İçinde ‘aşk’ adında bir dünya  taşıyan icracı: Şenay Lambaoğlu

İçinde ‘aşk’ adında bir dünya taşıyan icracı: Şenay Lambaoğlu

Bir türde kendisini kabul ettiren bir vokalin, yoğunlaştığı diğer türlerde aynı aşamaya gelebilmesine, Türkiye’de sıklıkla tesadüf edilememektedir. Tesadüfün seyrekliği, sadece adaptasyon problemine bağlansa da, bu bağlamda gerçekleştirilecek arka plan mesaisi, sorunun, bir türden diğerine geçmeden, henüz yolun başında

Mehmet Akif Ertaş

“İçimde aşk var” isimli ilk solo çalışmasını, Ada Müzik’ten 2012 yılında çıkaran Şenay Lambaoğlu, lise sıralarından itibaren teorik zemin sağlamlığına özen gösterdiği için, türler arasındaki yolculuğunda ilk durakta tıkanmayan isimlerdendir.
Gerek Türkiye’de, gerek Türkiye dışında, kalburüstü birçok ismin birikiminden nasiplenen Lambaoğlu, bu isimlerin perspektiflerini bir paydada, kendisine özgü tarzı şekillendirmeyi ihmal etmeden harmanlamıştır.
1998 yılında kaydolduğu Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi bölümünden mezun olduktan sonra, aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans tezini 2005 yılında tamamlayan Baloğlu, müziği, disiplinler arasında gerçekleşen alışverişin vazgeçilmez bir üyesi olarak konumlandırmıştır.
Türkiye’de sınırlı bir gruba seslendiği hala düşünülen caz müziğinin aslında, hayatın her anına dokunduğunu, dokunduğu anı içselleştirdiğini, sınırın her türlüsünü reddettiğini Lambaoğlu, grup çalışmalarından sonra, huzura solo çıktığı albümüyle de hatırlatmıştır.
Sözü ve müziği kendisine ait ezgileri bir araya getirdiği, caz müziğinin bildik atmosferini yerle yeksan etmemek kaydıyla deneysel arayışlara girilmekten uzak durulmayan albüm, bu yönüyle de ayrıcalıklı bir noktada olduğunu belgelemiştir.
Baloğlu’nun “kadın”bir vokal olması, resmini çizdiği, hikâyesini anlattığı anları, “kadıncaduyarlılık”la değil,”kadınduyarlılığı”nın izini sürerek dinleyiciyle paylaşmasının önünü açmıştır çünkü o,kadını ve dolayısıyla erkeği cümlelerine taşırken cinsiyetçi söylemden ve bu söylemin vazgeçilmezi olan “kadıncaduyarlılık”tan medet ummamıştır.
“Şarkı sözü”nün yavanlığından uzak  dizelerinipoetikayı da usulünce bilen bir kalem olduğunu hissettirerek, “müziği okuma” terbiyesini es geçmemiş dinleyicilerine hediye eden Lambaoğlu’nun albümüne, notalarını televizyon dizelerine de taşıyan Cem Tuncer gibi “popüler” isimlerin destek olması, albümün “popüler” ile “popülist” anlayışlar arasında bocalamasını beraberinde getirmediği gibi, “belirli bir azınlık” için hazırlandığı izlenimini de uyandırmamıştır.
Cem Köksal’ın “SiyahBeyazMasallar”adını taşıyan “Türkçe SözlüRock” albümüne, “Rock”u “Rak”laştırmadan katkı sunan,  Kürşat Başar’ın “CazDuygusu”nu kitlelere duygusal atmosfer içinde tattıran övgü yüklü cümlelerini de bünyesine alarakdinleyicisine kanatlandırdığı albümüyle Şenay Lambaoğlu, içinde taşıdığı ve “aşk” adını yakıştırdığı dünyanın  sesini duyurmak istemiştir.
Bu sese eşlik edecek olan dinleyici; kulağını kirden pastan arındırmakla kalmayacak, içinde taşıdığı dünya kadar büyük “aşk”ın farkına varacak ve onun dilini çözerken, hem içindeki, hem dışındaki dünyaya “aşk”la çözülmek için ilk adımını atacaktır.

Şenay Lambaoğlu
“içimde aşk var”
Ada Müzik/2012
e-posta: [email protected]

www.evrensel.net