'İddianame devletin doğrusunu dayatıyor'

'İddianame devletin doğrusunu dayatıyor'

Barış Akademisyenlerine yönelik açılan davada savunma yapan Prof. Büşra Ersanlı 'İddianame bilim insanlarına devletin doğrusunu dayatıyor' dedi.

Barış İçin Akademisyenlerin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi imzacılarına yönelik davalar Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Yaptığı savunmada iddianameyi eleştiren Prof. Büşra Ersanlı “İddianame bilim insanlarına devletin doğrusunu dayatıyor” eleştirisini getirdi.

Barış bildirisine imza attıkları için haklarında dava açılan 89 akademisyenin ilk duruşmaları Çağlayan Adliyesi’nde görüldü. Duruşmaları Fransa İnsan Hakları Ligi'nden, Uluslararası Politik Psikoloji Cemiyeti'nden akademisyener ve İsrail-Filistin Eşitlik için Akademisyenler Platformu üyeleri de takip etti. 

‘İMZAM HEM BİREYSEL HEM KAMUSAL SORUMLULUK’

İlk duruşmada Marmara Üniversitesi'nden emekli Prof. Büşra Ersanlı savunma yaptı. Bir bilim insanı olarak “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalamasının hem bireysel hem de kamusal sorumluluk gereğini olduğunu ifade eden Ersanlı, hazırlanan iddianame ile bilim insanlarına devletin doğrusunun dayatıldığını dile getirdi. Ersanlı, mahkeme heyetine “Suç işlediğimi gösteren herhangi bir delil toplamaya gerek görmeden, suçluluğu ön kabul olarak ele alan bu  iddianameyi yeniden değerlendireceğinize ve suçsuzluğumu sabit bulacağınıza inanmak isterim” diyerek  savunmasını tamamladı. 

Bir diğer duruşmada mahkeme karşısına çıkan Yasemin Gülsüm Acar suçlamayı kabul etmediğini belirterek esasa ilişkin savunmasını hazırlamak için süre talep etti. Anadili olan İngilizce’de kendisini daha rahat ifade edeceğini belirterek tercüman istedi. Hakim, beraat talebini reddederken, savunma için süre verilmesine ve duruşmada tercümanın hazır edilmesine karar verdi.

Üçüncü duruşmada hazır bulunan Stefo Benlisoy’un TCK’nın 301. Maddesi uyarınca adalet bakanlığından soruşturma izni alınmasına yönelik talebi reddedildi. 

HAKİM: SES TONUM BU ŞEKİLDE YÜKSEKTİR!

İTÜ’den emekli Prof. Dr. Ayşe Erzan duruşma salonunda yer aldı. Avukatı Meriç Eyüboğlu derhal beraat ve birleştirme talebinde bulundu. Bildirinin barıştan yana olduğunu, uluslararası raporlarla doğrulanmış olgulara yer verdiğini belirten Eyüboğlu, ifade özgürlüğüne dair AİHM ve yerel mahkeme kararlarından örnek verdi.Hakim “Usule ilişkin itiraz yapacağız diyor esasa dair itiraz ediyorsunuz” diyerek sesini yükseltince Eyüboğlu “Benimle bağırarak konuşmayın” dedi. Hakim “Ses tonum bu şekilde yüksektir, kabul etmiyorsanız buyurun” dedi.

Hakim, “suçun niteliği, yargılama ve delil değerlendirilmesi yapılmasındaki zorunluluk nazara alındığında derhal beraat şartlarının oluşmadığı” gerekçesiyle derhal beraat talebini reddetti. “Her bir dosyadaki sanıkların ayrı ayrı ve farklı kişiler olmaları, cezaların şahsiliği, sanıklar arasında şahsi bağlantı olmaması” gerekçesiyle de birleştirme talebinin reddine karar verdi.

BİRLEŞTİRME VE BERAAT TAELPLERİNE RET

Aralarında Prof. Dr. Özdemir  Nesrin Sungur Çakmak, İletişim Fakültesinden Emre Tansu Keten, Akademisyen Gülay Kılıçarslan, YTÜ’den ihraç edilen Araştırma Görevlisi İrfan Emre Kovankaya ve Marmara Üniversitesi’nden Canan Özbey’in de bulunduğu bir çok isim dün farklı duruşmalarda savunma yaptı. Yargılanan akademisyenler ve onlar adına savunma yapan avukatlar duruşmaları birleştirme ve beraat talep ederken bütün duruşmalarda bu talepler reddedildi. Duruşmalar ertelenirken her bir duruşma ayrı tarihler verildi. (HABER MERKEZİ) 
 

www.evrensel.net