Yangın bahane rant şahane!

Yangın bahane rant şahane!

Havaların ısınmasıyla birlikte ülkenin dört bir tarafından orman yangınları haberleri artarak gelmeye devam ediyor. Son günlerde Bursa’da, İzmir’de, Çanakkale’de, Hatay’ın Samandağ İlçesinde, Muğla’da, Hakkâri, Dersim ve Şırnak illeri ve ilçelerinde çıkan/çıkartılan orman yangınlarında binle

Atila İrey*

Havaların ısınmasıyla birlikte ülkenin dört bir tarafından orman yangınları haberleri artarak gelmeye devam ediyor. Son günlerde Bursa’da, İzmir’de, Çanakkale’de, Hatay’ın Samandağ İlçesinde, Muğla’da, Hakkâri, Dersim ve Şırnak illeri ve ilçelerinde çıkan/çıkartılan orman yangınlarında binlerce hektar ormanlık alan yanarak kül oldu. Bakanlığın açıklamalarına göre 2012 yılında 31 Temmuz tarihine kadar çıkan 1.132 orman yangınında 3 bin 13 hektar alanın zarar gördüğüdür. Bu rakamlar ne kadar gerçeği yansıtıyor bilinmez ama bildiğimiz bir şey var oda bu rakamlara Kürt illerinde yanan ormanlık alanlar dâhil değil.  Çünkü bölge illerinde güvenlik gerekçesiyle çıkartılan orman yangınları ve zarar gören alan konusunda resmi bir açıklama bulunmamaktadır. Ayrıca ilgili kurumların yangını söndürmek içinde bir girişimi bulunmamakta, halkın yangını söndürme girişimleri de çoğu kez engellenmektedir.
Havaların ısınması orman yangınlarını kolaylaştıran bir etken, ancak tek başına da yangın nedeni değildir. Özellikle kıyı şeridinde çıkan orman yangınlarında (son dönemlerde çıkartılan yasaların da özendiriciliğinde) bir rant kokusu duymak mümkündür.  
Yangınla mücadele konusunda oldukça geniş teknik ve maddi olanaklara sahip olan Bakanlık ve Orman Genel Müdürlüğü orman yangınları ile mücadele konusunda Akdeniz ülkeleri arasında en başarılı ülke olduğumuzu rakamlarla açıklaya dursun; ormanlarımız yanmaya devam ediyor. Üstelik ülkenin bir bölümünde günlerdir yanan ormanlar konusunda tek bir açıklama yapılmazken, diğer ülkelerle yapılan kıyaslamada da bölgedeki orman yangınları da yok sayılmaktadır.
Son yıllarda diğer kamu hizmetlerinde olduğu gibi ormancılık faaliyetlerinde yapılan özelleştirme faaliyetleri orman yangınlarıyla mücadelede büyük zaafiyete neden olmaktadır. Özellikle ilk müdahale ekiplerinin hizmet alımı yoluyla oluşturularak, yıllardır orman yangınlarıyla mücadelede deneyim sahibi olmuş kadroların devre dışı bırakılması sorun yaratmaktadır. Yine bu özelleştirme uygulamalarının neticesi orman köylüleri de neredeyse ormandan dışlanmış bulunmaktadır. Yöreyi iyi bilen ve ormandan geçimini sağlayan orman köylüleri hem geçim zorluğuyla karşı karşıya kalmış hem de orman yangınlarına müdahalede dışlanarak seyirci konumuna düşürülmüştür. Tüm bunlara siyasal iktidarın kamu kurumlarında kadrolaşma politikalarının sonucu ortaya çıkan yönetim zafiyetini de eklemek mümkündür.
8 Ağustos 2012 tarihinde Bursa’nın Orhaneli ilçesine bağlı Erenler köyünde çıkan orman yangını da son yıllarda orman alanlarına yönelik yapılan yasal düzenlemelerin bir sonucudur. Orman alanlarında madencilik faaliyeti yapılması için çıkartılan ‘maden yasası’ Bursa’da çıkan yangının nedenidir. Maden ocağına dinamit taşıyan bir kamyonun kaza yapması sonucu Bursa’da 20 hektar ormanlık alan yanmıştır. Eğer bir önlem alınmazsa doğayı ve çevreyi hiçe sayarak sermaye için çıkartılan yasaların acı sonuçlarını yaşamaya devam edeceğiz.
Bölge illerinde son günlerde artan askeri operasyonlar ve çatışmalar neticesinde birçok bölge ilinde orman yangınlarının sürdüğünü yerel kaynaklardan öğrenmekteyiz. Bölgede hukuksuzluğun, kuralsızlığın ve şiddetin sadece insana karşı değil, doğaya, tarihi ve kültürel varlıklara karşı da acımasızca yapıldığına maalesef tanıklık etmekteyiz.  Orman Genel Müdürlüğünün web sitesinde ‘Güncel Orman Yangınları’ bölümünde Ülkede çıkan orman yangınları anında duyuruluyor. Yangının çıkış saati, nedeni, güncel durum vb. en ince ayrıntısına kadar bilgi veriliyor. Ama nedense Dersim’de, Şırnak’ta, şemdinli’de, Hakkari’de ki orman yangınlarından bir tanesi bile bu bölümde bulunmuyor. Orman Genel Müdürlüğü bölgede ki ormanları ormandan saymıyor mu acaba.
Orman yangınları kaçınılmaz gibi gözükse de hem yangını önleme, hemde olası zararlarını azaltmak mümkündür. Bunun için; Doğal yaşam alanlarımız olan orman alanlarının yağmalanması politikalarına son verilmelidir. Koruma ve yangınla mücadele başta olmak üzere ormancılık faaliyetlerinde kiralama, özelleştirme, hizmet satın alma gibi uygulamalar bitirilmelidir. Ormancılık faaliyetlerinde yeniden orman köylüleri devreye sokulmalı ve kiralamaya son verilmelidir. Orman alanlarına yönelik çıkartılan ‘maden yasası’ ‘Turizmi teşvik yasası’ gibi yasal düzenlemeler kaldırılmalıdır. Bölgede halen devam eden orman yangınlarına derhal müdahale edilmeli, bölgedeki ormanlara, tarihi ve kültürel varlıklara karşı oluşmuş ‘resmi refleks’ terk edilmelidir.
9 Ağustos 2012 günü Muğla’nın Köyceğiz İlçesinde yangın söndürme çalışması esnasında düşen helikopterde hayatını kaybeden personellerin ailelerine ve meslektaşlarına başsağlığı diliyor ve bir daha böyle üzücü kazaların yaşanmamasını umut ediyorum. 

Tarım Orkam-Sen Genel Sekreteri

www.evrensel.net