12 Ağustos 2012 12:07

Egeran Galeride küçük hakikatler

EGERAN Galeri politik ve varoluşsal konuları minimal bir dille ele alan beş sanatçının eserlerinin bir araya getiriyor. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanından alınan başlık “Küçük Hakikatler” ismini taşıyor. Sergisinin küratörlüğünü Elif Kamışlı’nın üstlendiği sergi

Egeran Galeride küçük hakikatler
Paylaş

EGERAN Galeri politik ve varoluşsal konuları minimal bir dille ele alan beş sanatçının eserlerinin bir araya getiriyor. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanından alınan başlık “Küçük Hakikatler” ismini taşıyor. Sergisinin küratörlüğünü Elif Kamışlı’nın üstlendiği sergi 6 Eylül’de başlıyor. Sergi, Selim Birsel, Ali Kazma, Ali Emir Tapan, Nasan Tur ve Mürüvvet Türkyılmaz’ın fotoğraf, video ve yerleştirme işlerinden oluşuyor. Sergideki eserlerde zaman kavramı ve bu kavramın farklı veçheleriyle işleniyor.

HAFIZA HARİTASI VE ARAFATA KALMA

“Küçük Hakikatler”deki ana temalardan biri anı yakalama girişimi olarak karşımıza çıkıyor. Zamanı durdurarak, bir anı ve o anın içine sıkışmış duyguları tükenme tehdidi olmadan yaşama şansı elde ediyoruz. Selim Birsel’in fotoğraflarında arafta olma hali gibi -yaşam ile ölüm arasında-, zamanın var olmadığı bir yerde olma durumunu işliyor.
Sergide işlenen diğer bir konuysa hafızanın cisimleştirilmesi. Saniyeler, dakikalar ve saatler hızla akıp giderken, geçen zamanı kaydetme arzumuz hafıza meselesini ön plana çıkarıyor. Nesne biriktirme alışkanlığı, zaman içinde bazı yerleri kaydetme, anıları sağlamlaştırma ihtiyacından doğuyor. Bu bağlamda sergideki bazı eserler nesne ve hafıza arasındaki ilişkiyi araştırıyor. Mürüvvet Türkyılmaz’ın “hafıza haritası”, sanatçının hafızasının bir kaydı. Bulunmuş nesneler ve bilinç akışını takip eden yazıların birleşiminden oluşan haritasıyla Türkyılmaz, izleyiciyi içten bir deneyime tanıklık etmeye davet ediyor.  

DUYGUSAL BİR TETİKLEME

Sergideki son temaysa zamana karşı verilen savaş. Buradaki eserler nihai sona direnmenin yollarını ve zamanın bıraktığı izlere rağmen hep devam etme arzusunu araştırıyor. Nasan Tur’un Like New adlı yerleştirmesi zamanın akışına karşı bir manifesto gibi. Yıllarca giyilmekten eski sahiplerinin ayaklarının şeklini almış, deforme olmuş ayakkabılar, sergi mekânında pırıl pırıl duruşlarıyla şiirsel nesnelere dönüşüyor. Yaşanmışlıkların kanıtı olarak karşımızda duran ayakkabılar, sonsuz gençlik için güçlü birer metafor. Tanpınar’ın “küçük hakikatler”i gibi, sergideki her bir eser duygusal bir tetiklenmeye yol açıyor ve izleyicileri hafıza, anı ve an üzerinden şefkat, şiddet ve umuda dair düşünmeye davet ediyor.
(KÜLTÜR SERVİSİ)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

İBB Şehir Tiyatroları’nda yeni oyunların provalarına başlandı

SONRAKİ HABER

Alayda, kalayda ve lehimde usta bir ozan

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...