Eğitim Sen: Okullar eğitim yuvası olmaktan uzaklaştı

Eğitim Sen: Okullar eğitim yuvası olmaktan uzaklaştı

Eğitim Sen, okullardaki yoğun dinselleştirme ve eğitimi ticarileştirme uygulamalarının okulları eğitim yuvası olmaktan uzaklaştırdığını belirtti.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), 2017-2018 eğitim öğretim yılı 1. yarıyıl değerlendirmesini düzenlediği basın açıklaması ile sundu. Açıklamayı yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, siyasi iktidarın kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda yaptığı değişikliklerin başta öğrenciler, öğretmenler, eğitim emekçileri ve veliler olmak üzere toplumun geniş kesimlerini her zamankinden daha çok etkilediğini belirtti.

Eğitim Sen, 2017-2018eğitim öğretim yılı 1. yarıyıl değerlendirmesini, Mülkiyeliler Derneği’nde düzenlediği basın açıklaması ile sundu. Açıklamayı yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, 2017-2018 eğitim öğretim yılının ilk yarısının, eğitimde geçmiş yıllardan birikerek gelen ağır sorunlarla birlikte, 15 Temmuz sonrası hükümet ve MEB eliyle başlatılan hukuksuz ihraçlar, sendikal eylemler gerekçe gösterilerek yapılan sürgün, soruşturma ve baskıların eksik olmadığı bir dönem olduğunu söyledi. Eğitimin temel sorunlarına yönelik çözümsüzlük politikalarının bu dönem de sürdürüldüğünü ifade eden Aydoğan, siyasi iktidarın kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda yaptığı değişikliklerin ise başta öğrenciler, öğretmenler, eğitim emekçileri ve veliler olmak üzere toplumun geniş kesimlerini her zamankinden daha çok etkilediğini belirtti.

1 MİLYON 554 BİN 938 ÖĞRENCİ ÖRGÜN EĞİTİMİN DIŞINDA

Aydoğan, son 15 yılda, öğrencilerin çeşitli nedenlerle örgün eğitimin dışında kalma oranının 5.8 kat arttığını söyledi. Aydoğan,2003-2004 eğitim öğretim yılında açık öğretim lisesi bünyesinde 267 bin 235 öğrenci bulunurken, bu yıl bu sayının 1 milyon 554 bin 938 kişiye çıktığını ifade etti. Aydoğan, taşımalı eğitimde de bu dönem rekor kırıldığını ifade ederek 1 milyon 321 bin 238 öğrencinin taşımalı eğitim kapsamında olduğunu dile getirdi. 

HER 100 ÖĞRETMENDEN 83’Ü İŞSİZ

Ataması yapılmayan öğretmen sayısının 438 bin olduğunu belirten Aydoğan, öğretmen açığı sayısının ise 109 bin olduğunu ifade etti. Aydoğan, 2003-2017 yılları arasında KPSS'ye giren her 100 öğretmenden 83'ünün işsiz olduğunu ve bunun 37 ilin nüfusundan fazla bir sayıya tekabül ettiğini söyledi. 

SUUDİ ARABİSTANDA 10, TÜRKİYE’DE 15 SAAT DİN DERSİ

Aydoğan, 2017-2018 eğitim öğretim yılının ilk yarısına damgasını vuran gelişmenin ise bilimsel bir değerlendirmeye tabi tutulmadan ve pilot uygulama yapılmadan uygulanmaya başlanan yeni eğitim müfredatı olduğunu söyledi. Çeşitli gerekçelerle 51 dersin müfredat programının değiştirildiğini dile getiren Aydoğan, Türkiye'nin en kapsamlı müfredat değişikliğinin 1968'de 68 program üzerinde ve 6 yıllık bir çalışma sonucundan yapıldığını hatırlattı. Aydoğan, müfredat değişikliği ile laik ve bilimsel eğitim anlayışıyla temelden çelişen adımların atıldığını ve Suudi Arabistan’da bile liselerin şeriat bölümlerinde 8-10 saat din dersi verilirken Türkiye’de imam hatip olmayan lise türlerinde, seçmeli derslerle birlikte, toplam din dersi sayısının 15 saate çıkarıldığını belirtti. 

‘‘PARALEL’ EĞİTİM UYGULAMALARI HAYATA GEÇİRİLİYOR’ 

MEB’in dini vakıf ve derneklerle imzaladığı protokoller sonucu okullarda başta “değerler eğitimi” adı altında dini içerikli konularda ders ve seminerler verebildiğini belirten Aydoğan, “ Dini cemaatler eğitimine entegre edilerek ‘paralel’ eğitim uygulamaları hayata geçirilmekte, cemaatlerin okullar, yurtlar, kreşler ve Kuran kursları açmaları teşvik edilmektedir” dedi. Aydoğan, eğitimin dini kurallara göre yeniden düzenlenmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak okullarda öğrencilerin inanan-inanmayan gibi kategorilere ayrılmasına ve yeni gerilim alanların yaratılmasına yol açacağını dile getirerek devletin inanç alanına girmesine karşı mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. 

‘OKULLAR EĞİTİM YUVASI OLMAKTAN UZAKLAŞTIRILDI’

Aydoğan, “Okullarda yaşanan yoğun dinselleştirme ve eğitimi ticarileştirme uygulamaları okullarımızı eğitim yuvası olmaktan uzaklaştırmıştır” dedi.  2017-2018 eğitim öğretim yılının ilk yarısında yaşananların MEB’in, eğitimin yapısal sorunlarına yönelik somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmek gibi bir derdinin olmadığını gösterdiğini dile getiren Aydoğan, öğrencilerin yarış atı gibi sınavdan sınava koşturulduğu, öğretmenlerin düşük ücretle, esnek, güvencesiz ve angarya çalışmaya zorlandığı, siyasal kadrolaşmanın zirve yaptığı bir eğitim sisteminin sağlıklı nesiller yetiştirmesinin mümkün olamayacağını söyledi.  Aydoğan, kamusal, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim hakkı için eğitim ve bilim emekçilerinin, öğrenciler, veliler ve tüm emek ve demokrasi güçleri ile mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net