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri olarak belirlendi. Bunu 1 milyar 838 milyon 489 bin dolarla elektrik-elektronik, 1 milyar 667 milyon 665 bin dolarla da çelik ürünleri takip etti. Firmaların büyüdüğü, ihracatın arttığı bölgede çalışan işçiler ise taşerona ve kötü çalışma koşullarına mahkum ediliyor.

Aliağa’daki STAR Rafineri, TÜPRAŞ, PETKİM, HABAŞ, Kocaer gibi en büyük firmaların alt taşeronlarında çalışan işçiler güvencesizliğe, esnek çalışmaya mahkum ediliyor. Çeşitli şekilde yıllık izin hakları ellerinden alınıyor, ücretleri düşük gösterilerek sigorta primlerine yansıtılıyor. Kıdem tazminatını almak istese, dava açması gerekiyor.

ANA YÜKLENİCİLER SORUMLULUKTAN KAÇIYOR

STAR Rafineride onlarca taşeron ve alt taşeron firma, işçi ücretlerini asgari ücretten göstererek, sigorta primini ve alacakları kesiyor. Asgari ücret dışında geriye kalan ücretleri elden verilen işçiler, fazla mesai ücretlerinin de maaşlarına yansıtılmadığını, ayın belli günlerinde ayrıca banka hesaplarına yatırıldığını söylüyor. İşçiler, firma yetkililerinin de ana yüklenici firmaların da durumdan haberdar oldukları halde sistemin bu şekilde işlediğini söylüyor.

İşçiler herhangi bir hak arama girişiminde ise asgari ücret üzerinden hak talep ediyor. Son olarak TÜPRAŞ’ın taşeron firması Selfed’in işçilerin alacaklarını vermeden kaçması örneğinde olduğu gibi. Kendileri ile aynı şartlarda çalışan hiçbir taşeron işçinin bu kadar ağır koşullarda bir iş için asgari ücretle çalışamayacağını dile getiren işçiler, ana yüklenici firma TÜPRAŞ tarafından da mağdur edildi. TÜPRAŞ, işçilere “Ücretleriniz asgari ücretten yatırılmış” diyerek kalan ödemeleri eksik yatırdı. TÜPRAŞ işçilerin itirazlarına ise “Muhatap biz değiliz” yanıtını veriyor. Daha önce 4 işçinin ölümünde de sorumluluk almayan TÜPRAŞ işçilerin yaşadığı mağduriyette de sorumluluk almaktan kaçınıyor.

TÜPRAŞ’ta yaşanan facianın ardından proje dışı bırakılan BEKA firmasının işçileri, tazminatlarını almak üzere firma yetkililerinin kendilerine söz verdiğini ancak ilk taksiti yatırıp geri kalan iki taksitin yatırılmadığını belirtiyor. İşçiler, kalan iki taksitin yatırılmaması üzerine BEKA yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde “TÜPRAŞ bizim paramıza haciz koydu, ne zaman hak edişimizi alırız, o zaman tazminatınızın geri kalanını yatıracağız” sözünü aldıklarını söylüyor. Ancak sözlerin tutulmaması durumunda mağduriyetlerinin nasıl giderileceğini merak eden işçilerin haklılık payı büyük. Zira Selfed örneği ortada duruyor.

Ülkenin en büyük 10 şirketi listesinden hiç inmeyen HABAŞ Demir Çelik fabrikası ise taşeron, esnek, kuralsız çalışma ve iş cinayetleri bakımından bölgenin en “sabıkalı” işletmesi unvanını taşıyor. Bünyesinde çalışan yaklaşık 3 bin 500 işçi bulunan HABAŞ’ta, işçiler asıl işi yapmasına karşılık, müdürler aracılığı ile kurulan şirketlerde taşeron firma işçisi gibi gösteriliyor. İşçiler sendikalı olmak istediklerinde ise çeşitli sorunlarla karşılaşıyor.

İşçilerin anlattıklarına göre işten çıkarılan birkaç işçinin şikayeti üzerine fabrikaya iş müfettişleri gelerek inceleme yaptı. Müdürlerin ‘Ben beden işçisiyim, sadece sayımda görevliyim’ demesi yönünde zorlamalarına rağmen işçiler asıl işi yaptıklarını söyledi. Taşeron çalışmanın kalkması için uğraş veren işçiler bunda kısmen de başarılı olduklarını belirtiyor. İşçiler, şimdiden bazılarının sistemde yaptığı işin görünmeye başladığını aktarıyor.

İŞÇİLER AĞIR ŞARTLARDA İŞ GÜVENLİĞİ OLMADAN ÇALIŞIYOR

Taşeron işçiliğin en önemli sıkıntılarından birinin de iş güvenliği olmadan çalışmak olduğunun altını çizen işçiler, “Bizlere kadrolu işçilerin kullanmam dediği kötü durumdaki güvenlik malzemeleri veriliyor. Kazanların içerisine maskesiz giriyoruz. İskelelerde kalitesiz kemerlerle çalışıyoruz. Bir iş kazası olduğu zamansa önlem almadığımız iddia edilerek suçlanan yine biz oluyoruz. Çalışma şartlarımız çok ağır, uzun, yorucu mesailerin ardından emeğimizin karşılığını alamadığımız gibi üzerine hakkımızı aramakta da güçlük çekiyoruz” diyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Şubat 2018 04:42
www.evrensel.net