SES: Sağlık kurumları AVM gibi işletilemez

SES: Sağlık kurumları AVM gibi işletilemez

SES, şehir hastanelerine ilişkin yaptığı açıklamada, devlet sermaye işbirliği ile yapılan bu hastanelerin AVM gibi işletilip sunulmasını eleştirdi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), 16-17 Aralık 2017 tarihlerinde düzenlediği Şehir Hastaneleri Çalıştayının sonuç bildirgesini, SES Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Basın toplantısında konuşan SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, “Sağlık Kampüsleri” diye adlandırılan Şehir Hastanelerinin, kamusal ve toplumsal kaynakların çarçur edildiği mega projeler olduğunu söyledi. Erden, halkın, sağlık emekçilerinin, akademinin, sağlık emek ve meslek örgütlerinin görüşleri alınmadan yapımına başlanan şehir hastaneleri ile kıblenin sermayaye çevrildiğini ifade etti. 

KAMU KAYNAKLARI İSTİSMAR EDİLİYOR 

Erden, şehir hastaneleri ile diğer hastane projelerinin arasındaki temel farkın, şehir hastanelerinin Kamu-Özel Ortaklığı modeli ile yapılması olduğunu, çalıştayın bunu “Devlet-Sermaye İşbirliği” olarak adlandırmaya karar verdiğini ifade etti. 

EN ÇOK DİLE GETİRİLEN SORUN ULAŞILABİLİRLİK

Yedi yıldızlı otel konforunda hastane olarak tanıtılan şehir hastaneleri için vatandaşların en çok dile getirdiği sorunun ulaşılabilirlik olduğunu belirten Erden, hastane içerisinde de yön bulamama, merdiven olmaması sebebiyle uzun süre asansör bekleme gibi problemlerin yaşandığını söyledi. 

İHTİŞAMLI YAPILAR GÜÇSÜZLÜK DUYGUSU YARATABİLİR

Erden, şehir hastanelerinin,  AVM gibi algılanmasının, şifa değil de alışveriş için gidildiği hissinin uyanmasının ise mekan ile ilgili önemli bir sorun olduğunu ifade ederek “Mekanın büyüklüğü ve ihtişamı altında sağlık emekçileri ve vatandaşlar için güçsüzlük-muhtaç kalma algıları dayatılmaktadır.” dedi. 

Sonuç bildirgesinde sağlık alanına ilişkin çözüm önerileri ve talepler de sıralandı. Hastanelerdeki işlerin parçalanmaması, hiçbir işin taşerona verilemeyeceği belirtilen bildirgede, taşerona verilen tüm hizmetlerin kamuya devredilmesi istendi. Sağlık alanı ve hastanelerin ticari alan olamayacağı ve hastane içindeki hiçbir hizmetin kâr amaçlı verilemeyeceği vurgulanan bildirgede, “Şehir hastanelerini yapan vurguncu şirketler ile yapılan sözleşmeler iptal edilmeli, şehir hastanesi projelerinden vazgeçilmeli. şehir hastanelerine geçişte kapatılan bütün devlet hastaneleri tekrar açılmalı ve mevcut hiçbir devlet hastanesi kapatılmamalıdır” denildi.

DOSYA: ŞEHİR HASTANELERİ NEDİR?

İŞ YÜKÜ VE GÜVENCESİZLİK ARTTI

Açılan şehir hastanelerinde çalışan sağlık emekçilerinin birçok sorunla karşı karşıya kaldığını dile getiren Erden, iş yükünün ve güvencesizliğin arttığını söyledi. Erden, taşeron işçilerde işten çıkarılma endişesinin arttığını, ücretlerde erime yaşandığını, mesleki özerkliğin yok edildiğini; klinikteki iş akışı, mekanın düzenlenmesi ve tıbbi hizmetlerin sunumunda şirketin müdahale ettiğini ve mesai bitimi sonrası devir işlemleri nedeniyle çalışma saatlerinin uzadığını söyledi. Çalıştaya gelen bildirilerden de bahseden Erden, sağlık emekçilerinin şehir hastanelerinde daha çok, daha uzun, daha hızlı ve ağır baskı, mobbing ve denetim mekanizmaları altında, mesleki doyum yaşamaksızın, şiddet ile burun buruna, işini belirleyen değil belirlenen pasif konumda olacağı çalışma ortamında çalışacaklarını düşündüklerini ifade etti.

KORUYUCU SAĞLIK HİZMETİ İKİNCİLLEŞİYOR

Sermayenin şehir hastanelerine, emekçiler üzerinden kâr edebilmek amacıyla yatırım yaptığını dile getiren Erden, bunun sağlanabilmesi içinse sağlık emekçilerinin şirketin isteklerine göre çalışması, şehir hastanelerinde daha fazla hasta bakılması, daha fazla tetkik ve tıbbi girişim yapılması gerektiğini söyledi. Koruyucu sağlık hizmetlerinin ikincilleştirildiğini dile getiren Erden, sağlık için yüksek teknoloji gerektiren tanı ve tedavi işlemlerinin ön plana çıkarıldığı tedavi merkezli sağlık algısının yerleşmesine zemin hazırlandığının altını çizdi. (Ankara/EVRENSEL) 

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Ocak 2018 14:55
www.evrensel.net