267 cenazenin mezardan çıkarılmasına tepki sürüyor

267 cenazenin mezardan çıkarılmasına tepki sürüyor

HDP’li Mizgin Irgat: Garzan Mezarlığı nedeniyle Türkiye AİHM tarafından mahkum edilecek.

Garzan Mezarlığının yıkılmasını “Mevzuata uygun” gören Bitlis Valiliğine tepki gösteren HDP’li Mizgin Irgat, DNA tespiti için tüm cenazenin alınmasına gerek olmadığını ifade etti. Irgat, mezarlığın izinsiz yıkılmasından dolayı Türkiye’nin AİHM tarafından mahkum edileceğini söyledi.  

Bitlis Valiliğinin, Garzan Mezarlığının yıkılmasına ilişkin “Mevzuata uygun” açıklamasına tepki gösteren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat, bunun manevi değerlere bir saldırı olduğunu belirtti. Mevzuattan ziyade önemsenen şeyin örf, adet, gelenek ve insanların manevi değerleri ve dünyası olduğunu belirten Irgat, “Yazılı hukuka dahi baktığımızda mezarın açılması fethi kabir (Şüpheli ölümlerde mezarın açılması ve otopsi yapılması) adı altında otopsi yapmak üzere yapılan bir işlemdir. Yani şüpheli ölümlerde yapılan bir işlemdir. Otopsi yapmak, kesin ölüm nedenini teşhis etmek üzere uygulanan bir yöntemdir” dedi. 

DNA tespiti için küçük bir örnek almanın yeterli olduğunu ve kemikten ya da mezardan bir doku örneğiyle kimlik tespitine yarayacak dokuların alınabildiğini söyleyen Irgat, bir bütün cenazenin mezardan çıkartılmasının, tahrip edilmesinin ciddi bir saldırı olduğunu vurgulayarak, “Hem ailelerin maneviyatına, hem ölünün manevi şahsiyetine ve haklarına hakaret içermektedir. Bu suçtur” diye konuştu. 

‘TÜRKİYE’Yİ HUKUKİ ALANDA ZORA SOKACAK’

Mezarlığın yıkılmasının “Yerinin mera olması” veya “İzinsiz bir mezarlık olması” ile açıklanamayacağını ifade eden Irgat, kırsal kesimlerde bulunan mezarlıkların büyük bölümünün mera alanı olduğunu hatırlatarak, “İzinli, satın alınan parsellerle yapılan bir mezarlık yöntemi büyük şehirlerde olan bir şey. Şu an birçok mezarlık bu şekildedir” dedi.   

Irgat, hiçbir ailenin kendi cenazesine ilişkin kimlik tespiti ya da şüpheli bir durum için Bitlis Valiliği ya da savcılığa başvurmadığını belirterek şöyle devam etti: “Bitlis Valiliğinin bunu kendiliğinden yapması ve bir bütün mezarlıkların tamamı ailelere haber verilmeden oradan çıkartılarak İstanbul Adli Tıp Kurumuna kadar gönderilmesi, Türkiye’yi hukuki alanda zora sokacak. Bunun ileride de AİHM’de Türkiye’nin mahkumiyeti ile sonuçlanacak bir hareket olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

ATK TARAFINDAN TESPİTLİ CENAZELER DE ALINDI

Ailelerin suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatan Irgat, konunun takipçisi olacaklarını dile getirerek, daha önceden ATK tarafından yapılan kimlik tespiti ile mezarlığa defnedilen çok sayıda cenaze olduğunu da söyledi. Mezarlara yönelik saldırının hiçbir din ve inançta olmadığını dile getiren ve yaşananların ağır olduğunu vurgulayan Irgat, bu durumun başlı başına bir saldırı olduğunu belirtti. 

‘BU YANLIŞTAN DÖNÜLMELİDİR’

Garzan Mezarlığının 2013 yılında kurulduğunu ve çözüm sürecinin sonlandırılması ardından yaşanan süreçten ölülerin de etkilendiğini dile getiren Irgat, “Çözüm süreci sonrası başlatılan çatışmalı süreçte maalesef bütün coğrafya açısından hukuki güvenliğin olmadığı ve umutların tükendiği ve mezarlıklara kadar indirgenen bir saldırı süreci başladı. Bu süreç Türkiye’ye, halklarımıza kazandırmaz. Bu noktada ailelerle ciddi bir görüşme sağlanmalı ve bu yanlıştan dönülmelidir” dedi. (Van/MA)


‘TEK İSTEĞİMİZ CENAZELERİMİZ VERİLSİN’

Bitlis'te Garzan Mezarlığından çıkarılan Mustafa Çiftçi ve Yusuf Eteş’in aileleri, 267 cenazenin kimseye haber verilmeden çıkartılmasını basından duyduklarını, bu uygulamanın ne dinde ne de vicdanda yeri olduğunu belirtiyor. Aileler, cenazelerinin bir an önce kendilerine teslim edilmesini istiyor. 

Çiftçi’nin babası Selim Çiftçi, Suruç Kaymakamlığından izin aldıktan sonra sınırdan cenazelerini alıp Garzan Mezarlığında toprağa verdiklerini söyleyerek, “Mezarlıklara neden saldırıyorlar? Tekrar yerinden kalkıp bir şey mi yapacaklar? Devletin ne yapmaya çalıştığını anlayamadık. Tek isteğimiz var; bize cenazelerimizi versinler” dedi. Yaşadığı acıyı tarif etmekte güçlük yaşayan Yusuf Eteş’in annesi Hebe Eteş, “Ben oğlumun cenazesini kemiklerini istiyorum. Bize cenazemizi versinler” diye feryat etti. (Mersin/MA)


DTK: YAŞATILANLARA SESSİZ KALMAYIN 

DTK İnanç Komitesi ve DİK tahrip edilen mezarlıklara ilişkin HDP Diyarbakır il binasında basın açıklaması düzenledi. Yapılan açıklamaya Diyarbakır Barış Anneleri Meclisi, yaşamını yitirenlerin mezarlıkları tahrip edilenlerin yakınları, DİK ve DTK inanç Komisyonu üyeleri, TJA, HDP ve DBP ilçe ilçe yöneticileri katılım sağladı. 

Açıklamayı okuyan DTK İslam Kongresi temsilcisi Mehmet Emin Ay,  cenazelere yapılanın hiç bir dinde olmadığını söyleyerek, “Bu uygulamalar hem insani açıdan hem de bütün dinler açısından büyük bir zulümdür” dedi. “İnsanım” diyen herkese seslenen Emin, “Kürt halkına yaşatılanlara sessiz kalmayın. Zulüm karşısında sessiz kalan dilsiz şeytandır. Bizde bunu asla kabul etmeyeceğiz”dedi. 
(Diyarbakır/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER Mizgin IrgatBitlis