İşçiler tepkili: Doğacak çocuklarımız bile bankalara borçlu

İşçiler tepkili: Doğacak çocuklarımız bile bankalara borçlu

Kocaeli'nin Körfez ilçesinde Evrensel'e konuşan asgari ücretli işçiler, hükümetin asgari ücret açıklamalarına tepki gösterdi.

Emin KAPTAN
Metin DOĞAN
Kocaeli

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde işçi duraklarında bekleşen işçilerle 1603 lira olarak belirlenen yeni asgari ücreti konuştuk. İşçiler özellikle Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu’nun, “42 aylık ücretle sıfır bir araç alınabiliyor” sözlerine tepkili: “Ekmek alamıyoruz araba mı alacağız?”.
Ücretlerine yapılan zammın daha ellerine geçmeden eridiğini, geçim derdinin gün geçtikçe zorlaştığını vurgulayan işçiler borç içinde yaşadıklarına şu sözlerle dikkat çekti: “Çalıştığımızı bankalara ödüyoruz, sömürüyorlar bizi. Doğacak çocuklarımız bile bankalara borçlu”. 

Gebze’de bir fabrikada çalışan Kerem, asgari ücrete gelen zamla insanların sevinecek durumunun olmadığını belirterek, “Bakıyorsun asgari ücrete bir zam yapılıyor, diğer yandan başka şeylere de zam geliyor. Tabii ki eriyor, hatta kat ve kat fazlası eriyor. Sevinemiyoruz. En azından asgari ücret 1800 TL olmalıydı” dedi. Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu’nun sözlerini sorduğumuz Kerem, şunları dile getirdi: “42 ay boyunca aç susuz mu kalacağız? Elektriksiz mi, soğukta mı yatacağız?”

EN AZ 2 BİN LİRA OLMASI GEREKİRDİ

İnşaat İşçisi İsmet, gelen zamların asgari ücret zammını çoktan erittiğini söyledi. Asgari ücretin en az 2 bin lira olması gerektiğini vurgulayan İsmet, “İstanbul’u geçtim, İzmit’te bile bir ev kirasının en az 600-700 TL olduğunu düşünürsek elektriğe, su ve doğal gaza toplamda 1000 TL gidiyor. Kalan parayla bir insan nasıl ev geçindirsin? Okuyan çocuğu olan var, hastası olan var. Gelen zamlar asgari ücrete gelen zammı fazlasıyla eritti” dedi. 

BU NASIL FAİZ DÜŞMANLIĞI?

Emekli olduğunu ancak emekli maaşıyla geçinemediği için çalışmaya devam ettiğini söyleyen Ahmet, doğacak çocukların dahi bankalara borçlu olduğunu söyledi. Söz bunun asgari ücret ve araba hesabına gelince tepkisi şöyle oldu: “Çalıştığımızı bankalara ödüyoruz, sömürüyorlar bizi. Doğacak çocuklarımız bankalara borçlu. Cumhurbaşkanımız diyor ki, ‘Faiz benim en büyük düşmanım’. Allah rızası için buna bir çare bulsunlar o zaman. Bankalar insanın ocağını söndürüyor.” 

İğneden ipliğe zammın geldiğini belirten Ahmet, “200 TL zam yaptılar, 700 TL geri aldılar. Fakir fukara zor durumda, asgari ücretle çalışanlar zor durumda. Elektriği, doğal gazı geçtim 10 TL’lik çay olmuş 18 TL. Durumumuz hiç iyi değil” diye konuştu. 

ÇOCUKLA GEÇİNMEK BÜYÜK BAŞARI

Özel bir limanda bakım işçisi olan Cemil de asgari ücrete yapılan zammı az buluyor. “Hayat şartları malum, zengin daha çok zengin oluyor, fakir daha fakir oluyor” diyen Cemil, şöyle devam etti: “Zaten kaşıkla verip kepçe ile alıyorlar, bu gerçek her zaman böyle. Harcama yapmadan insan nasıl hayatını devam ettirebilir ki harcama yapmadan araba alsın.” 

Muhasebeci olan Pınar, 2-3 çocuklu ailelerin geçinmesini büyük bir başarı olarak görüyor. Hayat şartlarının pahalı olduğunu söyleyen Pınar, “Asgari ücrete yapılan zam çok düşük, insanların bu ücretle geçinmesi çok zor. Çünkü hayat cidden çok pahalı. Bu ortamda 2 ya da 3 çocuklu aileler nasıl geçiniyor gerçekten büyük bir başarı” diye konuştu. 

ÖLSÜN MÜ BU İNSANLAR?

Asgari ücretin açlık sınırının altında olduğunu belirten Kerem, “Ölelim mi? Ölsün mü bu insanlar? Yiyip içmeyelim mi? Çocuğumuzun ihtiyaçlarını gidermeyelim mi yani?” diye sordu. 

Birilerinin sadece kendisini düşündüğünü belirten Kerem, “O kadar birikim yaparsanız araba bile alırsınız diyor ama ona da vergi getirdi. 2018 de sıfır araçlarda ÖTV’ler aldı başını gitti. Hadi arabayı aldık diyelim, yemeden içmeden yakıt nasıl koyacağız? Bunun sigortası var, kaskosu var… Onlar sadece kendilerine göre düşünüyorlar” dedi. 

Başbakan Yardımcısının yanlış söylediğini belirten Yusuf, otomotiv işçisi. Elde sıfırın kaldığını ifade eden Yusuf, “İşçi her zamanki gibi altta kalıyor. Yine elde sıfıra sıfır kalıyor. 42 ay boyunca harcama yapmazsak, yemek yemezsek, gezmezsek ne yapacağız? Bakan yanlış söylüyor” dedi.

Recep ise Gebze’de çalışan bir işçi, o da bu şartlarda yapılan zamları düşük buluyor ve ekliyor: “Asgari ücrete yapılan zam ile elektriğe ve diğer zamlar kafa kafaya oldu.”

ESNAF DA ETKİLENİYOR

“Devlet yetkilileri bu ücretle geçinebiliyorsa buyursun geçinsinler” diyen Ahmet, bir fabrikada işçi. Adaletsizliğin olduğunu vurgulayan Ahmet, “Asgari ücretin AGİ’siz 1800 TL olması lazımdı. Gelen diğer zamlar asgari ücrete gelen zammı eritiyor. Ertesi gün elektriğe yüzde 8.8 zam geldi, onun ardından süt ürünlerine dahi zam geldi. Müthiş bir adaletsizlik var. İnsanlar ayın sonunu getiremiyor ki araba alsın. Alabilir ama borcun içine girer. Bankaya elini verirsin ama kolunu kaptırırsın” dedi. 

“Asgari ücrete yapılan zammı herkes gibi çok az buluyorum” diyerek sözlerine başlayan Kadir’in mesleği berberlik. İşe giderken durakta denk geliyoruz ve ona da asgari ücretin durumunu soruyoruz. Asgari ücretin esnafı da etkileyeceğini belirten Kadir, “En az 2 bin TL bekliyorduk. 2 bin TL olsaydı esnaf için de iyi olurdu. Gelen zamlar asgari ücreti de eritiyor. 

Kaşıkla veriyorsun kepçe ile geri almaya çalışıyorsun. Sürekli eksiye giden biz oluyoruz, halk oluyor yani” dedi. 

Foto: Arşiv

www.evrensel.net