Kadro dışı bırakılan işçiler: Biz de kadro istiyoruz

Kadro dışı bırakılan işçiler: Biz de kadro istiyoruz

Taşeron Çalışanlar Platformu'nun yaptığı toplantıda kadro dışı bırakılan işçiler bir araya geldi: 3 vardiya çalışıyoruz, biz de kadro istiyoruz.

Derya KAYA
Ankara

Taşeron Çalışanlar Platformu taşeron işçilerin kadroya geçişleriyle ilgili bilgilendirme toplantısı yaptı. Tes-İş Sendikası tesislerinde yapılan toplantıya çeşitli kurumlarda kadro dışı bırakılan taşeron işçiler katıldı. Kamuda, hastanelerde, sosyal tesislerde, sağlık ocaklarında, laboratuvarlarda çalışan ve kadro dışı bırakılan işçiler kadro dışı bırakılmalarına tepki göstererek, kamuda çalışan tüm taşeron işçiler için ayrımsız-şartsız kadro talebini yineledi.

Toplantıda konuşan platform Başkanı Halit Önük, taşeron işçilerin örgütlenmesinin önemine dikkat çekerek, işçilerin birlik ve beraberlikle her şeyin üstesinden geleceğini söyledi. Herkesi platforma katılmaya çağıran Önük, taşeron işçiler olarak taleplerini paylaştı. Önük, “Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz. Taşeronun tamamı için kadro istiyoruz. Bazı insanlar ‘herkese kadro olabilir mi’ diye düşünebilir. Evet olur. Biz ekstra bir şey istemiyoruz. Herkese kadro verelim, aracı firmayı kaldıralım, devletin parası devletin bünyesinde kalsın” dedi.

‘ÇOCUKLARIMIZ ÜZÜLMESİN DİYE İSTİYORUZ’

Önük, herkese ayrımsız-şartsız kadro verilmesi gerektiğini söyleyerek, “Taşeronun tamamına kadro istiyoruz. Çünkü çocuklarımız okula gittiğinde anneleri-babaları ceplerine para koysun, onlar da rahat şekilde istediğini alsın diye istiyoruz. Yarın işten çıkarılıp işsiz kalan bir babanın annenin cocuğu okula gittiğinde ailesi harçlık veremediği için ağlamasın diye istiyoruz. İnsan gibi yaşamak için istiyoruz. Bizim ve çocuklarımızın tüm hayatı kurum amirleri ya da taşeron yetkilisi iki dudağı arasında olmasın diye istiyoruz” dedi. Hiçbir işçinin ihale şartnamesini yönetime sorma gibi bir durumununun olmadığını belirten Önük, seçim vaatlerinde yüzde 70 ibaresi olmadığını, tüm taşeron için sözlerin verildiğini kaydetti. Taşeron işçilerin yıllarca sayısız firma gördüğünü belirten Önük, buna ilişkin emsal karar olduğunu, herkesin vasıflı işçiler olduğunu belirtti.

‘TALEBİMİZ DAHA İYİ HAYAT ŞARTLARI’

Platform toplantısına katılan ve kadro dışı kalan işçiler gazetemize konuştu. Sami Ulus Çocuk Hastanesinden toplantıya katılım yoğundu. Çamaşırhanede 18 yıldır çalışan Soner Uras, enfeksiyon kapma riskiyle karşı karşıya kaldıklarını, hastaların enfeksiyonlu çamaşırlarını yıkadıklarını ifade etti. Uras “Ben hastaneye 18 yıl önce girdiğimde doğan çocuklar şimdi askere gidiyor, ben ise hâlâ kadro alamadım” dedi. Yüzde 70 barajına takıldıkları için kadro dışı kaldıklarını belirten Uras, “2 aydır çalışanlar kadro aldı biz alamadık. Talebimiz kadroya geçip daha iyi hayat şartları ve geleceğimizi garantiye almak. Çocuk okutuyoruz. Şehir hastanesi kurulduğunda kadroya geçenler gidecek, biz dışarıda kalacağız. Bu da ayrımcılık yaratıyor. Yıllardır emek veriyoruz. Bir kısım sevindi, bir kısım sevinemedi. Umarım her şey iyiye gider” dedi.

‘BİZ MALZEME DEĞİL, İNSANIZ’

Yemekhane işçisi Çağrı Koparan da ayrımcılığa maruz kaldıklarını belirtti. Gece 4’te gelip kahvaltı dağıtıp, yemek hazırladıklarını kaydeden Koparan, hastaların sağlığıyla ilgilendiklerini, çocuk mamasından diyet yemeğine hepsini kendilerinin hazırladığını, refakatçiden doktora tüm hastaneye hizmet verdiklerini belirtti. 2014 yılı sonrası yapılan sözleşmelerde malzeme alımı olarak görüldüklerini belirten Koparan, “Aramızda 18 yıldır çalışanlar var. Sayısız şirket gördük. Senelerdir birlikte çalışıyoruz. 24 saat 3 vardiya çalışıyoruz. Fakat kadro dışı bırakılıyoruz. Yüzde 70 barajı kalkmalı. Bir ay önce başlayan, raporlu olan aldı, biz alamadık. Biz malzeme değiliz bizler de insanız. Herkese kadro istiyoruz” diye konuştu.

‘HANİ AYRIMSIZ ŞARTSIZDI KADRO!’

Başkent Öğretmenevi’nde teknik eleman olarak çalışan Dilek Yılmaztürk, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak çalıştıklarını belirtti. Sosyal tesislerde çalışanların kapsam dışı bırakıldığını belirten Yılmaztürk, mağduriyetin giderilmesini istedi. Yılmaztürk şunları söyledi: “Hani ayrımsız şartsızdı kadro? Bu ayrımcılık neden? Ben geleceğe güvencem olmadan nasıl bakacağım? Tehdit, korku ile çalışmak nasıl mümkün olacak? Biz yıllardır bekliyoruz. 12 yıl çalıştım. Neden kapsam dışı tutulduk? Suç mu sosyal tesiste çalışmak? Bütçenin özel olması bizi ilgilendirmiyor. Benim devamlı işyerinde olmam gerek. Öğretmenevi sosyal tesisinde o kadar vasıflı insan var ki neden kapsam dışı bırakıldık? Herkes kadroya alınmalı.”
Orduevinde çalışan Naşide Ortaoruç da kapsamdışı kalmak istemediklerini belirtti. Mesai gözetmeden çalıştıklarını kaydeden Ortaoruç, “Biz de bu ülkenin vatandaşıyız. Herkese verdiği kadroyu biz de istiyoruz” dedi.

‘ÜZÜNTÜLÜ VE ENDİŞELİYİZ’

Tarım Bakanlığında laborant olarak çalışan Eren Ovacin, asıl işi yaptığını ve bütün taşerona amasız-şartsız kadro istediklerini belirtti. Ovacin, “5 yıldır çalışıyorum. Bizi Tarım Bakanlığı işe aldı. Ama paramızı başka yerden aldığımız için kadro dışı bırakıldık. Geçici de çalışmıyoruz. Yılın 12 ayı sürekli oradayız” dedi.

İl Sağlık Müdürlüğünde şoför olarak çalışan Emrah Oral taşeron işçiler arasında yapılan ayrımın kendilerini üzdüğünü ve endişelendirdiğini belirtti. Çözüm beklediklerini kaydeden Oral, “Gece gündüz, üç vardiya çalışıyoruz. Yüzde 70 barajının kaldırılmasını istiyoruz. Bakan gelir, Başbakan gelir, vekil gelir, sandık taşınacaktır, ‘şoför koş’ derler. Kadroya gelince şoföre yok”.

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Ocak 2018 17:10
www.evrensel.net
ETİKETLER taşeron