Eğitimciler MEB'e kırık karne vermek istedi, polis saldırdı

Eğitimciler MEB'e kırık karne vermek istedi, polis saldırdı

Eğitim Sen'in Milli Eğitim Bakanlığına karne vermek istediği basın açıklamasına izin vermeyen polis gaz ve plastik mermi ile saldırdı.

Eğitim Sen'in 2017-2018 eğitim öğretim yılının ilk yarısının sona erdiği gün Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) karnesini vermek için yapmak istediği basın açıklamasına polis saldırdı. Bakanlık önünde yapılmak istenen açıklamaya izin vermeyen polis, gaz ve plastik mermi ile eğitimcileri uzaklaştırdı. Polisin, Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aydoğan ve KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen'e doğrudan gaz sıktığı görüldü. Bunun üzerine Eğitim Sen üyeleri sendikalarının 5 No'lu Ankara şubesi önüne gittiler.

Açıklamayı burada yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, ilk yarıyılda eğitimin acil çözüm bekleyen sorunlarının belirgin bir şekilde arttığını, laik bilimsel eğitime meydan okuyan düzenlemelerin hayata geçirildiğini vurguladı. Eğitimde ticarileştirme ve dinselleştirme adımlarının yaygınlaştığını, dayatmacı ve baskıcı uygulamaların zirve yaptığı bir dönem geçildiğini kaydeden Aydoğan, MEB’in eğitimde somut, çözüme dayalı politikalar yerine, kaosu derinleştirdiğini belirtti. Yaşanan sürecin öğrenci, öğretmen, eğitim emekçileri ve veliler olmak üzere toplumun geniş kesimlerini her zamankinden daha çok etkilediğini belirten Aydoğan, halkın cebinden yaptığı eğitim harcamalarının arttığını, dini eğitimin devlet eliyle yaygınlaştırılması yönünde adımlar atıldığını söyledi.

‘ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK VE ÇOCUK İŞÇİLİĞİ SORUNLARI BÜYÜDÜ’

Eğitimdeki eşitsizliğe ve çocuklara yönelik istismar olaylarına dikkat çeken Aydoğan şunları söyledi: “Çocuk yaşta evlenmeyi özendiren düzenlemeler yapılmış, çocuk işçiler sorunu büyümüş, okullarda, yurtlarda, kurslarda çocuklara yönelik cinsel istismar ve şiddet vakaları artmıştır. Eğitimde ve toplumsal yaşamda yaşanan çocuk istismarının üzerini örtme çabalarına rağmen, geçtiğimiz dönemde cinsel istismar ve cinsel saldırıların artmasına yol açacak yasal düzenlemeler gündeme gelirken, kadına ve çocuğa yönelik çok sayıda taciz ve tecavüz olayı yaşanmıştır.”

‘ÇOCUKLAR DİNİ KURUMLARIN KUCAĞINA İTİLDİ’

Yoksul ve emekçi aile çocuklarının eğitimde eşit koşullardan yararlanamadığını söyleyen Aydoğan, çocukların önemli bir bölümünün dini vakıf ve derneklerin kucağına itildiğini kaydetti.  

Diyanet başta olmak üzere, dini vakıf ve derneklerle yapılan protokollerin sürdürülmesine yönelik eleştiriler getiren Aydoğan, “Okul öncesi eğitimde pedagojik olarak sakıncalı olmasına rağmen ‘dini eğitim’ uygulamalarının başlatılmış, kurum açma ve kapatma yönetmeliğinde yapılan değişikliklerle ‘bütün yolların imam hatiplere’ çıkmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmıştır” dedi.

MEB’in karnesinin her dönem olduğu gibi 2017-2018 eğitim öğretim yılının ilk yarısında gösterdiği performans ile sorunların daha da ağırlaşmasına neden olduğu için tamamen kırıklarla dolu olduğunu vurgulayan Aydoğan,  kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkı için mücadele kararlılığının sürdürüleceğini belirtti.  (Ankara/EVRENSEL)


‘TÜRKİYE’NİN KARNE NOTU SIFIR’

Eğitimciler 2017-2018 Eğitim Öğretim Yılı I. Yarıyıl Değerlendirme Raporunu Diyarbakır Eğitim Sen 1 No’lu şubesinde yapılan basın toplantısıyla açıklandı. Yapılan açıklamada Türkiye’nin 2017-2018 eğitim yılının ilk yarısında sınıfta kaldığı belirtildi.

Diyarbakır

Açıklamada konuşan Eğitim Sen 1 No’lu Şube Eş Başkanı Abbas Şahin, uygulanan yanlış politikaların, eğitimi toplumda ciddi anlamda itibarsızlaştırdığını ifade ederek “2017/2018 eğitim öğretim yılı da eğitimde uygulanan yanlış politikaların ürünlerini verdiği bir yıl oldu.16 yıllık AKP iktidarı boyunca eğitim sistemi 6 defa değiştirildi ve değiştiren her bakan bir öncekini eleştirerek ve yapılanların yanlış olduğunu kamuoyuyla paylaşarak toplumsal bir algı yaratmaya çalıştı ancak yapılan değişiklikleri, eğitimi iyileştirme adına yaptıklarını söyleseler de bilinçli bir şekilde eğitimin önemini toplum nezdinde itibarsızlaştırma amacı güttüğünü ve bunun sonucunda da istedikleri sistemi daha rahat uygulama alanı yaratmaya çalıştıkları görüldü. 15 temmuz darbe girişimini fırsata çeviren AKP iktidarı kamu emekçisinin iş güvencesini ortadan kaldırmak için sözleşmeli öğretmen atamasını gündeme getirdi. öğretmenler sınava tabi tutulduktan sonra mülakata alınıp, içeriği belli olmayan bir güvenlik soruşturmasına tabi tutuldu. Bunun yanı sıra eğitim emekçilerinde her yıl sözleşmenin yenilenemeyeceği kaygısı yaratarak tamamen köle haline getirilmiş, kendi haklarını savunamayan bireyler ortaya çıkarılmıştır. Bizzat MEB tarafından yapılan yönetmelik değişiklikleri üzerinden adı geçen vakıflarla ortak protokoller imzalanmıştır. Dini vakıfların, devlet okullarında başta ‘değerler eğitimi’ olmak üzere, tamamına yakını dini içerikli, çeşitli konularda ders ve seminer verebilmesi, kendi yayınlarını dağıtabilmesi ve öğrencileri kurumlarında stajyer olarak eğitebilmesinin yolu açılmıştır. İktidar, toplumun manevi duygularını sömürerek kendine biat eden, sorgulamayan bir toplum yaratmak için bütün imkânlarını seferber etmektedir. Anadilde demokratik, laik, bilimsel ve kamusal eğitim, Müfredatın çağa uygun hale getirilmesi gerici yoz cinsiyetçi söylemlerden ve uygulamalardan arındırılması, OHAL ve KHK’ lar bir an önce kaldırılıp evrensel hukuk kurallarına göre sistemin tesis edilmesini talep ediyoruz” diye konuştu. (Diyarbakır/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Ocak 2018 16:15
www.evrensel.net
ETİKETLER Eğitim Sen