Orman mühendisi Sertok: Kanal İstanbul kirli hava taşıyacak

Orman mühendisi Sertok: Kanal İstanbul kirli hava taşıyacak

'Kanal İstanbul' projesine ilişkin konuşan Orman Mühendisi Besim Sertok, 'Canlı yaşamı büyük oranda zarar görecek' dedi.

Muhammet DOĞRU

2011 yılında açıklanan ve kamuoyunda "çılgın proje" olarak adlandırılan "Kanal İstanbul" projesinin güzergahı Küçükçekmece’den Başakşehir’e oradan da Arnavutköy’den Karadeniz’e bağlanacak şeklinde açıklanmıştı. Proje ile İstanbul’un en önemli endemik türleri içinde barındıran Küçükçekmece Gölü’nün yapısını bozmakla birlikte havzasında bulunan M.Ö. 2 bin yılına ait kalıntıları bulunduran Bathonea Antik Kenti de yok olacak. 
 
Öte yandan İstanbul’un önemli içme suyu kaynağı olan Sazlıdere Barajı tamamen kanalın içinde kalırken, en büyük içme suyu kaynağı olan Terkos (Durusu) Gölü de kanalın yakınından geçmesi nedeniyle fiziksel ve kimyasal özelliklerini kaybetme riski ile karşı karşıya kalacak. İstanbul’un var olan su sıkıntısını kat kat artıracak olan proje, İstanbul’un akciğerleri olan Kuzey Ormanları'na da darbe vuracak. Teknik olarak "Kanal İstanbul" projesinin yapılabilirliği konusunda endişeleri olduğunu ifade eden Orman Mühendisi Besim Sertok, şayet bu proje tamamlandığı zaman Sibirya’dan Afrika’ya kadar canlı yaşamına büyük oranda zarar verileceğini vurguladı.

Besim Sertok
Besim Sertok

‘BİR ARTI BİR, İKİ ETMİYOR’

10 küsur yıldır İstanbul’un kuzeyine yerleşmeyi teşvik edecek bir takım politikaların uygulandığını belirten Sertok, “3’üncü köprü ve çevre yolları, 3’üncü havaalanı, Kanal İstanbul gibi sayıları arttırılabilecek projelerden sadece bir tanesini ele aldığınızda görece etkisi daha zayıf gibidir. Ama söz konusu doğa ve ekolojik etki olduğunda şunu göz önünde bulundurmamız lazım. Bu 3 projeden bir tanesinin etkisi ile 3 tanesinin etkisi 3’e katlamıyor. Yani matematikteki gibi bir artı bir, iki etmiyor. 3 katı olduğu zaman 33 katı etki yapabiliyor. Çünkü ekosistem dediğimiz sistemler, mekanik sistemler değil. Siz bir doğal bütünü baklava dilimi gibi parçaladığınız zaman bu bütünlüğü bozmuş oluyorsunuz” dedi.

‘TERKOS GÖLÜ İÇİLEMEZ HALE GELİR’

İstanbul’un içme suyunun yaklaşık dörtte birini sağlayan Terkos Gölü ile 3’üncü havaalanın arasında 2 buçuk kilometre oluğunu aktaran Sertok, şöyle dedi: “Kanal İstanbul bu iki yerin arasından geçecek. 100-150 metre genişliğinde bir kanal geçirdiğinizde kabaca Terkos Gölü'ne 1 kilometre uzakta geçecek. Bu kanaldan tuzlu deniz suyu geçecek. Tuzlu suyun yoğunluğu fazla olduğu için her zaman tatlı suyun yoğunluğunu alma eğilimi vardır. Tuzlu su kanalındaki sızıntı Terkos Gölü'ndeki suyu içilmez hale getirecektir. Kanaldan sızan tuzlu su aynı zamanda Trakya’daki tarım alanlarında kullanılan birçok su kaynağını da tuzlu suya dönüştürecek."

‘İSTANBUL’A KİRLİ HAVA TAŞINACAK’

Yıl içerisinde en çok rüzgarların Karadeniz’den estiğini ifade eden Sertok, “Dolayısıyla bunlar Sibirya’dan Karadeniz’i geçtikten sonra kuzeydeki ormanlık alanlardan temiz hava aktarır. İstanbul’un halen daha nefes almasının nedeni budur. Siz buradaki ormanları, meraları ve yabanı tahrip ettiğinizde, kirletici etkisi olan otoyol, havaalanı gibi egzoz etkisi çoğalacak. Buraları kirlilik kaynağı haline getirdiğinizde kuzeydeki ormanlar eskiden olduğu gibi İstanbul’a temiz ve serin hava değil artık kirli bir hava taşımaya başlayacak” ifadelerini kullandı. İstanbul’un önemli kuş göç yolları üzerinde bulunmasına da dikkat çeken Sertok, “Mart ve Nisan aylarında buralardaki sırtar kuşlardan bembeyaz olur. O kalabalığı gördüğünüzde inanamazsınız. Yani buradaki tahribat sadece Türkiye’yi değil, Sibirya ve Afrika’daki yaban hayatını da etkileyecek” diye konuştu.
 
"Kanal İstanbul"un yer yer 100 metreye ulaşacağını belirten Sertok, “Bırakın depremi, milyonlarca yılda oluşmuş jeolojik katmanlardaki denge halini zaten bozmuş oluyorsunuz. Buna bir de İstanbul gibi deprem faktörünün etkisi eklendiğinde riski yükselteceği bir gerçektir” dedi. İktidarın son yıllarda birbiriyle çelişen açıklamalarına değinen Sertok, şöyle dedi: “Deprem riskini aslında inşaat sektörünü canlandırmak için bir gerekçe olarak kullanıyorlar. Bir yeri rant alanı olarak görüyorlar ve orayı deprem riski bölge ilan ediyorlar. İktidarın Gemlik’i taşıması diğer yandan İstanbul’a Kanal İstanbul yapılmasına baktığımızda aklımıza 'Deveye sormuşlar boynun neden eğri, nerem doğru ki demiş' sözü geliyor. Aslında İstanbul’u da taşımak lazım.” (İstanbul/MA)

www.evrensel.net