Metal işçisi: Laf salatası istemiyoruz, icraat bekliyoruz

Metal işçisi: Laf salatası istemiyoruz, icraat bekliyoruz

Grevleri yasaklanan metal işçileri öfkeli. Ford Otosan'dan bir işçi yasakları tanımayıp greve çıkacaklarını yazdı.

Ford Otosan İşçisi
Kocaeli

İşçi kardeşlerim;
Grevimizin yasaklanmasından bu yana yaşanan gelişmeleri değerlendirme ihtiyacı duyduğum için bu yazıyı kaleme alıyorum. Öncelikle geçtiğimiz cuma yapılan MESS görüşmesini ele alalım.

Son olarak MESS bizlere yüzde 13,2 teklif etti. İlk önce yüzde 3,2, sonrasında yüzde 6,4 zam teklifinin ardından en son teklifti bu oldu. MESS yüzde 3,2 enflasyon artı yüzde 10 da refah payı adı altında yaptı teklifini. İlk teklifini yeniden ele alırsak, enflasyon Eylül ayında yüzde 12 çıkmıştı. Yüzde 9 kayıp yaşamamız anlamına gelen teklifle gelen MESS, bizleri enflasyon karşısında ezilmeye mahkum bırakmak istedi. Son teklifi de aslında daha iyi değil. Asgari ücrete gelen zam oranı yüzde 14,2 iken koca holdingler bizlere daha azını vererek, asgari ücretle bizleri çalıştıracaklar.

Yani ülke genelinde tek tip maaş var, o da asgari ücret. Bizler dik durduğumuzda teklifin giderek arttığını görüyoruz. Tavizler verdiğimizde de patronlar daha çok taviz vermemizi istiyor. Ürettiğimiz ürünleri pazarlarken uyguladıkları zamları hepimiz biliyoruz. Kendileri çok kazanacak, çok kâr edecek ama az maaş verecek. Keser gibiler hep kendilerine yontuyorlar. Masada Türk Metal’de bizlere sormadan yüzde 30’a iniyor, bu safhadan sonra bizim kırmızı çizgimiz yüzde 38’dir. Bundan asla taviz vermeyiz.

İşçi dediğin el emeğiyle geçimini sağlayan kişilerdir. Bizim emeğimizin karşılığı sizce düşük ücret midir? Sendikalar bütün iş kollarının birleştiği konfederasyonlara bağlıdır. Türk Metal Sendikası Türk-İş konfederasyonuna bağlı. MESS patronların sendikası, birçok şirket, holding demek, birçok iş kolunda faaliyet gösteriyor demek. Lafın geleceği nokta bi zahmet konfederasyon yöneticileri metal sektörüne destek için “GENEL GREV” ilan etsin. Ederler mi derseniz, hepsi oturdukları koltukta rahatlar. Alsın maaşlarını yatsınlar. Bu noktada biz metal işçilerinin kaybı 13 milyon işçinin kaybı anlamına gelir. Yani holdinglere karşı ya hep beraber direnir, ya da parça parça kalır, hep birlikte kaybederiz.

İkinci husussa grevimizin milli güvenlik gerekçesiyle yasaklanması. Bizler terörist değiliz. İşçiler olarak hakkımızı ne zaman aramaya kalksak karşımıza milli güvenlik gerekçesini çıkarıyorlar. Nedir milli güvenlik gerekçesi? Biz grev yaptığımızda ülke ekonomisine mi zarar veriyoruz? Biz ne kadar çok kazanırsak, devlet bizden bunu vergi olarak alacak, devlette kazanacak. Malum devletimiz birçok patronun borcunu siliyor. Erteleyebilir, taksitlere bölebilir ama iş patronlara gelince vergi borcuları sıfırlanıyor. Vergisini vermeyen patronlar mı, biz işçiler mi? Kim milli güvenlik tehdidi oluşturuyor sizce?

Partiler ya da devlet büyükleri meydanlara çıkıyor, halkı topluyor, konuşma yapıyorlar. Biz grev yapınca mı tehdit akıllarına geliyor? Bu bir çelişki değil de nedir? Ya da bizler meydanlara indiğimizde, ekmeğimiz için mücadele edeceğiz. Etrafa zarar vermek ne bizim amacımız olabilir, ne de biz işçilere yakışır. Bizler bu bilincindeyiz. Biz işçiler; tüm yasaklamalara karşı hakkımız olan grevi uygulayacağız. Yasakları tanımıyoruz. Yasaklar ve de yasaklamalar hep bize karşı. Topyekün genel grev istiyoruz. Bu son çizgi. Burada kaybedersek artık hep kaybetmeye mahkum oluruz ya da yasaklamalarla durduruluruz. Tüm sektör ve 13 milyon işçi olarak harekete geçme zamanı gelmiştir. Hep beraber genel greve.

Türk Metal yöneticileri her zaman basın açıklaması derdinde. Ekranlara çıkıp, kendilerinin şöhrete kavuştuğunu düşünüyorlar herhalde. Bizler laf salatası istemiyoruz artık icraat bekliyoruz. Şalter inecek. Üretim duracak. İsteklerimiz kabul görene kadar mücadele edeceğiz. Artık dönüşü yok bu işin. Artık masada satılmaya da tahammül yok. Yasaklamalar da umrumuzda değil. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Grevle kazanacağız.

Metal işçileri ne diyor?

Metal işçileri ne diyor?

www.evrensel.net