Türkiye’de CHP’nin görünümü!

Türkiye’de CHP’nin görünümü!

Mustafa Yalçıner, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında başlatılan karalama kampanyasını ve CHP'lilerin tutumunu Evrensel Pazar'a yazdı.

Mustafa YALÇINER

Türkiye gergin; çünkü geriliyor.

Kendi haline bırakılsa, özel olarak “Her yetki benim”, “Her şeye ben karar vereceğim” denip gerilmese yine az-çok gerginliğin olağan dışı sayılmayacağı bir bölgenin göbeğinde Türkiye. Ama içteki gerginliği yetmezmiş gibi, gerildikçe gerilen Ortadoğu’da, Türkiye, özellikle Suriye politikası nedeniyle katlanarak geriliyor.

Ortadoğu’ya üşüşmeyen yok! Petrol ve doğal gaz rezervleri burada. Geçiş yolları da. Üstelik Ortadoğu artık iyi bir pazar. Suudiler örneğin, bir defada 100 milyar dolarlık silah alıyor. Böyle olunca irili ufaklı silme emperyalistlerin gözleri de, içinden çıkılmaz hale sokmak üzere elleri kolları da bölgede. Başta Amerika’yla, kimilerinin “Batının emperyalizmi karşısında ayağa dikilen Avrasya’nın sözcüsü” varsaydığı Rusya. Sonra sırasıyla Fransa, İngiltere, Almanya...

Ve Türkiye. “Yerli ve milli mesele” ve “vatan savaşı” diyen bol. Suriye nasıl “milli mesele” ve “vatan” oluyorsa, bir eli bu ülkede. Önce Cerablus’tan el Bab’a “Kalkan” bölgesi, sonra İdlip. Ve son günlerin Afrin’i. Gerçi Afrin’de Amerikan değil Rus askeri var, ama nedense Ruslarla değil, neredeyse Amerika’yla çatışmayı göze alarak. Cumhurbaşkanı, gün geçmiyor ki, “Eyy..” diye Amerika’ya saydırmasın.

*

Hayır, konumuz Suriye ya da Afrin ve Türkiye-Amerikan ya da Türkiye-Rusya ilişkileri değil. Ama konunun vahameti anlaşılsın diye buradan başlamak zorunluydu. Eğer iddia doğru olsaydı, AKP Türkiyesi’ni büyük emperyalist devletlerle bunca karşı karşıya getiren “vatanın bekası” ve “milli mesele” yumağının, bizzat Cumhurbaşkanı ve partisi tarafından, ülke içinde “milli dayanışma”ya ve “milletçe el ele verme”ye yöneltilmesi gerekirdi. Ne gezer! Amerika’yla karşı karşıya geliyorsun... Ama memleketi bölmeye ve birbirine düşürmeyi devam ediyorsun. Mutabakat milletle değil, sadece AKP ile Bahçeli’nin MHP’si arasında öngörülüyor.

CHP’ye örneğin, başta Cumhurbaşkanı, AKP’si ve gazeteci etiketli trol takımınca “düşman” muamelesi yapılıyor! Gerçi sadece CHP değil, kim en küçük itirazda bulunuyorsa, “düşman” sayılıyor. Eleştiriler, “FETÖ, DEAŞ, PKK, DHKP-C işi”, hatta “terörü” denip kim yöneltmişse, üzerine çullanılıyor. Bağır çağır. Soruşturma aç. Hapse tık. Mahkemeye bile çıkarma. Çıkarırsan, gazeteciymiş, vekilmiş deme, kelepçeli getirtmeyi dayat. KHK çıkar, 15 Temmuz’u savuşturanlarla ilgili deyip, sivil faşist örgütlenmeyi, silahlanmasını ve “terör” kılıfıyla saldırılarını meşrulaştırmaya giriş...

*

CHP İstanbul’da il kongresi yapıyor. Hayda... Gelsin, CHP’ye yüklenmenin yeni bir fırsatı sayıp değerlendirmeler. Yeni seçilen il başkanına, hani “Hanımdır”, “anne kutsaldır” falan diyorlar ya, kadınmış-erkekmiş aldırmadan “densiz” deyip başlıyorlar saldırmaya. Neymiş, “Gezi”ye katılmış, tweet atmışmış. Gelsin, 5-10 sene önce attığı tweetleri sorup soruşturmalar, oralardan sıkıştırmalar.

Tabii, CHP’de ya da CHP’de gözü olanlar diyelim, CHP üzerinde hesap-kitap yapanlar az sorunlu değil ve “rakip”e az koz vermiyorlar. Daha AKP ve trolleri başlamadan, sözde CHP destekçisi Baykal’ın Halk TV’si, yeni il başkanını hem de daha seçilmeden ve seçilmesinin önünü kesmek üzere “teşhir”e girişiyor. Kaftancıoğlu’nun Ermenilerle ilgili attığı tweeti diline dolayıp “belden aşağı” vurmasını bir yana koyup, destekçiliğe sığmaz ama, haydi hakkıdır, kongre delegeleri gibi, CHP “destekçileri” de taraf tutabilir, diyelim. Ama kongreden 4 gün sonra program yapıp, troller şöyle yapıyor demeden, hâlâ alışamadıkları ve onun kendilerine alışması gerektiğinin altını çizerek, il başkanını suçlamayı sürdürmek -bu desteğin neresine sığar?

Kongrenin kendisi zaten problemsiz değil. “Böyle destekçi dostlar başına” dedirten Halk TV bir yana, iki başkan adayı var ve biri Eski İl Başkanı Cemal Canpolat. Kılıçdaroğlu açıkça Kaftancıoğlu’yu destekliyor. Olur mu? Uygun mudur? AKP’nin yaptığı gibi “Emir demirdir”, “Reis neylerse doğru eyler” denip böyle mi davranılmalıdır? Üstelik Canpolat da bugüne kadar Kılıçdaroğlu’yu desteklemiş ve kongre konuşmalarına bakılırsa iki başkan adayı da solculukta birbirleriyle yarışırken yapılması gereken bu mudur, bunu herhalde en iyi Kılıçdaroğlu bilecektir. Ki yaptığını yapmış, yeni başkan buna rağmen ancak 5-6 oy farkla seçilmiştir.

Ve tartışmaya bakın; CHP’liler “M. Kemal’in askerleri” mi değiller mi? “Biz M. Kemal’in askerleriyiz” demeliler mi yoksa demeyip sloganı “Yoldaşıyız” diye mi atmalılar? Bu ne demeyin, yeni il başkanının en çok suçlandığı ve arkasında durduğu tweetlerinden biri konuyla ilgili. Üstelik, bir “asker”, Kılıçdaroğlu’ya rakip olduğunu açıklayıp, “CHP’de M. Kemal’in askeri olmayanlara yer yok” diyebiliyor! Kim mi? Düzenlediği adaylık açıklamasını İzmir Marşı’yla açan Eski İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal! Aşırı milliyetçi adayın asker olmayana da hak eşitliğine de tahammülü yok –ama üstelik kesinlikle genel başkanlık sorunu oluşmuşken MHP’ye gidip orada aday olmak yerine gelip az-çok eşitlik ve özgürlüğü savunmasının da önünü kesmek üzere CHP’ye genel başkan olmak istiyor!

“Bize ne” ya da milliyetçiliği platform edinen bir diğer aday olarak da Yalovalı Muharrem İnce çıkıyor, “Yoksa başarısız Kılıçdaroğlu’yu mu destekleyelim” demeden, CHP’nin görünüşü böyle.

www.evrensel.net