‘Engelliler yaşamsal sorunlarla yüz yüze’

‘Engelliler yaşamsal sorunlarla yüz yüze’

Türkiye Sakatlar Derneği Ankara Şubesi'nin Türkiye Engellilik Raporu’nda eğitimden istihdama birçok alanda yaşadıkları sorun ve taleplere yer verildi.

Türkiye Sakatlar Derneği Ankara Şubesi tarafından hazırlanan Türkiye Engellilik Raporu’nda engellilerin mevcut durumu ortaya koyacak güncel verilerin olmayışına dikkat çekildi. Raporda engellilerin yaşamsal sorunlarla yüz yüze olduğu vurgulanarak, eğitimden istihdama birçok alanda yaşadıkları sorun ve taleplere yer verildi.

Türkiye Sakatlar Derneği Ankara Şubesi Türkiye’deki engelliliğin mevcut durumunu ortaya koyduğu Türkiye Engellilik Raporunu açıkladı. Ankara Şubesinde yapılan basın toplantısıyla paylaşılan raporda temel sorun ve taleplere ilişkin de bilgiler yer alıyor. Raporu paylaşan Ankara Şube Başkanı Mithat Tokur, Türkiye’deki engelli sayısının tam olarak bilenemediğini söyleyerek, milyonlarca engelliyi ilgilendiren yasaların ise yıllardır bekletildiğini vurguladı. Engelliğe dair yaklaşımlardan kaynaklı engellerin en temel sorunlardan olduğuna dikkat çeken Tokur, “Engellilik sadece bedenle ilgili bir tıbbi mesele olarak ele alınamayacağı gibi sosyal boyutları görülmeden de çözülemez.Bütüncül ve hak temelli bir yaklaşımın esas alınmasını savunuyoruz” dedi.

‘ANKARA’DA ENGELLİLER DÜŞÜNÜLEREK KURGULANMIŞ MEKAN YOK’

Engelliliğe ilişkin verilerin de güncel, kapsamlı ve tutarlı olmadığını kaydeden Tokur, engellilerin sağlık, eğitim, istihdam gibi yaşamsal sorunlarla yüzyüze olduğunu belirtti. Tokur, kamusal sorumluluk mekanizmalarının işletilmediğini söyleyerek, “bugün Kızılay’da veya Ankara’nın herhangi bir yerinde engellilerin sorunsuz bir şekilde gidebileceği, lavabosu, asansörü, otoparkı engelli düşünülerek kurgulanmış tek bir mekan/restoran ve lokanta bulunmamaktadır” dedi. Raporun bir başlangıç, farkındalık ve çözüm yönünde bir etkisinin olmasını dilediklerini kaydeden Tokur, engellilerin tüm sorunlarının bir raporla ortaya konulamayacağını belirtti.

‘VERİLER GÜNCELLENMİYOR’

Raporda, Türkiye’nin engellilik konusunda kapsamlı bir mevcut durum analizi için yeterli veri bulunmadığına dikkat çekilerek, son 6 yılda yaklaşık 6 milyon nüfus artışına rağmen engelli nüfusuna ilişkin herhangi güncel bir verinin olmadığı, kullanılan en güncel verilerin 2012 ve önceki yıllara ait olduğu belirtiliyor.  Resmi rapor ve istatistiklerde birbirinden çok farklı sayılar açıklandığına dikkat çekilen raporda şu ifadelere yer veriliyor: “Türkiye’de kaç engellinin olduğu, ne oranda işgücüne katılabildiği, katılanların ve katılamayanların mesleki, eğitimsel ve cinsiyet dağılımlarının ne olduğu “güncel olarak” bilinmemektedir. TÜİK tarafından yapılan hanehalkı işgücü piyasası araştırmaları değişik sayı ve oranlar içermektedir. Engeli dolayısıyla işgücü piyasasına katılamayanların sayısı 3.9 milyon kişiden fazla olarak ifade edilmektedir. Son yıllarda yapılan engelli kamu görevlisi sınavları dışındaki kamu emekçilerinin engel durumlarına ilişkin bir veri tutulmamaktadır”.

‘SADECE 46 BİN 746 ENGELLİ VERGİ İNDİRİMİNDEN YARARLANMIŞ’

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, EYHGM Ekim Ayı Bültenine Göre; 2016 yılında 284 bin 951 kişi yüzde 70 ve üzerinde, 338 bin 814 kişi de yüzde 40-69 oranında engelli raporu olduğu için engelli maaşı alırken, 18 Yaş altı 91 bin 478 kişinin ailesine de “Engelli Yakını Aylığı” verilmiş.  Evde Bakım hizmeti alan engelli sayısı 2016 yılında 481 bin 141 kişi iken bu sayı 2017 yılı Eylül ayı itibariyle 499 bin 737 kişi. Bu kapsamda 2016 yılında ödenen ortalama aylık 900 lira civarında. Gelir vergisi indiriminden faydalanan engellilerin sayısı 2016 yılında sadece 46 bin 743 kişi. Türkiye’nin birçok ilinde nüfusun yüzde 9’u ve üzerinde engelli nüfus bulunmakta. En az bir engeli olan 3 ve daha yukarı yaştaki nüfus oranı en yüksek olan iller yüzde 13,5 Giresun, yüzde 12,4 Çorum ve yüzde 12,4 ile Erzincan; en düşük olan iller ise yüzde 4,3 Muş, yüzde 4,6 Kocaeli ve yüzde 5 Ankara. 

‘KADIN ENGELLİLERİN VERİLERİ DAHA OLUMSUZ’

Türkiye’de engelliler içerisinde lise ve üzeri eğitim düzeyi oranı yüzde 7,7. Bu oran kadınlarda daha da düşük olup 4,7 oranında. Kadın engellilerin yüzde 54,9’u okur yazar değil. Aynı oran erkekler için yüzde 32,1. Raporda, kadın engellilerin sosyal yaşama dahil olmasının önündeki engellerin ve risklerin daha fazla olduğu öngörülerek bu yöndeki politikalara daha fazla ağırlık verilmesi gerektiği belirtiliyor. Kadın engellilerin göstergelerinin erkek engellilerin göstergelerinden daha olumsuz veriler sunduğuna dikkat çekilen raporda,  kadın engellilere yönelik sorun ve talep tespitinin ayrıca planlanması gerektiği, toplumsal cinsiyet eşitsizliği faktörünün engellilikle birlikte daha yapısal bir ayrımcılıkla sonuçlandığı vurgulandı. 

‘ENGELLİLERİN İSTİSMARA UĞRAMA RİSKİ DAHA YÜKSEK’

Engellilerin şiddete, cinsel şiddete, tacize ve istismara uğrama riskinin de yüksek olduğuna dikkat çekilen raporda,  engellilere yönelen şiddeti önleme amacıyla gerekli mevzuatların geliştirilmesi, bu yönde şiddetin önlenmesi için etkili mekanizmalar kurulması gerektiği belirtiliyor. Engellilere yönelik şiddeti inceleyen bir araştırmaya göre 2012-2016 yılları arasında basına yansıyan vaka sayısı 392 olup mağdur engellilerin yüzde 60’ı zihinsel engelli.

‘KAMUDA 49 BİN 873 ENGELLİ İSTİHDAM EDİLİYOR’

Raporda engellilerin istihdamına ilişkin durum tespiti de yapılıyor. 2017 Eylül dönemi itibariyle sadece 49 bin 873 engelli kamu alanında istihdam edilmekte. Toplam kamu çalışanı sayısı yaklaşık üç milyon olmasına rağmen engelli istihdam oranı yüzde 1,7 olarak gerçekleşmiş. Engellilerin çoğu yardımcı hizmetler sınıfında istihdam edilirken, yüzde 40-60 oranında ve çoğunlukla ortopedik engelliler istihdam ediliyor.  Özel sektörde de engelliler istihdam şansı bulamıyor. Özel sektörde engelli sayısı yaklaşık 15 bin kişi iken 2017 Eylül ayı itibariyle 8 bin 600 kişi işe yerleşebilmiş. Raporda, başvuran engelli işçi sayısının 75 bin bandında olduğu ve yasal kontenjanların boş kaldığı bir yerde bu istihdam verisinin yetersiz olduğuna dikkat çekilerek, engelli istihdamına ilişkin hem kamuda hem de özelde kontenjan sürdürülmesi ve kontenjanların doldurulmasının teşvik edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Kamuda yaklaşık 14 bin kontenjan açığının acilen doldurulması gerektiği ve  engelli memur istihdamında kadın oranının yükseltilmesi gerektiği, bu durumun engelli kadınların temel eğitime erişiminin arttırılarak sağlanması gerektiği belirtiliyor. Raporda ayrıca, E-KPSS konusunda engel gruplarının özgün koşulları öngörülerek sınav soruları ve ortamı sağlanması gerektiği talep edildi.

‘ENGELLİLERE TAHSİS EDİLEN KADROLARA ATAMA’

Raporun sonuç bölümünde; engelli çocuğuna yılın 365 günü bakım hizmeti sunan annenin kesilen bakım ücreti tekrar bağlanması, engellilerin erişim sorununun çözülmesi, engellilerin eşit yaşama katılımını sağlamak için sunulan ÖTV kolaylığındaki kısıtlamaların kaldırılması, engellilere yasa ile tahsis edilen fakat atama yapılmayan 20 bin iş kadrosuna atama yapılması ve KHK ile sorgusuz sualsiz işten atılan engelliler işlerine iade edilmesi istendi. (Ankara/EVRENSEL)


 

www.evrensel.net