Kadroya geçişlerde taşeron işçilerin endişesi sürüyor

Kadroya geçişlerde taşeron işçilerin endişesi sürüyor

Taşeron işçilerin kadroya geçişi ile ilgili net bir açıklama yapılmadığı için işçiler kafalarındaki sorulara cevap bulamıyor ve endişeleri artıyor.

Şükran DOĞAN
Ankara

Taşeron işçilerin kadroya geçirilmesini içeren 696 sayılı KHK’nin yayımlandığı günden beri taşeron işçilerin soruları ve kaygıları azalmak bir yana daha da arttı. Bunda, KHK ve tebliğlerin, dilekçe metinlerinin net ve anlaşılır olmaması, akla takılan sorulara resmi merciler tarafından doyurucu açıklamalar yapılmaması, çalışılan kurumun yöneticilerinin de aynı bilgi eksikliğine sahip olması gibi nedenler önemli etkenler. Ankara’da sendikal örgütlenmenin olduğu birçok işyerinde ise sendikalar işçileri toplayarak konuyla ilgili bir bilgilendirme yapmadı.

‘BİLGİLENDİRME YAPILMIYOR’

SGK’de temizlik firmasında çalışan iki taşeron işçi ile kafalarındaki soruları, kaygılarını ve işyerlerini konuşuyoruz. Hizmet-İş üyesi olduklarını söyleyen işçiler, halen sendikanın da işyeri temsilcisinin de kendilerine bilgilendirme yapmadığını ifade ediyor. Sorularına ne idareden, ne taşeron şirketten ne de sendikadan tatmin edici bir yanıt alabildiklerini söyleyen işçiler, yanıtların her gün değişmesinin kaygılarını arttırdığını ifade ediyor.

‘KIDEM TAZMİNATI ENDİŞESİ’

En büyük kaygıları geçmiş haklarından feragat ederlerken kıdem tazminatlarının yanıp yanmayacağı. 17 yıldır taşeronda çalıştığını söyleyen işçi, “Kadroya geçersem aynı maaşı alacağım, tazminatım da yanarsa benim bundan kârım ne olacak?” diye soruyor. Çalışma Bakanlığının “Tazminatınız yanmayacak” açıklaması da korkuları gidermemiş. İşçiler, “Madem öyle niye dilekçeye direk böyle yazmıyorlar” diye soruyor. 

‘AYNI İŞ AMA ÜCRET FARKLI, ADALET BUNUN NERESİNDE?’

Kadroya geçecek olmaları bir yandan sevindirse de diğer yandan var olan haksızlıkların sürecek olmasına da kızgınlar. “Aynı işi yapacağız ama diğer kadrolu işçilerle aynı ücreti almayacağız, adalet bunun neresinde” diye tepki gösteriyorlar.

“İşyerlerinde korkunç bir kaos var, formların biri gidiyor biri geliyor. Forma, fotoğrafın nasıl yapıştırılacağı konusunda bile üç kere karar değiştirildi” diyen işçiler, güvenlik soruşturmasına da tepkili. Yıllardır aynı işyerinde çalıştıklarını, bir suçları olsa zaten orada kalamayacaklarını, her yıl ihale yenilenirken evraklarını yenilediklerini, bu evraklara savcılık iyi hal kağıdının da dahil olduğunu belirten işçiler, anne-baba ve kardeşlerinin soruşturmaya dahil edilmelerine de “Annemin, babamın veya kardeşimin yaptıkları niye beni direk etkiliyor” şeklinde tepki gösteriyor.

‘BAŞARISIZ OLURSAK NE OLACAK?’

Önemli bir endişe konusu da sınavların biçimi. Özellikle sözlü ve uygulamalı sınav ile komisyonların niteliği. Okuma yazma bilmeyen ya da ilkokul mezunu olsalar da derdini yazılı anlatmakta zorlanan arkadaşları olduğunu söylüyorlar. “Sözlü ve uygulamalı sınavda ‘başarılı-başarısız’ ölçüsü ne olacak, bizlere paspas mı yaptıracaklar, evrak dağıtana evrak mı dağıttıracaklar. Bu nasıl bir uygulamalı olacak?” sorularına da cevap bulamamışlar henüz. Sınavda başarısız olmaları halinde durumlarının ne olacağı ise daha büyük bir soru olarak orta yerde duruyor.


KAPSAM DIŞI BIRAKILAN İŞÇİLER KADRO İSTEDİ

Ankara’da kan alma, laboratuvar, tomografi gibi bölümlerde çalışan taşeron işçiler, asıl işi yapmalarına rağmen yüzde 70 kriteri nedeniyle kadro kapsamına alınmadı. Yaptıkları eylemle duruma tepki gösteren işçilere farklı hastanelerden işçiler de destek verdi.

Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde laboratuvar, tomografi, kan alma gibi birçok yerde çalışan işçiler KHK’de belirtilen yüzde 70 kriterine uymadıkları gerekçesiyle kadroya alınmadı. Bunun üzerine bir araya gelen işçiler, hastane önünde eylem yaptı. Eyleme Onkoloji Hastanesi gibi diğer hastanelerdeki taşeron işçiler de destek verdi. Başhekimliğin önünde yapılan basın açıklamasında Cumhurbaşkanı, Başbakan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanına seslenen işçiler, seslerinin duyulmasını istedi. 12 yıldır asıl işi yapmalarına rağmen laboratuvar, kan alma, MR, tomografi, sterilizasyon, yemekhane, şoför, bilgi işlem çalışanlarının kadroya alınmadığı belirtilen açıklamada, “Son çıkarılan KHK’de personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ibaresi ve yaklaşık maliyetinin yüzde 70’lik kısmının personel gideri olması gerektiğini belirten maddelere uymadığımız için kapsam dışı kalmaktayız” denildi. Şirketler değişse de 12 yıldır tam zamanlı olarak hastanede hizmet verdikleri belirtilen açıklamada, ayrıca planlanan şehir hastanesi projesinde çalıştıkları Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi yıkılacağı için işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya oldukları ifade edildi. İşçiler kadro kapsamına alınmalarını istedi. (Ankara/EVRENSEL)


DİSK’in ve Genel-İş Sendikasının çabaları sonucu belediye şirketlerinde (BİT) çalışan işçilerin “işçi statüsüne” geçiş sürecine tabi olmayacakları açıklandı.

Bazı belediyelerde, halihazırda belediye şirketlerinde çalışan işçilerin de başvuru yapmaya, haklarından feragat etmeye ve sulh sözleşmesi imzalamaya zorlanması üzerine, DİSK ve Genel-İş Sendikası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile resmi yazışmalar ve görüşmeler yaptı.

Görüşmelerin sonucunu aktaran DİSK, yaptığı yazılı açıklamada, “İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, valiliklere gönderdiği genelgeyle belediye şirketlerinde çalışan işçilerin ‘işçi statüsüne’ geçiş sürecine tabi olmayacaklarını açıklamıştır. Belediye işverenleri söz konusu genelgenin gereği olarak, BİT işçilerine ilgili belgeleri imzalatma dayatmasına son vermeli, imzalatılan belgeleri iade etmelidir” dedi. (İŞÇİ-SENDİKA SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Ocak 2018 12:27
www.evrensel.net
ETİKETLER TaşeronkadroKHK