Soma sanıkları madende metan  olmadığını iddia etti

Soma sanıkları madende metan olmadığını iddia etti

Soma davasında dinlenen sanıklar, madende metan olmadığını iddia etti.

Eda AKTAŞ
Manisa

Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın davasında 5 tutuklu 51 kişinin yargılandığı davanın 20. Blok duruşmasının ikinci oturumu Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıkların yerlerinde hazır bulunurken tutuksuz sanıklar ve avukatları, müşteki avukatları ve aileler katıldı.

Kimlik tespitinden sonra duruşmada ilk olarak katliamda yaşamını yitiren S panosu 3 vardiya amiri Koray Karadağ’ın babası Cahit Karadağ söz aldı. Olay günü şirket üst düzey yöneticilerinden 13 tanesinden sadece 3’ünün ocakta olduğunu söyleyen Karadağ, ikisinin olayda hayatını kaybettiğini birisinin de oğlu olduğunu söyledi. Olaya ilişkin üç ana nedenin olduğunu belirten Karadağ, ELİ’ye sunulan projenin yapılmaması ve üretim zorlanmasının yapılmasından kaynaklı iş güvenliğinin yok sayılması olduğunu söyledi.

Daha sonra savcı Manisa dosyasıyla dava dosyasının farklı olmasına rağmen aynı olaya ilişkin olduğundan dolayı gizlilik karar bozulmadan dosyanın Manisa’dan istenerek mahkeme heyeti tarafından incelenip geri verilmesi ve tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

GÜRKAN’A SALONDAN BÜYÜK TEPKİ

Söz alan tutuklu sanık Can Gürkan, madencilik işini uzmanlık istediğini kendisinin sadece finansal açıdan uzmanlığının olduğunu ve şirkette bu işlerle ilgilendiğini söyleyerek, “Ben teknik bilgim olmadan teknik olaylara müdahalede bulunsaydım o zaman kanun önünde suçlu olurdum, ama bugüne kadar teknik projelere karışmadım için suçlanıyorum” dedi. Müşteki avukatlarının madeni aldıklarından beri metanı bildiklerini söylemesi üzerine ise Gürkan, “Park Teknik bize devrederken metan olduğunu söylemedi. TKİ’ye böyle bir bildirimde bulunmuşlar, ama bize böyle bir belge verilmedi. A panosunda metan olduğunu bilmiyorduk. Metanı fark ettikten sonra metan ile mücadele ettik” diyerek madenin geri kalan hiçbir yerinde metan olmadığını iddia etti.

Gürkan’ın ‘İşime geri dönmek istiyorum’ sözleri ise salonda büyük tepki çekti. Bazı madenci aileleri Gürkan’a ‘katil’ diye bağırdı. Tutuklu sanık Ramazan Doğru da Park Teknik’in yangınlar ile mücadele edemediği için maden devretmek istediğini, kendilerinin ise yangınla baş etme konusunda uzman olduklarını söyledi. Tutuklu sanık Akın Çelik ise müşteki avukatlarının beyanlarını kabul etmediğini ifade ederek, bilirkişi raporunun bilimsel ve objektif olmadığını iddia etti. Tutuklu sanık İsmail Adalı da “Biz de işçiler ile aynı şartlarda çalışıyoruz madende. Onlara kötü davranma gibi bir şey kesinlikle mümkün değildir. Bu konudaki suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

Son olarak söz alan Tutuklu sanık Ertan Ersoy da “Olay iki sebepten dolayı olmuş olabilir. Ya bant kendi yanmıştır ya da birisi yakmıştır. Çünkü orada metan yok. Metandan uzak bir bölgede metan patlaması olması bir kurgudur. Orayı açan Park Teknik’tir, izin veren ise TKİ’dir. Sorumluluk onlara aittir.” dedi. 

SANIK AVUKATLARI YENİ BİLİRKİŞİ RAPORU TALİP ETTİ

 

Duruşmada öğleden sonra  sanık avukatları savunmalarını yaptı. İlk olarak söz alan Can Gürkan'ın avukatı Kadir Çetin, "Müdahil taraf davanın bir an önce bitmesini istiyor ama biz gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyoruz olayın en büyük şanssızlığı temiz hava galerisinde gerçekleşmiş olmasıdır 2. Havalandırma yapılsaydı da bununla bir ilgisi olmayacaktı" dedi.

Metana dair hiçbir verinin olmadığını iddia eden Çetin, yangının ne trafodan ne metandan ne de elektrikten çıkmadığının anlaşıldığını savunarak, "Biz gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyoruz ama karşı taraf bundan neden bu kadar korkuyor onu anlamıyoruz" dedi.

Bilirkişilerin kamuoyu baskısına maruz kalmamak için raporları hazırladıklarını ifade eden Çetin, "Bilirkişi raporlarına güvenilmez. Hukuki görüşleri değil kamuoyu baskısına göre karar verilmiştir. Başka bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını talep ediyoruz" diyerek, özellikle Manisa'da yürütülen soruşturmanın beklenerek dosyanın bundan sonra sonuçlanması gerektiğini söyledi.

Daha sonra söz alan Alp Gürkan'ın avukatı İhsan Sartık, Soma dosyasında yargının sınıfta kaldığını belirterek, "ilk sorun savcılığın ilk belirlediği bilirkişilerin gerçeklerin ortaya koymamasından kaynaklıdır. Maddi gerçeklik gözler önüne serilseydi dava bu duruma gelmezdi" dedi. Bilirkişilerin toplum baskısı ile rapor hazırladıklarını iddia eden Sartık, " Manisa soruşturmasından sonra odası kasetin tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Bilirkişiler hukuk düzenine olan inancı yok etmiştir. Toplumu tatmin etmek amaçlı hukuka aykırı raporlar hazırlandı. Bu kazanın oluş şekli normal değildir. Sıra dışı durumlar söz konusu Bu yüzden Manisa dosyasının beklenmesi önemlidir" dedi.

Savunma için söz alan diğer sanık avukatları ise, aynı şekilde bilirkişi raporlarının bilimsel olmadığını ve toplumsal baskıdan kaynaklı hazırlandığını iddia ederek, Manisa'da yürütülen soruşturma dosyasının sonuçlanmasından sonra davanın sonuçlanmasına karar verilmesini ve sanıkların tutuklu bulunduğu süreden kaynaklı mağduru olduğunu belirterek tutuksuz yargılanmalarına talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkemeye heyeti, Manisa soruşturması beklenmeden savcının, sanık ve avukatların esas hakkında mütalaa vermesini, yeterli raporun bulunmasından dolayı yeni bilirkişi talebinin reddine, Manisa soruşturma dosyasının mahkemeye gönderilmesine ve tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma 26 Mart tarihine ertelendi.
 

 

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Ocak 2018 19:01
www.evrensel.net
ETİKETLER Somaiş cinayeti