Kalbe gömülür, şiire bürünür şehir

Kalbe gömülür, şiire bürünür şehir

İlhan Sami Çomak, Erkut Tokman’ın 'Şehirlerle Yanar Dünya' adlı son şiir kitabını yazdı.

İlhan Sami ÇOMAK*

“Şiirlerle yanar dünya, dünya kalır ben giderim,/ Belki de bir gece ansızın aklına düşerim/ Kalbim gider ben kalırım, ben yanarım, kalbine düşerim”

Anıların hafızaya değil hislere dayandığını düşünmek oldukça ilgi çekici bir bakış açısı aslında. Kişide iz bırakan tüm yaşanmışlıklar bir duyguya tekabül ediyor ki hafıza onu seçmeye bu şekliyle karar veriyor. Onu alıp saklıyor. Ta ki bu izler bir gün yetenek ve yaratıcılığın kesiştiği bir noktada değişip dönüşerek, dahası kurgulanarak yeni bir ses ve renkle bize hayatı ve bunun devinen yüzünü bir kez daha gösteriyor. Şiirin varolma süreci böyle bir seyir izliyor aslında. 

Bana bunları söyleten Erkut Tokman’ın “Şehirlerle Yanar Dünya” adlı son şiir kitabı oldu. Tokman şiir mahfilinde çevirileri, makale ve söyleşileri, hiç şüphesiz şiirleriyle bilinen biri. Bugüne kadar Romence, İtalyanca ve İngilizceden 60’ın üzerinde şairin şiirlerini Türkçeye çeviren Tokman’ın “Giden ve Kalan”, “Bilinmezi Dolaşan Ses”, “Aramızda Eski Bir Masal” isimli şiir kitaplarının yanına bir de “Şehirlerle Yanar Dünya”yı ekledi. Ekim 2017 tarihinde yayımlanan kitap Yasakmeyve etiketi taşıyor.

HİSLİ BİR İNANÇLA SORGULUYOR 

Tokman işe şehirlerle başlamış. Bunu yaparken ‘buz ve şehir’, ‘buz ve ateş’, ‘buz ve çağ’ı şiirine dahil etmiş. Kendine düşman olan, kalbini yaran ve yontan insan için buz hep hazır olmalı! Böyle böyle işte “Kalbe gömülür, şiire bürünür şehir” (s.26) Kitap, dünyanın ama özellikle Avrupa’nın pek çok kentine açılan bir pencere gibi. Şehirler anılarla tırmanarak, onlarla var ediyor kendini, bir kez daha. Kötülüğü, iyiliği ve olgunluğu güçlü dizelerle anlatan Tokman, güç ve eşitsizliğin insanda yarattığı erozyonu kabul etmiyor. Şair kendini, bizleri ve dünyayı hisli bir inançla sorguluyor. 

BİTMEMİŞ ŞİİRLER YAZIYOR!

“Düşlerinde ağır bir sandal gibi, kendimi hangi iskeleye bağlasam değişim, martıların ruhunda kalan o özgürlükmüş” (s.58). Buna benzer güçlü ve oldukça çarpıcı dizeler var kitapta. Aslında eserin genel karakteristiğinin anlaşılması bakımından sunduk yukarıdaki dizeleri. Zira “Şehirlerle Yanar Dünya”daki şiirlerin yazılmasının nedenini büyük oranda temsil ediyor kanımca. Düşünen, doğrultusunu bilen, çoğu zaman duygularında kontrolü elinden bırakmayan, kararlı ve usulca ilerlerken birden dalgalanan, finale vardığında huzuru değil, yeni sorular ve önerilerle ufkun acımasız zorluğunu gösteren poetik bir yönelim söz konusu Tokman’da. Bu yönüyle Tokman için “bitmemiş” şiirler yazıyor demek mümkün.

*Silivri 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi

 


YASAKMEYVE'NİN OCAK-ŞUBAT SAYISI ÇIKTI

Yasakmeyve şiir dergisinin 90. sayısı (ocak-şubat) çıktı. Bu sayının “Şair”i Gonca Özmen olarak belirlendi. Deniz Durukan, Altay Öktem, İklim Kayra İşyar ve Efe Duyan; Gonca Özmen’i yazdı. Bu sayının dosya konusu ise “Günümüz Romen Şiiri”. Dosyada Claudiu Komartin, Dan Coman, Svetlana Cârstean ve Teodora Coman’ın şiirleri okuyucularla buluşuyor. 

Ayrıca dergide, Tahir Abacı’nın “Şairler Kahvehanesi - 21”, Beytullah Kılıç’ın “Kaydettiğim ve Kaybettiğim Şeyler, Avuç İçi Kalbin Kalbime” yazılarını ve Bircan Çelik’in Murat Çakır ile söyleşisini okuyabilirsiniz.

yasakmeyve

(KÜLTÜR SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Ocak 2018 03:29
www.evrensel.net
ETİKETLER şiiredebiyat