Metal işçisi: Somut kararlar alıp gücümüzü göstermeliyiz

Gebze’de OHAL yasağını aşarak alana çıkan Birleşik Metal-İş üyesi işçiler, MESS dayatmalarına karşı grev kararlılığını dile getirdi.

Damla ULUDAĞ
Gebze

Gebze’de OHAL yasağını aşarak alana çıkan 3 bini aşkın Birleşik Metal-İş üyesi metal işçisi, MESS’in 3 yıllık sözleşme ve yüzde 3.2 zam dayatmasına karşı grev kararlılığını dile getirdi. Sendika Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu’nun konuşması sırasında “Başkan bizi greve götür”, “Metal işçisi grev istiyor” sloganlarını atan işçiler, hak alma mücadelelerinin önünde engel olan OHAL’i de protesto etti. Miting sırasında konuştuğumuz işçiler, bir an önce kararların alınıp hayata geçirilmesini ve işçilerin gücünün patronlara gösterilmesini istiyor. Gazetemize konuşan Serdaroğlu da diğer sendikalara işçilerin hak ve çıkarları için aynı gün greve çıkma çağrısı yaparak “Hükümet grevi yasaklarsa da bize onun yasağını Anayasa’ya aykırı olduğu için tanımayalım. ‘Biz greve çıktık, yasakladılar, yapacak bir şey yok hadi fabrikalara girin’ denilmesinin doğru olmadığını düşünüyoruz” dedi. 

Mitingde konuştuğumuz işçilerin açıklamarı ise şöyle:


'BİZİM KARŞIMIZA DİKİLMEK Mİ İŞİNİZ?'

"Biz hakkımızı aramak için sokağa çıktık ama bugün karşımızda görevini yaptığını söyleyenler var. İşçinin alacağı zam için bizim karşımıza dikilmek mi işiniz? Bu bizim anayasal hakkımızsa grevimiz nasıl yasaklandı geçmişte? Bizler şimdiden sendika ile beraber somut adımlar atabilmeliyiz. Kararları bir an önce alıp artık gücümüzü göstermemiz lazım."


'TÜM İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZI YANIMIZDA GÖRMEK İSTİYORUZ'

"Bu eylemde de gördük ki bize göz açtırmamak için ellerinden geleni yapacaklar. Ama biz de bugün gösterdik ki biz güç olduğumuzda önümüzde duracak hiçbir güç yok. 500-600 kişi bugün meydana çıkmak isteseydik asla yürütmeyeceklerdi, güç olduğumuzu görünce bir şey yapamadılar. Sendikamız ve sendikalar birliği de bizlerin yanında olmalı. Bizim mücadelemiz her sektörü etkiler. Bizler tüm işçi arkadaşlarımızı yanımızda görmek istiyoruz."


'BİZ BORÇ İÇİNDE YÜZERKEN KİMSE OHAL’DEN BAHSETMESİN'

"Biz bugün tüm işçiler olarak haykırdık sürekli grev istediğimizi. Çünkü bizim gücümüzün farkında değiller. Her gün milyarlarca lira kazandırıyoruz. Ama biz ayın sonunu denk getiremeyeceksek artık kimse kazanmasın. Bizler borç içinde yüzerken kimse olağanüstü hallerden bahsetmesin. Bu cemaatleri biz getirip büyütmedik. Bugün biz haklı talebimiz için sokağa çıkıyorsak hükümetimiz, devletimiz önce bizim yanımızda olmalı, çünkü bu ülkeye kazandıran bizleriz. Fabrikalarda bizler her gündemi değerlendiriyoruz ve her şeyin farkındayız. Bizim yanımızda olmayana bundan sonra oy yok."


'ON BİNLERCE İNSAN 30 PATRONDAN DAHA MI DEĞERSİZ!'

Birleşik Metal-İş

"Gebze’de yapılan yürüyüşümüz engellenmek istedi. Gerekçesi ise OHAL. Ama biz biliyoruz ki OHAL’den önce de bizim grevimiz yasaklandı. Gerekçemiz milli güvenlik. Niye patronlarla uzlaşılamadığı zaman hep işçiler fedakarlık yapmak zorunda. Biz binleriz, bizim ailelerimiz ile birlikte on binler… Bunca insan, 30 patrondan daha mı değersiz hükümetin gözünde de grevleri yasakladığını, verdiği teşvikleri patronlara ballandırarak anlatıyorlar. Benim, bizim artık dayanacak gücümüz yok. Ne sendikacı, ne temsilci, ne hükümet, ne patron. Çocuğuma harçlık veremediğim bir durumda benim yanımda değilse, benim sorunumu çözmüyorsa benim karşıma gelmesin! Biz artık geçmişteki deneyimizle de beraber farkındayız, biz birleşince neler olduğunu biliyoruz. "


'YETER Kİ KARARLI DURUP SOMUT ADIMLAR ATALIM' 

"Sendikamız geçtiğimiz dönemde grev yasağı karşısında fazla ses çıkartmadı. EMİS sözleşmesinde işçilerin kararlılığı ise patrona geri adım attırdı. Demek ki bugün meydandaki coşkumuzla kararlılıkla fabrikalarımızda direnişimize sahip çıkarsak hakkımız olanı alırız. Sendikamız bizim yanımızda olursa, biz binlerce işçi kararlı durursak OHAL ile bize bu sefer geri adım attıramaz. Ben önce kendi arkadaşlarıma sonra da diğer işçilere sesleniyorum. Hep dedik dünya yerinden oynar biz birlik olursak. Yeter ki biz kararlı durup somut adımlar atalım."


'TAKVİM TAKVİM SOMUT ADIM İSTİYORUZ'

"Aylardır fabrikada sözleşme sürecine dair konuşuyoruz, sohbet ediyoruz. Şimdi uyuşmazlık var. Biz artık takvim takvim somut adım istiyoruz. Ne yapacaklar 30 bin işçiyi mi gözaltına alacaklar, 30 bine yakın işçiyi işsiz mi bırakacaklar? Ülke yanar o zaman. Biz hep takip ediyoruz çok kazanan, en çok ihracat yapan fabrikaları, hiçbirinde işçilere ‘Siz çok çalıştınız bu sizin eseriniz’ diyen yok. Geçsinler makinelerin başına da görelim, ölsünler sakat kalsınlar çalışırken. 1 ayı bırak bir hafta geçinemezler, harçlıklarına yetmez bizim aldığımız ücretler. Eğer işçilerin emeği yok sayılacaksa, gereken cevabı bizler vermeliyiz."


'GENÇ İŞÇİLER BİR DÜZEN KURABİLSİN'

"Ben daha önce sendikasız işyerinde de çalıştım Türk Metal’e bağlı fabrikada da çalıştım yaşım olmuş 40. Bugün hâlâ hakkımı alamıyorum. 23 yıldır çalışıyorum hâlâ bir dikili ağacım yok, borç ödüyorum. Şimdi sendikalı çalışıyorum, giydirilmiş maaşımı çıkarsalar yine asgari ücrete denk, ya biz ne yapalım? Her gün bir sürü iş cinayeti haberi okuyoruz, işyerinde uzun süreli hasta olan çürüğe çıkartılıyor resmen. Oysa çalışma koşullarımız bizi bu hastalıklara itiyor. Bugün meydanda bir sürü genç işçi gördüm, daha yaşayacak günleri, kuracak düzenleri var. Herkes bunu düşünsün, sendika, hükümet, işveren… 12 saat çalışıp 23 senede ben bir düzen kuramamışsam eğer bundan sonra genç işçi arkadaşlarım kurabilsin diye mücadele ederim. Bizim ne istediğimiz belli, yapacaklarımız da net olmalı. Bu patronlara tedirginlik, bize de kararlılık sağlar."


ADNAN SERDAROĞLU: GREV YASAĞININ BİZİM İÇİN GEÇERLİ OLMAYACAĞINI BEYAN EDİYORUZ

Adnan Serdaroğlu, Birleşik Metal-İş

Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, mitingin ardından Evrensel'e konuştu.

Hükümetin toplumu OHAL koşullarına ve KHK’lerle yürüttüğü yeni düzene alıştırmaya çalıştığını dile getiren Serdaroğlu, “Biz bu koşullara alışmayacağız. Dün Posco Assan’da nasıl direnmişsek, bugün de, yarın da böyle direneceğiz. Şimdi tabii bütün grevlerde, basın açıklamalarında OHAL’i çokça kullanıyorlar ve alışkanlık haline getirdiler. Toplumda esas olarak buna karşı bir refleks oluşması gerekiyor, yani bunlar yalnızca Birleşik Metal-İş’in tavrıyla veya eylemiyle veya meydanda anlatmasıyla olacak bir iş değil. Çünkü sonuçta toplumun büyük bir kesimi bundan rahatsız ama sessiz. Patronların buluştuğu bir toplantıda bir Cumhurbaşkanı eğer çıkıp ‘Ben grevleri patronların faydası için engelledim’ diyorsa ve bu tutum karşısında belirli işçiler ve kesimler dışlında bir ses çıkmıyorsa toplumsal bir sorun var demektir. Bunu çözmemiz gerekiyor bu konuda da olabildiğince işçileri duyarlı ve tepkisini yükseltebilecek hale getirmemiz gerekiyor” dedi.   

'GREV YASAKLANINCA ÜRETİM YAPMADIK'

Son dönem hükümet tarafından birçok grevin yasaklandığı hatırlatan Serdaroğlu, şöyle devam etti:

“OHAL öncesinde de bizim grevlerimiz yasaklandı. 3 yıl önce yaptığımız grevde de bizim karşımıza grev yasakları ile çıktılar. O dönemde de fabrikalara girdik ama olabildiğince üretimi yapmamaya gayret ettik ve bunun getirisi olarak her fabrikada bireysel haklar alındı. Geçen sene EMİS sözleşmesinde de grevimiz yasaklandı biz üretim yapmadık, çalışmadık, yasağı tanımadık ve Çalışma Bakanlığı bir araya getirilip sözleşme imzalandı. EMİS’te yapılan sözleşmenin üzerine de o kadar iyi bir sözleşme hâlâ imzalanmadı.”

'AYNI ANDA GREVE ÇIKILMALI'

Metal işçilerinin kararlı ve birlik olduğuna dikkat çeken Serdaroğlu “Bu hak talebini lehimizi sonuçlandırmakta birlikte hareket etmeyi gerektiriyor. Biz onun için çağrı yapıyoruz diyoruz ki gelin işçilerin hak ve çıkarı nerde buluşmamızı gerektiriyorsa orada buluşalım, aynı gün greve çıkalım. Hükümet grevi yasaklarsa da bir onun yasağını Anayasa’ya aykırı olduğu için tanımayalım, çünkü Anayasa Mahkemesi yasaklanan, ertelenen grevlerinin tamamını Anayasa’ya aykırı buldu. Bu nedenle biz hükümetin gerçekleştirdiği bu erteleme ve yasakların Anayasa’ya aykırı olduğunu düşünüyoruz ve onların bu yasağının bizler tarafından geçerli olmayacağını beyan ediyoruz. Bütün sendikalar bütün metal işçileri aynı tavrı ortaya koyarsa hükümetin bu konuda daha çekinceli davranması muhtemeldir ya da yasak gelir ve tüm sendikalar bu noktada bu yasağı tanımazsa işverenlerin sendikalar ile masaya oturacağı ve çözüm arayacağı aşikar. Bu anlamda ‘Yani işte biz greve çıktık, yasakladılar, yapacak bir şey yok hadi fabrikalara girin’ denilmesinin doğru olmadığını düşünüyoruz, bunu yapmak istemiyoruz. Böyle bir şey düşünen varsa da o metal fırtınayı tekrar yaşamak zorunda kalır” diye konuştu.

BİZ ÜRETMEZSEK HAYAT DURUR

Gebze’de yapılan mitinge birçok sendika ve siyasi parti de destek verdi. Gebze’de farklı konfederasyonlara bağlı 21 sendika şubesinin oluşturduğu Gebze Sendikalar Birliği (GSB) adına Dönem Sözcüsü ve Petrol-İş Şube Başkanı Süleyman Akyüz, eylemi gazetemize değerlendirdi. Geçtiğimiz hafta Gebze Sendikalar Birliğinin çağrısı ile bir araya gelen sendikalı işçiler, siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri de Gebze Cumhuriyet Meydanı’nda OHAL, asgari ücret, vergi sistemi ve Kudüs’ü içeren kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirmişti. Aynı baskının ve engellemenin geçtiğimiz haftada gerçekleştirilmek istendiğine dikkat çeken Akyüz “OHAL’in terörizme karşı olduğu söylendi ama maalesef tersi olduğunu pratik hayatta görüyoruz. Bütün baskılar ve kısıtlamalar emek mücadelesine, konuşanlara, fikir ve düşüncesini özgürce ifade etmek isteyenlere karşı. Maçlarda, birçok etkinlikte, sokaktaki kutlamalarda böylesi güvenlik korumaları olmuyor ama bizi maalesef nedense çok koruyorlar. Sorsan onlara bizi koruyor. Niye, çünkü biz hak arıyoruz” dedi. İşçi ve emekçilerin baskılara yanıtı mutlaka vereceğini dile getiren Akyüz, devam etti:

“Bizim ne kadar yollarımızı kapatırlarsa kapatsınlar, ne kadar sokaktaki yürümelerimizi engellerlerse engellesinler… Üreten biziz. Biz üretmezsek hayat durur. Herkesin bu değere göre hareket etmesi lazım.”

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Ocak 2018 18:16
www.evrensel.net