‘Çawa yî baş î’ dayağı

‘Çawa yî baş î’ dayağı

İstanbul Esenler'de bir Kürt vatandaş arabayla hafifçe çarptıkları çocuğa Kürtçe Çawa yî baş î’ (Nasılsın, iyi misin) diye sorunca linç girişimine maruz kaldı.Son zamanlarda Kürt yurttaşlara yönelik artan saldırıların bir örneği İstanbul Esenler'de yaşandı. 11 Ağustos gün&uu

Eda Yıldırım / Emre Caka

Son zamanlarda Kürt yurttaşlara yönelik artan saldırıların bir örneği İstanbul Esenler'de yaşandı. 11 Ağustos günü yaşanan olayda, Iğdırlı Selim Acar, Mehmet Ali Altuntaş, Ömer Altuntaş ve Öztürk Altuntaş adlı Kürt yurttaşlar Kürtçe konuştukları için oturdukları mahallede, aralarında bir esnafın olduğu on beş kişilik bir grubun sopalı saldırısına uğradı. Saldırı sonucu vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Selim Acar, Mehmet Ali Altuntaş, Ömer Altuntaş ve Öztürk Altuntaş olay sonrası  polis tarafından gözaltına alınarak yaralı halde nezarethanede bekletildi.

Olay sonrası kafasının kırıldığını, kolunda şişme ve morlukların oluştuğunu söyleyen Acar, daha önce de mahallelerinde Kürtlere yönelik böyle saldırıların yaşandığını söyledi. Yaşadıkları saldırının da önceden planlanmış olabileceğini ileri süren Acar, yetkililerin bu saldırıların önüne geçmesi gerektiğini ifade etti.

KARAKOLDA SALDIRGANLARA VIP MUAMELESİ

Polislerin kendileriyle beraber saldırganlardan iki kişiyi gözaltına alarak Üç Yüzlü Karakoluna götürüldüklerini söyleyen Acar,  kendilerinin iki saat nezarethanede tutulurken saldırganların karakol odalarında ağırlandığını ileri sürdü. “Yani dayak yemek değil de karakoldaki muamele benim çok zoruma gitti. Kırık kafayla beni iki saat orada tuttular. Doktor ilaç yazmıştı bana ilaç almaya bile bırakmadılar. Eğer biz bu ülkenin vatandaşıysak ve eşitsek bu ülkenin güvenlik güçleri neden bize ayrı onlara ayrı muamele yapıyor” diyen Acar, yaşadıklarına isyan etti. Nezarethanede saldırganları görmeyince polislere, “benim suçum yok ama ben nezarethanedeyim. Asıl suçlular nerede?” diye sorduğunu anlatan Mehmet Ali Altuntaş ise, “Gözümün içine baka baka yalan söylediler, ‘Onlar da rapor almak için hastanedeler’ diye. Aynı anda götürüldük hastaneye” diye tepki gösterdi.

‘BİZ DÜŞMANLIĞI DEĞİL BARIŞI SAVUNUYORUZ’

Türklerle barış içinde kardeşçe yaşamak istediklerini söyleyen Altuntaş, “Ama böyle birkaç tane kendini bilmezin provokasyonuyla Kürtlere yönelik saldırılar gerçekleşiyor. Bu büyük bir haksızlık” diye konuştu. Altuntaş’ın amcasının oğlu  Yüksel Altuntaş da yaşananlara tepki gösterdi. Kürtlerin barış talebinin saldırılarla karşılık bulduğunu ifade eden Altuntaş, “Biz işçi insanız buraya çalışmaya geldik. Ancak, çocuğumuzun çoluğumuzun ailelerimizin sokakta rahat dolaşabilmesi için bu olayların önlenmesi için gerekir” dedi.

Yetkililerin saldırıların önüne geçilmesi için daha aktif davranması gerektiğini söyleyen Altuntaş, “Gelsinler olayları yerinde görüp incelesinler, bizlerle görüşsünler. Eğer beni darp eden insanlar, yaralayanlar karakolda ağırlanıyorsa bense nezarethanede tutuluyorsam benim diyecek hiçbir şeyim yok çünkü” diye konuştu.

HDK SALDIRIYI KINADI

Esenler’de Kürt yurttaşlara yönelik yaşanan saldırı HDK çağrısıyla bir araya gelen emek ve demokrasi güçleri tarafından protesto edildi. Esenler Dörtyol Meydanında bir araya gelerek “Yaşasın Halkların kardeşliği” sloganıyla olayın gerçekleştiği  Nene Hatun Mahallesine yürüyen kitle, saldırıya tepki gösterdi. Burada konuşan BDP Esenler İlçe Başkanı Recep Belek, ırkçı ve gerici zihniyetle bir yere varılamayacağını belirtti. 30 yıldır kardeş kanı döküldüğünü söyleyen Belek, “Barış için bedel ödememiz gerekiyorsa ödemeye hazırız” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)


Halkların Demokratik Kongresi’nin çağrısıyla Esenler’de bir araya gelen Emek Ve Demokrasi Güçleri Alevi ve Kürt yurttaşlara karşı yürütülen linç kampanyalarını ve AKP’nin içerde ve dışarıda yürüttüğü savaş politikalarını protesto etti.

Önceki gün, Esenler Dörtyol Meydanında toplanarak basın açıklaması yapan Esenler Emek Ve Demokrasi Güçleri AKP politikalarının halklar arasına nifak soktuğunu ifade etti. Kitle adına ortak açıklama yapan Hanife Adıgüzel, 30 yıldır Kürt sorununda çözümsüzlükte ısrar eden diğer partiler gibi AKP Hükümetinin de daha fazla kan ve savaş politikalarıyla halkları birbirine düşman ettiğine dikkat çekti. Esenler halkı olarak Kürt halkının özgürlük, Alevi yurttaşların eşit yurttaşlık hakkı, işçi ve emekçilerin hak mücadelelerini desteklediklerini söyleyen Adıgüzel,  AKP’nin tutumunun ise saldırganlara cesaret verici nitelikte olduğunu vurguladı. Eylemde söz alan Esenler Hacı Bektaşı Veli Derneği adına konuşan Savaş Başpınar da, “Biz Aleviler, herkesin ibadetine, ibadethanesine saygı duyuyoruz. Birileri de bizlerin ibadethanesine saygı duysun” diyerek Karacaahmet Cemevine ‘ucube’ diyen Başbakan Erdoğan’a tepki gösterdi. Aleviler olarak tek isteklerinin barış içinde yaşamak olduğunu vurgulayan Başpınar, hükümet politikalarının buna izin vermediğini ifade etti. Başpınar’dan sonra konuşan SES Aksaray Şube Başkanı Ersoy Adıgüzel, Türkiye’de halkların birbirine kırdırılarak katliamlar yaşatıldığına dikkat çekti. AKP’nin savaş çığırtkanlığının daha fazla kan ve gözyaşı olduğunu vurgulayan Adıgüzel, AKP’nin içerde ve dışarıda yürüttüğü savaş politikalarına bir an önce son vermesi gerektiğini söyledi.

www.evrensel.net