Köylüler perişan devlet umursamaz

Köylüler perişan devlet umursamaz

Elektrik borcu yüzünden elektrikleri kesilen ve kesintiden dolayı mahsulleri tarlada kalan Niğdeli patates üreticilerinin mağduriyetleri devam ediyor. Sorunlarını dile getirmek için daha önce de eylem yapan ve Niğde-Kayseri karayolunu trafiğe kapatan çiftçiler, taleplerinin karşılanmadığını, üstüne üstlük eylemden dolayı

Çağdaş Cem Yozgat

Niğde’nin Orhanlı kasabasında, yaklaşık iki haftadır süren elektrik kesintisi nedeniyle tarlalarını sulayamadıklarını ve patateslerin tarlada yandığını söyleyen çiftçiler, “Eğer köylerin elektriğini verip mahsulü almamıza müsaade etmezlerse biz borcumuzu ödeyemeyiz ve çok insan mağdur olur” diye konuştu.

Köylüler elektrik kurumuyla da görüşmeye gitmiş. Ancak, beklentilerin aksine bir sonuç alamadıklarını söylüyorlar. Kişi başına bir saat kadar görüşmelerin sürdüğünü kaydeden köylüler, içeride sadece borçlarını öğrendiklerini ve sorunun çözümü adına bir adım atılmadığını ifade etti.

OKULA GÖNDEREMEYECEĞİZ

Patates üreticisi Hasan Erdem bir an önce devlet yetkililerinin gelip, faizleri ve cezaları kaldırıp, anaparanın 3-5 yıla yayarak ödenmesi için yardımcı olması gerektiğini söyledi: “Bu yardımlar olmazsa biz çiftçiler açlıktan öleceğiz, yakında okullar açılacak, biz patatesi tarladan kaldırıp satamazsak borçlarımızı ödeyemediğimiz gibi bir de aç kalacağız. Ben kendi adıma bu sene çocuklarımı nasıl okula göndereceğimi bilmiyorum. Göndermemeyi düşünüyorum. Bu borcu ödesek de ödemesek de bizim mağduriyetimiz büyük olacak, geçinemeyeceğiz.” En azından ürünlerin toplanması için elektriğin verilmesi gerektiğini kaydeden Erdem, “Bize elektriğimizi versinler, mahsulümüzü alalım, satalım sonra da borcumuzu ödeyelim. Nasıl geçineceğimizi zaten bilmiyoruz en azından bu borçtan dolayı hapis cezası alıp daha da perişan hale gelmeyelim. Biz geçinmekten de vazgeçtik, biz mahsulü yetiştirelim, elektrik kurumu gelsin alsın mahsulü satsın borçlara karşılık biz buna da razıyız” diye konuştu.

Emre Yüksel ise patates toprakta kalırsa çocukların okula da devam edemeyeceklerini söylüyor. Yüksel “Bu kasabanın tek geçim kaynağı patates, eğer patates olmazsa, öğrencilerin yüzde sekseni okula devam edemez. İş bulup çalışmak zorunda kalabilirler. Geçen senelerde de patateslerimiz ambarlarda kaldı çoğu satamadı, dış ülkelerle olan sorunlardan dolayı ihracat gerçekleştiremedik, geçen senelerden beri gelen bir mağduriyet var. Bu mağduriyet giderilmezse eğer bu halk daha çok perişan olacak” dedi. Milletvekillerinin gelip kasabalılarla görüştüğünü de söyleyen Yüksel şunları ifade etti: “İki tane CHP milletvekili geldi, görüştük. Ama onlar da sorunu çözemeyeceklerini söylediler. Sorunu ancak iktidar partisinin çözebileceğini kapıların onlar için de kapalı olduğunu söylediler ve gittiler. Biz kasaba halkı olarak AKP’ye 1500 oy çıkardık, milletvekili seçtik, ama seçildikleri günden beri daha yüzlerini görmedik. Seçim zamanına kadar da göremeyiz.”  (Niğde/EVRENSEL)


ÇOCUKLARIMIZIN PSİKOLOJİSİ BOZULDU

Kurum önünde bekleyen çiftçilerden biri, oraya kurumun çağırdığını ama bekletildiklerini ve sıranın gelmesinin de çok zor olduğunu söyledi. Sorunun bu şekilde çözülemeyeceğini belirten çiftçi, “Artık ne yapacağımızı bilmiyoruz, evde durumlarımız hiç iyi değil. Çocuklar rüyalarında patates ektiklerini, elektrik hattı çektiklerini söylüyorlar. Çocukların psikolojileri bozuldu. Bizde çok sıkıntı içindeyiz. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Suyumuz yok. Susuzluktan kurbağalar bile ölüyor. Biz patatesimizi tarladan kaldıramıyoruz, patates tarlada yanıyor susuzluktan.” diye konuştu.

Eylemden sonra sıkıntı yaşadıklarını ve bir daha aynı problemlerle yüz yüze gelmek istemediklerini belirten ve bu nedenle ismini vermek istemeyen çiftçi, “Bu günler yine iyi sayılır, eğer borcu ödeyemezsek, 3 ay sonra hapse girersek o zaman çocuklar daha da perişan duruma düşecekler. Psikolojileri çok bozuldu. Çözüm istiyoruz artık, devlet bu işe bir el atsın kurtarsın bizi bu dertten, devlet büyüktür, büyükse de bize bakmak zorundadır, problemlerimizi çözmek zorundadır” dedi.


SURİYE’YE GİTMEK İSTİYORLAR!

Hükümetin Suriye’den gelen mültecilere gösterdiği ‘yardım’ı kendi halkına göstermediğini söyleyen Yusuf Kaya ise umutsuz. Kaya “Suriye’den gelen 45 bin kişiye bu devlet el açıyor, yardım ediyor. Ama kendi içindeki, buradaki 5 bin kişiyi görmezden geliyor. Mağdur ediyor. Kendi askerimiz ile karşı karşıya getiriyor bizi. Bizde daha iyi yaşamak için Suriye’ye gitmek istiyoruz. Ya devlet bize de çadır versin, aş versin, burada baksın bize ya da bizi Suriye’ye versin, açsın kapıları biz gitmeye razıyız.” dedi. Özelleştirilen şirketi devletin koruduğu söyleyen Kaya, “Devlet şirketi koruyor, askeri, polisi bizim üzerimize gönderiyor, kendi halkına karşı şirketi koruyor. Biz borcumuzu inkâr etmiyoruz, kaçmıyoruz. Ama bize bir kolaylık sağlanmasını istiyoruz, bu şartlarda bu borcu ödeyemeyiz.” dedi.


SESİMİZİ DUYURAMADIK

Murat Gülme de yaptıkları eylemlerin genel olarak medyada yer bulmamasından şikayetçi. Gülme “Geçen sene mahsulümüz tarlada dondu, bundan dolayı biz elektrik borcumuzu ödeyemedik. Bu senede kesinti yapıldı ve patatesimiz yine tarlada kaldı. Sesimizi duyurmaya çalıştık, birçok gazeteci geldi kasabaya ama hiçbiri yayınlamadı haberi. Onlar hep AKP kanalı olduğu için mağduriyetimize yer vermediler.” diye konuştu.

Köylerde ve kasabalarda gezerek meyve sebze satan Hasan Tekden, sadece Orhanlı Kasabasında değil, çevre köyler ve kasabalarda da durumun aynı olduğunu söylüyor. Tekden, insanların alım gücünün düştüğünü, evine 1 lira verip meyve alamadığını, insanların halinin gerçekten perişan olduğunu belirtti.

www.evrensel.net