Adana Baro Başkanı: ‘Tek yargı’ kadroları oluşturuluyor

Adana Baro Başkanı: ‘Tek yargı’ kadroları oluşturuluyor

Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük 695 ve 696 sayılı KHK’leri ile yargı alanında getirilen düzenlemelere tepki gösterdi.

Adana Baro Başkanı Avukat Veli Küçük, son KHK’lerle Meclisin yasama yetkisinin bir kez daha gasbedildiğini belirterek, “Yargı artık bağımsız olmadığı gibi tam olarak ‘tek adam’ iradesine teslim edilmiştir. ‘Tek yargı’ kadrolarını oluşturmaktadır” dedi.

Olağanüstü Hâl (OHAL) kapsamında Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanan ve 24 Aralık’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 695 ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK), tepki kent kent yayılarak büyüyor

‘MECLİS GASBEDİLDİ’

Adana Barosu Başkanı Avukat Veli Küçük, 695 ve 696 sayılı KHK’lerle 135. kanun maddesinin değiştirilerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM);yasama yetkisinin bir kez daha gasp edildiğini belirterek, “Düzenlemelerle taşeron işçileri geçmiş haklarından vazgeçmeye zorlanacak. Cezaevlerinde ABD tarzı tek tip kıyafet uygulamaya konularak, ‘tek adam hükümdarlığı’ egemen kılınıyor”dedi.

KHK’lerle Yargıtay’a 100 ve Danıştay’a 16 yeni üyenin atanacağına dikkat çeken Küçük, “Yargı artık bağımsız olmadığı gibi, tam olarak ‘tek adam’ iradesine teslim edilmiştir. ‘Tek yargı’ kadrolarını oluşturmaktadır” diye konuştu.

15 Temmuz darbe girişiminden bu yana toplamda 30 KHK’nin çıkartıldığını hatırlatan Küçük, şöyle dedi: “3 günde püskürtülen darbe teşebbüsü sonrası sivil dikta anlayışının tüm uygulamaları bir buçuk yıldır devam etmektedir. Terörle daha etkin mücadele gerekçesiyle ilan edilen OHAL kapsamında çıkartılan KHK’ler aracılığıyla OHAL’in amacı ve kapsamı dışına çıkılarak hukuka aykırı düzenlemeler yapılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmeye çalışan köhnemiş, çağdışı anlayış, KHK’leri amacının dışında kullanmayı alışkanlık haline getirmiştir. Hangi konuda kanun, hangi konuda KHK çıkarılacağına ‘tek adam’ olarak Cumhurbaşkanı karar veriyor. Yani Meclisin ne zaman çalışacağını ne zaman kenarda duracağını Cumhurbaşkanı belirliyor. Oysa Anayasa’nın hükümleri çok açık.”

‘MİLLET İRADESİ TESLİM EDİLMİŞTİR’

Türkiye’de maalesef bugün millet iradesi ‘tek adam’ın emrine teslim edilmiştir. Yasalaşması düşünülen yasa değişiklikleri kamuoyu huzurunda tartışılarak kanun şeklinde olmalıdır. Kapalı kapılar ardında, bir gecede, ansızın ‘ben yaptım oldu’ mantığı hukuki değildir. Bu durum, çok açık bir ifadeyle keyfiliktir ve hukuksuzluktur. Demokrasiden son sürat uzaklaşmaktır.”

‘YÜZ YÜZELİK İLKESİ İHLAL EDİLECEK’

Aynı KHK kapsamında getirilen tek tip kıyafet uygulamasına da değinen Küçük, uygulamanın uluslararası alanda bir işkence merkezi olan Guantanamoyu, içerde ise 12 Eylülcülerin cezaevi dayatmalarını anımsattığını ifade etti. Bu uygulamanın cezaevlerinde oluşturacağı tepki nedeniyle birçok risk taşıdığının altını çizen Küçük, “Tutuklu sanığı olan davalarda duruşmalar sanıksız olacaktır. Ceza yargılamalarındaki yüz yüzelik ilkesi ihlal edecektir. Bu her şeyden önce masumiyet karinesine ve adil yargılanma ilkesine aykırıdır” diye konuştu.

Düzenlemenin örgütlü suçlardan tutuklu olan tüm tutukluları kapsayacağına dikkat çeken Küçük, KHK’nin OHAL’in ilan edilme nedeniyle doğrudan ilgili olmadığını belirtti.

‘CEZA KANUNU’NDA MEŞRU MÜDAFAA ZATEN VAR’

Avukat Erdoğal Doğan, son KHK ile OHAL’in bir rejim haline getirildiğini ve hukuk sisteminin değiştirildiğini belirtti.

OHAL kapsamında son yayımlanan 695 ve 696 sayılı KHK’leri Avukat Erdal Doğan, Mezopotamya Haber Ajansına (MA) değerlendirdi.

 Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 15. maddesine atıfta bulunan Doğan, bugüne kadar çıkarılan yaklaşık 30 KHK’nin temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunduğunu belirterek, “Temel hak ve özgürlüklerin özü kaldırılmış durumda. Öncelikle amacından öteye gitti ve OHAL rejimi oldu. Anayasa’yı ihlal etti. AİHM kıstaslarını aşmış durumda. Amacı dışında ilan edilmiş bir OHAL haline döndü. Aynı zamanda amacı dışına çıkarılan KHK’ler geldi” dedi.

KHK’lerle Anayasa’da olmayan hükümlerin Anayasa hükmü haline getirildiğini kaydeden Doğan, “Türkiye’de en önemli husus, özellikle bir sistemi belirleyecek husus ceza kanunlarıdır. Siz bir ülkenin ceza kanunlarına, ceza yargılama sistemlerine bakarak o ülkenin ne kadar demokratik, şeffaf aynı zaman hesap verilebilir ve adil bir sistemi olduğunu anlayabilirsiniz. Siz KHK ile ceza yargılama hukuk sistemini değiştirdiniz. Bu sadece son KHK ile değil önceki KHK’lerle de yapıldı. Son çıkan son derece görünür olduğu için bu kadar göze battı” değerlendirmesinde bulundu.

Doğan, 696 sayılı KHK’nin 121’inci maddesindeki düzenleme için “Gelecekte olabilecekler içinde bir af düzenlemesi ve cezasızlık durumu oluşturdu” dedi. 15 Temmuz darbe girişimi gecesi darbeye karşı sokağa çıkan yurttaşların “direnme hukukları” kapsamında sokağa çıktığını dile getiren Doğan, “Var olan bir şeyi KHK ile getirirseniz burada bir problem var. Ne problemi var? Mevcut olan durumda OHAL amacından sapmış durumda. Artık OHAL kaldırılmalı. Temel hak ve özgürlükler rafa kaldırıldı. Direnme hukuku Türk Hukuk Mevzuatı’nda zaten var. Türk Ceza Kanunu’nda yine meşru müdafaa var” diye konuştu. (AdanaMA)

www.evrensel.net