Emre Özyetiş: İnsanlar nefrete karşı cesur davranmalı

Emre Özyetiş: İnsanlar nefrete karşı cesur davranmalı

Artuklu Üniversitesi Rektörü Ahmet Ağırakça’nın cinsiyetçi söylemlerine maruz kalan akademisyen Emre Özyetiş: İnsanlar nefrete karşı cesur davranmalı

Artuklu Üniversitesi Rektörü Ahmet Ağırakça’nın “Kız mı olmak istiyorsun sen?” şeklinde cinsiyetçi sözlerine maruz kalarak hakkında soruşturma açılan akademisyen Emre Özyetiş, “Kadın olabilirim, bu beni suçlu konumuna düşüremez” dedi.  

Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak görev yapan Emre Özyetiş, üniversitenin rektörü Ahmet Ağırakça’nın “Kız mı olmak istiyorsun sen?” şeklinde cinsiyetçi sözlerine maruz kalmıştı. 

Rektör hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan Özyetiş ise Mimarlık Bölüm Sekreterliği’nin 2547 Sayılı Kanunun 13/b-4 fıkrası uyarınca rektörlük kararıyla Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu'na bir yıl süreyle görevlendirilmiş ve hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmıştı.

Özyetiş, yaşadıklarını ve maruz kaldığı cinsiyetçi sözler hakkında konuştu.

‘CİNSEL KİMLİĞİMİ SAKLAMA GİBİ KAYGIM YOK’

Kişilerin cinsel kimliğini açıklaması başka bireyleri tehdit etmediği sürece “suç” teşkil edemeyeceğinin altını çizen Özyetiş, “Benim üniversitede böyle bir beyanım yok. Akademik kimliğimi taşırken, cinsel yönelimim veya sahip olduğum kimliğin vurgusunu bir şekilde gündeme getirme kaygım yok. Aynı zamanda bunu saklamak gibi bir kaygım da yok. Bu benim gündemim değil. Cinsel kimliğim, sahip olduğum fikirleri etkileyen, başkalarından farklı olmaya girdi olabilir; ama bu benim dersin konusu yaptığım bir konu değil” dedi.

‘KADIN OLABİLİRİM'

Mimarlığa Giriş dersinde kadın mimar sayısının tartışılması üzerine böylesi bir konunun gündeme geldiğini ifade eden Özyetiş, “Erkeğin kamusal alanda olma veya olmama tartışmasında ortaya atılan bir konuydu. ‘Kadın arkadaşların fikri var mı?’ şeklinde soru yönelttim, buna cevaben bir arkadaş, ‘Siz de erkeksiniz, çok konuşuyorsunuz’ dedi. Cinsiyetin doğuştan atanan bir şey olmadığını, kendimi erkek olarak beyan etmedim. Kimliğimi bir yandan saklamıyorum; ama diğer yandan gündeme de getirmiyorum. Rahatsız olunan, bunu ifade etmem değil, bunu halen savunabilir pozisyonda olmam. Kadın olabilirim, bu beni ne suçlu konumuna düşürür ne de bir kamu görevlisi olmaktan mahrum bırakabilir. Eğitim almak veya vermekten mahrum bırakamaz. Bu benim varoluş biçimim, kimseyi tehdit ettiğini düşünmüyorum. Kimseye hakarette ve tehditte bulunmadım” diye konuştu. 

'NEFRET SÖYLEMİNE KARŞI MÜCADELE MÜMKÜN’

Rektör tarafından “gayri ahlaki” olarak görülen filmlerin derslerde gösterilmesine tepki gösteren Özyetiş, cinsel kimliğinin etrafa saçılmasının kendisinden kaynaklı “gayri ahlaki” bir durumu teşkil etmediğini vurguladı. “Nefret söylemi bu şekilde üretiliyor, varoluşa direk bir tehdit” diyen Özyetiş, bunun ilk olmadığını söyledi. 

Özyetiş, “Bu ilk değil, kadınlar sürekli ötekileştirilmenin, erkeklerin yaşamadığı kadar zorlu süreçlerden geçmeleri verili olan bir şey. Kendini kadın veya erkek olarak tarif etmeyen bireyin yaşadığı durumlar da çok farklı şeyler değil. Kadın veya erkek olmakla ötekileştirilmenin ötesinde, çok daha farklı bir varoluşun ortadan kalkmasına dair bir nefret söylemi söz konusu ise bununla mücadele etmenin mümkün olduğunu düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. 

'NEFRET SÖYLEMİNE KARŞI DAYANIŞMA BÜYÜTÜLMELİ’

Var olma halinin ötesinde, kendisini sürekli tehdit altında hissettiğini kaydeden Özyetiş, yaşadığı sorunlarla birlikte kendisine gösterilen duyarlılık ve dayanışmadan dolayı umutlandığını dile getirdi. Nefret söylemine karşı dayanışmanın büyütülmesi gerektiğinin altını çizen Özyetiş, şöyle devam etti: “Nefret söyleminin üretilmeye devam edileceğini biliyorum. Farklı cinsel kimlikler, egemen yaşam tarzına birebir uyum sağlamamak veya uyum sağlamak konusunda herhangi bir kaygı gütmeyen kimlikler, muhtemelen hedef olmaya devam edecektir. Bu olay üzerinden farklı bir söyleme evirilerek, daha şiddetli bir noktaya evirilebilir. Diğer yandan, bu kırılmanın yaşanması gerekiyor. İnsanlar nefrete karşı korunmalı ve cesur davranmalı. Bazı değerleri savunduğumuzu birbirimize hatırlatmamız gerekiyor.”

www.evrensel.net