05 Şubat 2018 22:16
Son Düzenlenme Tarihi: 05 Şubat 2018 22:43

Yaşam ile ölüm arasında bir performans: Hêk

Mezopotamya Dans Topluluğunun Diyarbakır 5 No’lu Cezaevinde yaşananlardan esinlenerek sahnelediği “Hêk” İstanbul ve Diyarbakır’da seyirci ile buluştu

Yaşam ile ölüm arasında bir performans: Hêk

Paylaş

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde çalışan Mezopotamya Dans Topluluğunun Diyarbakır 5 No’lu Cezaevinde yaşananlardan ilham alarak topluma dayatılan tek tipleşmeye karşı sahnelediği “Hêk” performansı İstanbul ve Diyarbakır’da seyirci ile buluştu. Topluluğun üyeleri İsmet Köroğlu, Serhat Kural ve Umut Sevgül ile sergiledikleri performans üzerine konuştuk. 

ÇIKIŞ NOKTALARI DİYARBAKIR CEZAEVİ

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Çağdaş Dans Bölümü mezunu İsmet Köroğlu, MKM bünyesinde tiyatro çalışmalarında yer aldıktan sonra dans topluluğuna geçmiş. Köroğlu, projedeki çıkış noktalarının Diyarbakır Cezaevi olduğunu belirterek, “Biz dansçılar Diyarbakır Cezaevi’ni dansımız ile bütünleştirirsek nasıl bir şey çıkar, biz nasıl bunu temsil edebiliriz?” gibi soruları kendilerine sorduklarını söyledi. 

BİR TARAFTA YAŞAM BİR TARAFTA ÖLÜM

Koreograf ve dansçı olarak çalışmalarda yer alan Serhat Kural ise, 2005 yılında Kürtlerin ilk profesyonel dans topluluğu olan Mezopotamya Dans’ı kuranlar arasında. Diyarbakır 5 No’lu Kapalı Cezaevinde sıkıştırılmış bir mekan içerisinde, insan bedeni ve psikolojisinin nasıl bir deformasyon yaşadığını işlediklerini belirten Kural, “İrade ve bireyin kendisini teslim etme süreçleri nasıl gelişiyor üzerinden bir tartışma başladı. Son olarak kurgusu diye tanımladığımız yaşam ve ölüm arası dediğimiz yumurta (Hêk) bir taraftan yaşamı ortaya koyarken diğer taraftan da hemen ölebilecek bir kırılganlığa sahip. Bu anlama baktığımızda, beden ile sıkıştırılmış mekan ve o mekanda sana dayatılmaya çalışılan yaşam tarzı, yaşam tarzına karşı seni bir irade savaşı içerisinde benliği ve varlığını ifade etme, güçlendirme üzerine kurulan bir konsepte dönüştü” diye anlattı.

Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı modern dans bölümü mezunu Umut Sevgül de, 13 yıldır dans topluluğu bünyesinde çalışmalar yapıyor. Daha önce de Mezopotamya Dans projesi olan “4 Kapı 40 Makam”da yer alan Sevgül, dans dilinde ana materyalin beden olduğunu belirterek, dans sanatında bedenin özgür kullanıldığı ölçüde mücadelenin de büyüdüğüne işaret etti. Sevgül, herkesin bir bedene sahip olduğunu ve amaçlarının özgür olmayan bedeni özgürleştirmek olduğunu söyledi. (Diyarbakır/MA)

ÖNCEKİ HABER

Rus basını: İdlib’de uçağımızı Türkiye yanlısı ÖSO düşürdü

SONRAKİ HABER

Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı hakim karşısına çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa