Ayakkabı işçileri  kimyasal risk altında

Ayakkabı işçileri kimyasal risk altında

Ankara’daki ayakkabı imalathanelerinde risk tespiti ve kimyasal madde maruziyeti ölçümleri, işçilerin sağlıksız ortamda çalıştığını ortaya koydu.

Derya KAYA
Ankara

Ankara’da ayakkabı imalatı yapılan işyerlerinde risk tespiti ve kimyasal madde maruziyetini belirlemek amacıyla yapılan ölçümler, işçilerin ne kadar tehlikeli ve sağlıksız ortamlarda çalıştığını ortaya koydu. Yapılan ölçümlere göre, yeterli havalandırmaya sahip olmayan ayakkabı imalathanelerinde, birçok zararlı kim-yasal sınırın 10 katını bile geçiyor. İşletmeler hakkında bakanlığa sunulan iş sağlığı ve güvenliği uzmanlık tezi “çok yüksek risk” tespitinde bulunuyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü İş Sağlığı ve Güvenliği Uzman Yardımcısı Nilay Gökkaya Akyol’un “Ayakkabı İmalatı Yapılan İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Risklerinin Tespiti ve Kimyasal Maruziyetinin Belirlenmesi” üzerine geçen yıl hazırladığı uzmanlık tezi, çarpıcı bir tablo ortaya çıkardı. Tez çalışması kapsamında Ankara’da faaliyet gösteren biri orta, sekizi küçük ölçekli olmak üzere toplam 9 işletmede saha çalışması gerçekleştiren Akyol, işçilerin kimyasallara solunum, sindirim ve deri yolu ile maruziyetlerinin engellenmesi veya azaltılması için gerekli toplu ve kişisel korunma önlemlerinin alınmadığını kaydetti. 

KANSEROJEN MADDE SINIRIN 10 KATINI AŞIYOR

Akyol, dokuz farklı işletmede, ortak üretim aşamaları belirleyerek uçucu organik bileşiklerin ölçümlerini yaptı ve maruziyet değerleri tespit etti. Belirlenen ortak üretim aşamaları, yapıştırıcı, boya, cila gibi solvent içerikli kimyasal maddelerin yoğun olarak kullanıldığı saya, montaj ve finisaj bölümleriydi. 

Benzen kimyasalının biri hariç tüm işletmelerdeki yüksek maruziyetine dikkat çeken Nilay Gökkaya Akyol, şöyle diyor: “Benzen kanserojen bir madde olduğu için maruziyet sınır değeri diğer uçucu organik bileşiklere nazaran daha düşüktür. Ölçüm sonuçlarına bakıldığında I işletmesi dışında diğer tüm işletmelerin saya bölümlerinde benzen konsantrasyonlarının sınır değerin çok üzerinde olduğu tespit edilmiştir. I işletmesinde ise sınır değere yakın bir değer tespit edilmiştir.” 

Akyol’un incelemesine göre sınır değeri 3.25 mg/m3 olan benzen maddesine maruziyet 34.98 değerine kadar çıkıyor. Yani sınırın 10 katından fazla!

SAYA BÖLÜMLERİNDE DAHA YÜKSEK 

İşletmelerin saya bölümlerinde benzen ve n-hekzan konsantrasyonlarının diğer bölümlere nazaran daha yüksek olduğu ve çoğu işletmede sınır değerin üzerinde olduğu belirlendi. Akyol, farklı tipte yapıştırıcıların kullanıldığı saya bölümünde kauçuk esaslı yapıştırıcılarda benzen maruziyet değerlerinin, polikloropren esaslı yapıştırıcılarda ise n-hekzan maruziyet değerlerinin yüksek tespit edildiğini kaydetti. 

HAVALANDIRMA ÇOK ÖNEMLİ 

Bir işletmede gaz ölçüm yapılırken

Montaj bölümlerinde ise toluen maruziyetinin değerlerinin dikkat çekici olduğunu belirleyen Akyol, bu bölümde diğer bölümlere nazaran toluen konsantrasyonlarının yüksek çıkmasının yoğun olarak kullanılan yüzey hazırlayıcı çözeltilerden kaynaklı olduğuna dikkat çekti. 

Montajı tamamlanan ayakkabıların mostrasının yapıştırıldığı, uçucu çözeltilerle ayakkabı temizliğinin yapıldığı, boyama ve parlatma gibi birçok işlemin yapıldığı bölüm olan fisinaj bölümü ise kullanılan kimyasal çeşitliliğinin en fazla olduğu ve çalışma sürelerinin en fazla değişkenlik gösterdiği bölüm. İşletmelerin yarısının fisinaj bölümündeki benzen değeri, sınır değerin üzerinde çıktı. 

Maruziyet değerleri kullanılan kim-yasalların içeriğine, kullanım süresine ve havalandırma koşullarına bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Havalandırma sistemleri yeterli olmayan ve pencereleri kapalı tutulan işletmelerdeki kimyasal değerler yükseliyor. 

YANGIN VE PATLAMA RİSKİ ÇOK YÜKSEK

İş Sağlığı ve Güvenliği Uzman Yardımcısı Nilay Gökkaya Akyol, işletmelerde kimyasal, yangın ve patlama ve elektriksel etmenlerden kaynaklı risklerin çoğunlukta olduğunu ve ivedilikle önlem alınması gereken “çok yüksek risk” değeri taşıdığını saptadı. Kimyasalların uygun yerlerde depolanmaması, açık alev kaynağı kullanılması, gerekli yangın ve patlama önlemlerinin alınmaması saha çalışması yapılan tüm işletmelerde görülen ortak tehlikeler arasında yer alıyor. 

KİMYASALLAR AYRI BÖLÜMLERDE KULLANILMIYOR

Çalışma kapsamında yapılan gözlemler ve elde edilen diğer sonuçlar şöyle:
* İşyerlerinde saya, montaj ve finisaj bölümlerinde başta yapıştırıcılar olmak üzere yoğun olarak solvent bazlı kimyasallar kullanılmaktadır. Bu bölümlerde yapılan işlerin genellikle ayrı bir bölümde yapılmadığı, doğrudan bu işlerde çalışmayan kişilerin yanında yapıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu durumun, diğer çalışanları da kimyasal maruziyet açısından olumsuz etkilediği ölçüm sonuçlarına yansımıştır. 

* İşletmelerin teknolojik ve ekonomik yetersizliklerinin iş sağlığı ve güvenliğini olumsuz etkilediği gözlemlenmiş, işyeri ortamlarının fiziki şartlarında ve donanımlarında birçok eksiklikler görülmüştür. Bu eksiklikler başta genel ve lokal havalandırma sistemi olmak üzere, elektrik ve ısıtma tesisatları, aydınlatma, yangın ekipmanları, acil çıkış kapıları, düzensiz işyeri ortamı olarak belirlenmiştir.

* İşyerlerinde kullanılan kimyasallara ait güvenlik bilgi formlarının bulunmadığı ya da eksik bulundurulduğu tespit edilmiştir. 

* İşletmelerde işverenler ile çalışanların çoğunun iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları gözlemlenmiştir. 

* İşletmelerin tamamında risk değerlendirmesi yapılmış olmasına rağmen, iş hijyeni ölçümlerinin ve çalışanların periyodik sağlık muayenelerinin yapılmadığı sonucuna varılmıştır. 

Ayakkabı imalathanesi

NEDİR BU KİMYASAL MADDELER, NASIL ETKİLER?

BENZEN: Esas olarak solunum yoluyla alınır. Benzene bağlı sağlık riskleri akut ve kronik etkilenme şeklinde olabilmektedir. Akut etkilenme yüksek doz maruziyetlerinde ortaya çıkmakta ve merkezi sinir sistemini etkilemektedir. Baş ağrısı, bilinç kaybı, yorgunluk, uyku hali ve denge bozukluğu görülebilir. Maruziyet çok yüksek dozda ise solunum yetersizliği nedeniyle ölüm meydana gelebilmektedir. Tekrarlı olarak maruz kalmak ise kemik iliğine ve kan üretiminin azalmasına sebep olabilir.

TOLUENE: Solunum, sindirim yolu ve deri ya da gözle teması yoluyla maruz kalınabilir. Uygun havalandırma koşulları bulunmayan işyerlerinde gözlerde veya boğazda tahriş, deride kuruma ve çatlama, baş ağrısı, baş dönmesi, sarhoşluk hissi ve unutkanlığa neden olabilir. Maruziyet süresi ve konsantrasyonu arttıkça, yorgunluk, ellerde ve ayaklarda uyuşma hissine, dişi üreme sisteminde hasara ve gebelik kaybına sebep olabilir. Yutulduğunda ise karaciğer ve böbreklere zarar verebilir.

KSİLEN: Solunum yoluyla, göze ve deriye temas ederek veya yutularak maruz kalınabilir. Kısa zaman maruz kalındığında gözler, burun ve boğaz tahriş olabilmektedir. Ksilen buharının yüksek konsantrasyonu, nefes alma güçlüğü, baş dönmesi, sendeleme, uyuşukluk ve bilinç kaybına neden olabilmektedir. Buna ek olarak, iştahsızlık, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı yapabilmektedir.

N-HEKZAN: Özellikle ayakkabı imalatında kullanılan yapıştırıcılarda yer almaktadır. N-hekzan maruziyeti sıklıkla solunum ve deri yolu ile gerçekleşmektedir. Solunum yolu ile maruz kalındığında ilk belirti olarak ellerde ve ayaklarda uyuşma hissi ve akabinde bacak ve ayaklarda kas zayıflığına görülür. Aynı zamanda baş dönmesi, bulantı, burun ve gözlerde tahrişe yol açabilir. Maruziyet devam ederse, kol ve bacakları kontrol eden sinir hücrelerinde felce yol açacak hasara neden olabilir. Endüstriyel kullanımda, n-hekzan nöropatisi en sık görülen meslek hastalığıdır.

www.evrensel.net