Rusya’da sonucu belli bir seçime doğru

Rusya’da sonucu belli bir seçime doğru

Rusya 18 Mart'ta devlet başkanını seçmek için sandık başına gidecek. Peki adaylar kimler, Putin'in seçim kampanyası nasıl ilerliyor, ibre kimden yana?

Okay DEPREM

Rusya Federasyonu bir süredir başkanlık seçimleri sathı mahalline girmiş bulunuyor. 

2012 yılına kadar her dört senede bir yapılan devlet başkanlığı seçimlerinin, daha sonra alınan kararla 6 senede bir yapılması kararlaştırılmıştı. Bu kararın en çok, Rusya Anayasası’na göre aynı kişinin üst üste üç dönem devlet başkanı seçilmesine kota koyan ilgili maddesinden dolayı Vladimir Putin için çıkarıldığını halkın çoğunluğu anlamakta gecikmemişti. 

Çünkü bu sayede Putin, teoride sekiz yerine on iki yılı cebe koyabilecekti ve ülkeyi de bu vesileyle 2030’a kadar, yani tam 78 yaşına kadar yönetebilecekti.

BAŞKANLIK SEÇİMİ 18 MART 2018’DE

Bu sene 18 Mart’ta yapılacak seçimler öncesinde, henüz 2017’nin sonbahar aylarında ortaya çıkmaya başlayan adayların hem profilleri, hem de Putin başta olmak üzere adaylıklarını ilan ediş zamanlamaları ve açıkladıkları mekanlar özellikle sıra dışı ve beklenmedikti. 

En başta Putin genel tahminleri gene yanıltmadı ve adeta pusuya yatarak hemen hemen geri kalan bütün adayların belirmesini bilinçli olarak bekledikten sonra adaylığını duyurmayı tercih etti. 

İkincisi ise, daha adaylığını koymadan evvel, zaten uzak ara favori olan konumunu, arkasına aldığı devasa devlet-siyaset-medya ve patronlar dörtlüsünün kamuoyunu adaylığı için iyiden iyiye hazırlamasıyla daha da güçlenmesini bekledi. 

TAM 18 SENEDİR DEVLET BAŞKANI

18 Martta ilk turu, herhangi bir adayın yüzde elli barajını geçememesi durumunda ise 1 Nisan tarihinde ikinci turu gerçekleştirilecek olan Rusya başkanlık seçimlerinde, adayların başvurularını yapmaları için son tarih 31 Ocak. Yine de buna rağmen, adayların büyük çoğunluğu, en azından az çok ciddiye alınabilir ve teoride şansları olanları, adaylıklarını kasım ayından itibaren belli etmeye başladılar. Tabii ki bu noktada beklendiği üzere, Liberal Demokrat Partinin Ezeli Lideri Vladimir Jirinovski birinciliği kimseye kaptırmadı. Ancak Putin’in yeniden seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. 

PUTİN’İN KAMPANYASI

1999-2000 yılları arasında başbakanlık, 2000-2008 yılları arasında devlet başkanlığı görevini üstlenen Putin ise, 2008 ile 2012 yılları arasında formalite icabı başkanlığı geçici -ve taktiksel olarak- Dimitri Medvedev’e bırakmış, ardından 2012 seçimlerinde geri almıştı. 

Geride bıraktığımız yılın aralık ayında ise Putin halen sessizliğini korumaktaydı. Çoğunluk Rus liderin muhtemel adaylık kararını, artık geleneksel hale gelen yıl sonu büyük basın toplantısında açıklamasını beklerken, Putin, sürpriz yapmayı seven doğasına uygun olarak bir fabrika ziyaretinde ve bir gövde gösterisi havasında, binlerce çalışanın önünde “bağımsız” olarak seçimlerde adaylığını koyacağını ilan etti. 

Bunu söyleyen kendisi değilmiş gibi hemen akabinde “eski partisi” Birleşik Rusya adeta seferberlik ilan ederek Putin için muazzam bir kampanyanın startını verdi.  

POPÜLARİTESİ HİÇ OLMADIĞI KADAR YÜKSEK

Vladimir Putin, seçim maratonları arasında şu ana kadar kazanamama riskini en çok, iktidara ve kendisine karşı kitlesel sokak gösterilerinin ülkeyi sarsmasından hemen sonraya rastlayan 2012 seçimlerinde yaşamıştı. 

Şimdi ise çok daha şanslı görünüyor. Hatta denebilir ki, ABD ve Batı Avrupa’nın Rusya’ya 2014’den beri uyguladığı ambargodan kaynaklı olarak yaşanan çetin sosyoekonomik krize rağmen, hiçbir dönemde olmadığı kadar popülaritesi yüksek. 

NEDEN DESTEKLENİYOR?

Bunun nedenlerinden birincisi, Kırım’ın Ukrayna’dan geri alınması. İkincisi, Donbass’ın tamamen Ukrayna Ordusu işgali altına girmesine mani olunarak tek taraflı bağımsızlıklarını ilan eden cumhuriyetlere sahip çıkılması. Üçüncü ise, Suriye’de kazanılan mutlak askeri zafer ve Suriye vesilesiyle Rusya’nın Ortadoğu’ya tam anlamıyla kalıcı bir dönüş yapması ve çeyrek asırdan sonra global ölçekte bir dünya gücü olarak ABD ile yeniden yarışmaya/ çekişmeye başlaması. 

Özellikle bu son faktörün, halkın eski “süper güç” döneminden kalan milliyetçi duygularını ziyadesiyle okşadığı aşikar. Ancak bunların yanı sıra, Rusya’da kitlelerin günlük ve gerçek yaşamını daha çok ilgilendiren ekonomik faktörlerin önemi de yadsınamaz. 

Tüm siyasi ve jeostratejik kuşatmalara, bir askeri cephede doğrudan diğer cephede ise dolaylı olarak verilen savaşın bütçeye getirdiği yüke karşın; Rusya geçen yıldan itibaren ekonomik bakımdan toparlanmaya, bütçesi artı vermeye başladı. İşsizlik azaltılırken, enflasyonun da uzun bir süredir tedricen düşürülmesi başarılabildi. 

Ne var ki tüm bunlar, Rusya’da sorunlar yumağının sürmekte olduğu gerçeğini doğaldır ki değiştirip azaltmıyor. Şu ana değin Merkezi Seçim Komisyonuna 46’sı bağımsız, 23’ü ise partilerini temsilen toplam 69 adayın başvuru için gerekli belgelerini ilettiği biliniyor. Bugünden görünen ise ibrenin Putin’den yana; 18 Mart’taki birinci turda yeniden ve dördüncü kez seçileceği yönünde olduğu. 

PUTİN’LE YARIŞACAK BAŞKAN ADAYLARI KİMLER?

Seçim yarışının “Bir formaliteden ibaret olduğu” tartışmaları sürse de Putin karşısında başkanlık yarışına girecek başlıca adaylarını kısaca tanımakta fayda var. 

VLADİMİR JİRİNOVSKİ 

Rusya’nın üçüncü büyük siyasal partisi “Liberal Demokrat Parti”nin 1991’deki kuruluşundan itibaren genel başkanı. 1993’ten beri de Duma’da milletvekili olan 71 yaşındaki Jirinovski, bir kere SSCB’nin son yılında, dört kez de Rusya Federasyonunda olmak üzere toplam beş kere seçimlere girdi. “Yenilgiye doymayan pehlivan” misali, en son 2012’de aldığı yüzde 6’lık oy oranına karşın her seferinde de partisi adına kendisini aday gösteren veya gösterten Jirinovski, seçimlere katılan en yaşlı Rus siyasetçisi konumunda. 

PAVEL GRUDİNİN

Ülkenin, kuruluşundan beri en büyük ikinci siyasi partisi olan Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF) bugüne kadar istisnasız her seçimde de Genel Başkanı Gennadiy Züganov’u aday göstermişti. Bu sefer de son dakikaya kadar Züganov’un aday olması beklenirken, Rus politikacı adeta son anda kendisi yerine, düne kadar belirli çevreler dışında pek bilinmeyen, dahası siyaset arenasında epey zikzak çizmiş bir kişiyi aday göstermeyi yeğledi: Grudinin. Bu tercihinin en temel nedeni, 57 yaşındaki Grudinin’in esas olarak Sol Güçler Birliğinin adayı olması. Dahası “Ulusal Yurtsever Güçler” de kendisini destekliyor. Grudinin’i KPRF için cazibeli kılan bir başka özelliği ise, SSCB’den beri ülkenin en büyüğü olan Lenin Sovhozu’nun (devlet çiftliği) genel müdürü olması nedeniyle tarım ve endüstri çevrelerinde hatırı sayılır bir nüfusunun oluşu.    

MAKSİM SURAİKİN

Rusya Komünistleri Partisi’nin 2012’den beri başındaki isim olan 39 yaşındaki Suraikin, temel hedefini bu seçimlerde, KPRF’i egale ederek en azından ikinci sırada bitirmek olarak açıklamış bulunuyor. 2009 yılında bir hareket olarak ortaya çıkan siyasi oluşum, 2012 yılında partileşmişti. Şu ana değin daha sadece Emeğin Rusyası adlı parti ile ittifak yapan hareket, en sonki 2012 çoklu seçimlerinde eyaletine göre yüzde 2 ile 3.5 oy almış; 2016’nın Duma seçimlerinde ise yüzde 2.27 oy alarak meclise 5. parti olarak girebilmişti

KSENYA SABÇAK

Seçimlerin kuşkusuz en sıra dışı adayı, St. Petersburg’un Sovyetlerden sonraki ilk Belediye Başkanı olan Anatoli Sabçak’ın kızı Ksenya Sabçak. 

Putin de Doğu Almanya’dan döndükten sonra bir süre Anatoli Sabçak’ın danışmanı olarak belediyede görev almıştı. 2000 yılında Sobçak’ın şaibeli bir şekilde ölümünden sonra Putin ile ailesi arasındaki yakın ilişkiler bir süre daha devam etmiş ancak daha sonra Ksenya Sabçak, Putin’i siyasi olarak hedef almaya başlamıştı. Televizyoncu, “Sivil İnisiyatif” ismindeki oluşumun lideri, ‘muhalif' Aktivist ve Gazeteci Sabçak, on dört yıldır ortaya çıkan ilk kadın aday olduğu gibi, aynı zamanda başkanlık seçimlerinin en genç adayı olmuş olacak. 

GRİGORİY YAVLİNSKİ

Sovyetlerden kalan parlamento sistemi 1993’de tamamen tavsiye edildikten sonra kurulan ilk Duma’da başından beri vekil olan Yavlinski, “Elma” adındaki siyasi partinin (eskinin ‘Birleşik Demokratik Partisi’) kurucu lideri. Aynı partinin 1996 ve 2000’deki başkanlık seçimlerinde de adayı olan Grigori Yavlinski bu sefer adaylığını ilk açıklayanlardan olmasının yanı sıra, ayağının tozuyla pek çok şehri dolaşarak aktif bir kampanyanın startını vermiş bulunuyor. 

www.evrensel.net
ETİKETLER RusyaVladimir Putin