Arçelik işçisi etkili eylem kararları bekliyor

Arçelik işçisi etkili eylem kararları bekliyor

İstanbul, Ankara ve Eskişehir Arçelik işçileri arabulucu aşamasında dayatmalarına devam eden MESS'e karşı etkili eylem kararı alınmasını istiyor.

MESS sözleşmesinde arabulucu aşamasında da anlaşma sağlanamadığını dile getiren Ankara Arçelik Bulaşık Fabrikası işçileri, Türk Metal’in 9 Ocak’ta toplayacağı Başkanlar Kurulundan etkili eylem kararlarıyla çıkmasını istiyor. Sendika temsilcilerinin “OHAL var grev zor” sözlerine tepki gösteren işçiler, hükümeti de grevlerini yasaklamaması konusunda uyardı. 

Yemekhanede ses çıkarma, yürüyüş, basın açıklaması gibi eylemlerin MESS’e geri adım attırmadığına dikkat çeken işçiler, 3-5 dakikalık iş durdurmaların da kendi fabrikalarında etkili olmadığını söyledi. Daha hızlı çalıştırılarak 3-5 dakikalık duraklama kayıplarının kısa sürede toparlandığını dile getiren işçiler, “İş yavaşlatacaksak eğer bir banttan bir vardiyada 1500 makine çıkıyorsa, 150’ye düşürmeliyiz. İş yavaşlatma, durdurma böyle olmalı” dedi. Yılbaşı kokteylinde fabrikanın dünya pazarındaki payının binde 5 oranında payının artarak muazzam bir büyüme gösterdiklerini ve bunu beraber yaptıklarını söyleyen fabrika müdürünün, konu ücret zammına geldiğinde dünyada yaşanan ekonomik ve siyasal gerilimleri öne sürdüğünü dile getirdi. İşçiler 2 buçuk milyona yakın makine ürettiklerini ve paylarına düşeni istediklerini ifade ettiler. 3 yıldır bu zammı beklediklerini ifade eden işçiler, yapılacak zammın da üç yılda asgari ücrete yapılan 600 lira civarındaki zammın altında kalmaması gerektiğini söyledi. 

Sendika temsilcilerinin bantları gezerek OHAL nedeniyle greve çıkılamayacağını öne sürdüğünü söyleyen işçiler, “Umarız grev olmadan bu süreci iyi bir zamla atlatırız diye konuşmalarına çok sinirleniyoruz. Durum sertleştikçe sendika da yan çizecek gibi” dedi. Hükümeti de uyaran işçiler, “Devlet grevin önüne OHAL’i koyarsa, biz de başkanlık seçiminde ona OHAL deriz” dedi. (Ankara/EVRENSEL)


900 işçi asgari ücretin altında kaldı

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Arçelik

Asgari ücret 1404 liradan 1603 liraya çıkarıldı. Ancak bu kadar cüzzi bir artış bile Beylikdüzü Arçelik Fabrikasında çalışan 900 işçinin, asgari ücretin altında kalmasına yol açtı. 10 yıllık bir işçiyle işe yeni giren bir işçinin ücreti asgari ücrette eşitlendi. “Asgari ücrete çalışmak istemiyoruz” diyen işçiler, Türk Metal’in yüzde 38 zam talebinden geri adım atmamasını istiyor. Sözleşme görüşmelerinde arabulucu sürecinin tamamlandığını hatırlatan işçiler, Türk Metal’i “Bize sormadan sözleşmeyi imzalarsa sendikada kimse kalmaz. Geçen dönem istifa etmeyen işçiler bile ‘Bu sefer biz de istifa ederiz’ diyorlar” sözleriyle uyardı.

10 YILLIK İŞÇİ İLE İŞE YENİ GİREN İŞÇİNİN SAAT ÜCRETİ AYNI 

Asgari ücretin açıklanmasının ardından tartışmalar fabrikadaki tartışmaların büyüdüğünü söyleyen bir Arçelik işçisi, “900 arkadaşımızın saat ücreti asgari ücretin altında kaldı. Bunun üzerine sendika taban ücretini 9.02 olarak açıkladı. 700 arkadaşımızın da saat ücretine de asgari ücrete çıkartmak için 1 kuruş zam yapılacak” diye konuştu.

10 yıllık bir işçi ise “Yanarım yanarım da 10 yılıma yanarım” diyerek tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “10 yıldır bu fabrikaya emek veriyorum. İkramiyemi, sosyal haklarımı maaşımdan çıkardığım zaman asgari ücrete çalıştığım görülüyor. 10 yıllık işçi ile işe yeni giren işçinin saat ücreti aynı oldu.” 

Yüzde 38’in alınmasının artık daha önemli hale geldiğini belirten bir başka işçi de “Dışarıda insanlar Arçelik’te 3-5 bin liralar aldığımız düşünüyor. Ama 8 yıllık işçinin saat ücreti 9.00 lira. Kimse de artık işini kaybetme korkusu kalmadı. Herkes ikramiyesi olan bir başka bir yerde daha rahat koşullarda çalışırım diye düşünüyor” diye konuştu. 

BİZE SORMADAN İMZALARSA SENDİKADA KİMSE KALMAZ

Arabulucu sürecinin tamamlandığına dikkat çeken bir başka işçi de şöyle devam etti: “En önemli süreçteyiz. Muhtemelen sendika grev kararı alacak ve muhtemelen hükümette diğer grevlerde olduğu gibi yasaklayacak. Bu durumda sendika ‘Ne yapalım biz elimizden geleni yaptık’ diyerek topu üzerinden atmak isteyebiliriz. Uyanık olmamız gerekiyor. Grev yasağına rağmen içeri girip çalışmayan ve patronu masaya oturtan örnekler var. Biz de böyle yapabiliriz. OHAL nedeniyle hükümet dışarıdaki eylemlere izin vermeyebilir ama içeride de çalışmamıza karışacak değil ya.” Çelik-İş’in İSDEMİR’de yaptığı gibi işçiye sormadan taslağa imza atması durumunda kimsenin sendikada kalmayacağını belirten işçi, “Beklenti yüksek. Hele 3 yıllık sözleşmeyi kimse düşünmüyor bile. İmza atarsa 2015’te 50 bin kişi istifa etti. Geçen dönem istifa etmeyen işçiler de istifa edeceğini söylüyor” diye konuştu

METALDE SÖZLEŞMELER NE AŞAMADA, METAL İŞÇİLERİ NE DİYOR? OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ


Üretimden gelen gücümüzü kullanmamız lazım

Sözleşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eskişehir Arçelik işçileri de “Bizler fabrikalarımızda yürüyüşler eylemler yaptık. Yemekhane eylemleri ile başlayan süreç devam ediyor. Ancak anlıyoruz ki MESS’ten ve görüşmelerden olumlu bir ses gelmiyor” diye konuştu. Taslakta istenen yüzde 38 zammın bile yetersiz kaldığına vurgu yapan işçiler şöyle konuştu: “Enflasyon  rakamları ortada, açlık sınırı yoksulluk sınırı ortada. Zaten bizim istediğimiz taslağı alsak bile emin olun bu rakamların altında kalacağız. Bu sözleşmede istediğimizi bir öncekinde alsaydık şimdi olacak zamla anca refaha çıkardık. Tabi şimdi mesele bugün bunu almak. Geçtiğimiz zamanlarda hep eridi kazanımlarımız. Şimdi en azından bir nefes alma zamanı. Bunun için de eylemlerin artması lazım. Üretimden gelen gücü kullanmak kolay değil ama bizim başka bir gücümüz yok. MESS’in bu gücü kullanabilirler demesi lazım, dedirtmemiz lazım.” (Eskişehir/EVRENSEL)


Çare birliğimizi sağlamakta

Tuzla Arçelik’ten bir işçi 
İstanbul

Tuzla Arçelik, 80-90 kişilik bantlarda, vardiyalı olarak 1350 işçinin çalıştığı bir metal fabrikası. Tuzla Şifa mahallesinde  E-5 üzerinde bir alanda kurulu olan fabrika sahası kapalı bir alan içinde. İşçi servisleri içeri giriyor. Koç Holding’in beyaz eşya üretilen bu fabrikasında toplamında 2000’den fazla çalışan mevcut. Fabrikamızda Türk Metal Sendikası örgütlü. 

İşçi sirkülasyonunun (giriş-çıkışlarının) yoğun yaşandığı bir fabrika. Ücret sistemi ilk girenlerle 10-14 yıllık işçiler arasında fazla fark yok. Eski işçilerin işten çıkarılma riski daima yüksektir.

Bizlerin günlük yaşamında monotonluk hakim. Kendi aramızda tartışmalar oluyor. AKP yanlısı arkadaşlar fazla tartışmıyorlar. Her şeyi kabullenen, dışardan bekleyen bir halleri var. Sendikaya ise, güvensizlik, kayıtsızlık çok. Bu dönem MESS sözleşmesinde talep edilen 38 zam belli bir beklenti yarattı. Ancak MESS Genel Sekreterinin kırmızı çizgimiz dediği “Sözleşme 3 yıllık olacak, artışlar yüzde 3,2 olacak” açıklaması beklentileri boşa düşürdü.  İşçilerde genel kanı, sendikanın işi greve kadar götürecek bir kararlılık gösteremeyeceği. 

TİS sürecinde yapılan eylemlerden bir kaçı çatal-kaşıklarla yemekhanede tabaklara vurup ses çıkarmak. Ki bir kaç tabak kırarak patrona zarar verdik! İşletme içinde kapalı alanda yürüyerek düdüklü eylem gerçekleştirdik. 2 defa da servis alanında basın açıklaması yaptık.  

Nihayetinde bu TİS sürecinin sonunda da sendikanın onca gürültü patırtı koparmasına rağmen, patronlarla bir orta yol bulup anlaşacağı şeklinde işçilerde bir kanı mevcut. 2018 asgari ücreti açıklandığında bunun değerlendirmesini yapan Türk-İş Başkanının acizliğine (İstediğimiz gibi olmadı ama yapacak bir şey yok dedi) baktığımızda, yanında oturan Türk-İş Genel Sekreteri’nin bizim genel başkanımız olduğunu gördük. Bu manzarayı televizyonlardan izleyenler Türk Metal’in de tutumunu anlayacaktır. 

Birçok arkadaş bu süreçte diğer illerde (Bursa, Gebze, Kocaeli, Trakya, Eskişehir, İzmir, Ankara gibi illerde) hem Arçelik işçisinin, hem de metal işçilerinin eylemlerini izliyoruz. Bizim sendikanın verdiği bilgilerle yetinirsek bizim dışımızda kimse yok, kimseden ses çıkmıyor sanırsınız. 

Biz metal işçisinin temel zayıflığı, kafadan bölünmüş -sendikal anlamda-oluşumuz. İşçi sendikaları Türk Metal, Birleşik Metal-İş, Çelik-İş olmak üzere üç tane. Ama patron sendikası bir tane. Sadece MESS (Madeni Eşya Sanayicileri Sendikası) var. Şimdiye kadar duymadık ki, hiç bir TİS döneminde bu üç sendikanın ortak hareket ettiğini. Ön toplantı yaptıklarını, metal işçilerinin taleplerini ortaklaştırdıklarını. Kendi aralarında rekabet ise had safhada. Bunlar sahi işçinin tarafına mı çalışıyorlar. 

Çare biz işçilerin kendi aramızda sendika ve diğer bölücü çabaları boşa çıkararak, birliğimizi sağlamakta.

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Ocak 2018 05:33
www.evrensel.net