Babil Kültür Merkezi’nden Ekim Devrimi semineri

Babil Kültür Merkezi’nden Ekim Devrimi semineri

Maltepe Babil Kültür, Sanat ve Bilim Derneği etkinlikler dizisine “Sovyetlerde Bilim, Kültür, Sanat ve Yaşam” semineri ile devam etti.

Maltepe Babil Kültür, Sanat ve Bilim Derneği etkinlikler dizisine “Sovyetlerde Bilim, Kültür, Sanat ve Yaşam” semineri ile devam etti.

Ekim Devrimi sonrası SSCB’de kültür, sanat, bilim ve toplumsal yaşamda çok büyük atılımların yaşandığının ifade edildiği etkinlikte ortaya çıkan eserlerin insanlık tarihine önemli katkılar sağladığı vurgulandı. 

BARINMA HAKKI İLK KEZ ANAYASADA 

Seminerde ilk sözü alan ve “Sovyetlerde Konut Sorunu ve Barınma Hakkı” başlıklı bir sunum yapan İnşaat Mühendisi İsmet Doğan, SSCB’nin konutu bir meta değil hak olarak belirlediğini dile getirdi. Doğan ayrıca SSCB’nin barınma hakkını anayasa ile güvence altına alan ilk devlet olduğunu vurguladı.

Seminerde söz alan Kimyager Ferhat Sarı ise “Sovyetlerde Bilim” başlıklı sunumunda; teknojoji ve sanayide dışa bağımlı olan Çarlık Rusyasının aksine Sovyetlerin, bilim ve teknolojide kapitalist ülkeleri geride bıraktığına dikkat çekti. 

‘ŞOLOHOV, GORKİ, FEDİN ÇAĞIMIZI DA ETKİLEDİ’

“Sovyetlerde Edebiyat” başlıklı sunum yapan Edebiyatçı-Yazar Tahir Şilkan ise devrimin yapı taşlarının 1917’den çok önce edebiyat alanında atılmaya başladığını dile getirdi. Dostoyevski’nin, Çernievski’nin romanlarının halkın içinde bulunduğu sefaleti, Çarlık rejiminin baskıcı politikalarını anllatığını dile getiren Şilkan, Ekim Devriminin edebiyat üzerindeki politik baskıyı kaldırarak “özgür edebiyatın” önünü açtığını dile getirdi. Gorki, Şolohov, Fedin gibi ustalardan örnekler veren Şilkan Sovyet yazarlarının bugün hala dünyayı etkileyen yazarlar olduğunu ifade etti. 

“Sovyetlerde Sanat” başlıklı sunumda ise, işçi iktidarının sanatı müzelerden ve burjuva kolleksiyonlarından çıkarıp halkla buluşturduğuna dikkat çekildi. Moskova metrosunun yüzlerce resim ve heykelle doğal bir sanat galerisi halini alması buna örnek gösterildi. 

Seminerde ayrıca Karl Marx’ın “Sabah işe giden, öğleden sonra balık tutan, akşam resim yapan bir insan neden olmasın?” şeklinde formüle ettiği toplum hayalini hayata geçirmeye çalışan Sovyet iktidarının sanat eserlerini halk ile buluşturduğu dile getirildi. 

Seminer izleyicilerin soru ve yorumları ile sona erdi. (İstanbıl/EVRENSEL)

www.evrensel.net