OHAL patronunsa, grev işçinin

OHAL patronunsa, grev işçinin

Evrensel'e mektup yazan metal işçileri, OHAL gerekçesiyle yasaklansa bile MESS dayatmalarına karşı greve çıkılması yönünde kararlılık belirtti.

Çimsataş’tan bir işçi
Mersin

Birleşik Metal-İş Sendikasının örgütlü olduğu Çimsataş fabrikasında çalışmaya başladığım zaman işçilerin birbirine nasıl bağlı olduğunu gördüm. Güzel ortam oluşuyor hoş sohbet falan filan derken TİS süreci MESS görüşmeleri başladı. İster istemez işçiler arasında bir kırılma gördüm. Kiminin umurunda değil kimi de canı pahasına mücadele edeceğiz diyor. Yeterince örgütlü hareket yok, bazı arkadaşlar pasif kalıyor. Müdürler işçiler arasında “Bu zam oranı fabrikanın batması demektir” diyerek şimdiden grevi kırmaya çalışıyorlar. Biz de işçiler olarak ya batacağız ya da insanca bir yaşam için mücadeleye devam edeceğiz diyoruz. Pes etmek yok. 

Geçen dönemlerde birbirine güvenmeyen işçi arkadaşlarıma sesleniyorum. Bu sefer güvenin kendiniz için olmasa bile çocuklarınız için yapın. İnanıyorum başaracağız. Sermayeye yenilmeyeceğiz. İşimiz çok ağır ve zor. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Vergi dilimine girdiniz diyerek bizleri sömürüyorlar. Buna geçit vermeyelim. Şeflerin, müdürlerin iş yok demeleri, esnek çalışmaya gidileceğini söylemeleri, bunların hepsi birer oyun. Görüyorsunuz işlerin nasıl yoğun olduğunu, siparişler yetişmiyor. Firmalarla 5-6 yıllık anlaşmalar sağlanmış. Bunlar işlerin yoğun olduğunun bir belirtisidir.

Her cuma kısa süreli yürüyüş eylemi yapıyoruz ama işverene pek dokunmuyor. Bunun yerine yarım saat iş durdursak bile işveren oturup düşünecektir. 

Sendikanın almış olduğu karar doğrultusunda gece vardiyasında uyarı eylemi olarak 1 saatlik iş durdurduk iyi oldu. Üretimden gelen gücümüzü kullanmazsak haklarımızı elde edemeyiz.

Örgütlü bir işçi kitlesini hiç bir kuvvet yenemez, gerçek bu. Birbirimize bağlı kalalım. Omuz omuza olalım ve kendi haklarımızı yedirmeyelim. Birlikten kuvvet doğar. Geçen dönemlerdeki hatalardan ders çıkaralım ve tekrar bu hataları yapmayalım. 

Grev bizim en büyük silahımız patrondan, sermayeden ya da hükümetten izin almamız gerekmiyor çünkü fabrika bizim evimiz yuvamız öyle görüyorum. Evimde kimseden izin almıyorum ben. Lokavt da ilan etseler, grevimizi yasaklasalar da biz grev hakkımızı sonuna kadar kullanmalıyız. Birlik olur birleşirsek başarabiliriz ancak. Yaşasın onurlu direnişimiz. 

OHAL patronunsa grev işçinin.


Tam grev kararı almışken operasyon başladı

Çimsataş metalden bir işçi
Mersin

Merhaba arkadaşlar. Hak arayan direnen emekçiler hepinizi Mersin’den saygıyla selamlıyorum. Hepinizin bildiği gibi 1 Eylül’de MESS’le biz metal işçileri arasında başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri tıkanmış ve grev kararı alınmıştır. 

Patronlar yüzde 6.4 zam teklifi ve 3 yıllık sözleşme ile niyetini yine belli etmiştir. Metal sektöründe çalışan işçiler canlarına tak eden bu ağır sömürü düzenine baş kaldırmış, grev engellense de çalışmayacağını işverene ve sendikalara bildirmiştir. Sonuna kadar mücadele edeceğini bundan başka çıkış yolu olmadığını anlamıştır ve eylemlere başlamıştır. 

Toplusözleşmelerde devamlı sermayenin yanında olan hükümet ve temsilcileri daha öncede OHAL’i (olağanüstü hal) işverenler rahat etsin diye uzattığını canlı yayında itiraf etmişlerdi. Şimdi de tam grev kararları açıklamışken sınır ötesi hareket başlamıştır. Sermayenin ağır sömürü düzeninde ezilen emekçilerin tazecik evlatlarını cepheye yollayarak akıl karıştırmaktadır.  Metal işçilerinin önderliğini yaptığı, işçi hareketinin hız kazanarak, her geçen gün artan açlığa, sefalete ve güvencesiz çalışmaya mahkum olmayacağımızı belirterek sesimizi yükseltmeye başladığımız ve bu dönemde böyle bir hareket tesadüf değildir. Her zaman sermayenin yanında olan hükümetin, bahaneler üreterek grevimizi engelleme çabasıdır. 

Hükümet temsilcileri ülkeyi dışa bağımlı hale getirirken gerek yerli gerekse yabancı sermayenin daha çok sömürmesi ve alın terinin peşkeş çekilmesi için var gücüyle çalışıyorlar. Ancak biz işçiler bunun farkındayız. 3 yıllık sözleşme, sefalet ücreti ve kölelik düzenine boyun eğmeyeceğiz. Haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Grev engellese de çalışmayacağız. Çünkü biz haklıyız biz kazanacağız. Yaşasın mücadelemiz.


Bu sefer satışa izin vermeyeceğiz

Ford Otosan işçisi
Kocaeli

Grev kararı alınan 2 Şubat’a bir hafta kala MESS, Türk Metal ve Birleşik Metal-İş’i görüşmeye çağırıyor. Biz işçiler olarak MESS’e “Şimdiye kadar ne verdiniz şimdi ne vermeyi düşünüyorsunuz?” bile demiyoruz.

Grev uygulamasına ramak kala bizlerin bağlı bulunduğu sendikaları masaya çağırıyorsun çağırmasına ama bizler artık sizlere taviz vermeyi düşünmüyoruz. İşçi ruhen ve psikolojik olarak greve hazır. 

Bizler masaya konan taslağın pazarlıksız kabul edilmesini istemekle kalmayıp, takipçisi de olacağız. O nedenle taslakta yüzde 38 zam istediği halde şimdilerde yüzde 25 rakamını dillendiren Türk Metal’i uyarmak isterim. Türk Metal enflasyonun yüzde 12 çıktığını unutmuşa benziyor. Bilsinler ki yüzde 25 bizleri bu saatten sonra kurtarmaz.

Sözleşmeye oturduğumuzda asgari ücret 1400 liraydı, şimdi 1600 lira oldu. Çoğumuz neredeyse asgari ücret alır olduk. 

Bizler otomobil üretiyoruz ortalama 2 bin lira alıyoruz. 

Otomobilin lastiğini üretenler 3 bin 500 lira alıyor.

Lastik işçiliği yapan arkadaşlarımız kanserojen maddeye maruz kalıyorlar, aldıkları maaş bizce de yeterli değil ama bizimki de hiç yeterli değil. Bizler bel fıtığı boyun fıtığı oluyoruz bu da yetmezmiş gibi otomobil fabrikalarından emekli olma şansımız da yok.

Ama Türk Metal masada yine bizleri satma peşinde. Bizler bunun farkındayız. Daha önceleri de grev kararı alıp uygulamamış bir sendika olan Türk Metal’e seslenmek istiyorum: Bu sefer buna bizler izin vermeyeceğiz!

2015 metal fırtınadan ders almayanlar, bu sefer daha örgütlü ve daha bilinçli işçilerle karşı karşıya geldiklerinin farkında değiller. Bize sorulmadan imzalanan sözleşmeyi asla kabul etmeyiz ve gereğini yaparız.

Biz metal işçileri olarak artık taviz vermeyeceğimizi duyuruyoruz. Şimdiye kadar bir çok kez taviz verdik ve bu tavizlerin sonu bitmek tükenmek bilmedi. Artık metal işçileri olarak layık olduğumuz ücreti alacağız. 

Bizler grevin kademeli değil topyekün uygulanmasından yanayız. Grevimiz işgal biçiminde olmalı. Yasaklamalar olsa bile bu yasaklara uymayacağız. 

Hep beraber işgal ve direnişe.

Kazanan biz işçiler olacağız.

www.evrensel.net
ETİKETLER TİSOHALgrev