Asgari ücretle çalışan işçi: Ben ölüyken, devlet nasıl yaşar

Kayseri’de KESK’in OHAL ve KHK'lerin iptal edilmesi için yaptığı eyleme bir işçinin asgari ücretle ilgili konuşmaları damga vurdu.

Kayseri’de KESK’in düzenlediği basın açıklamasına katılan asgari ücretli bir işçi, yaptığı konuşmalarla hükümetin emekçilere dair politikalarını eleştirdi, belirlenen asgari ücrete tepki gösterdi.

KESK'in çağrısı ile bir araya gelen Emek, Demokrasi Güçleri, “OHAL kalksın, KHK’ler iptal edilsin!”, “İnsanca yaşanacak bir asgari ücret” ve taşeron konulu açıklama yaptı. “OHAL bitecek, biz kalacağız”, “Ne OHAL, ne darbe, demokratik Türkiye” sloganları atıldı.

KESK HER ZAMAN DARBEYE DE OHAL’E DE KARŞI ÇIKMIŞTIR

Açıklamayı KESK dönem sözcüsü Eğitim Sen Şube Başkanı Ulaş Apaydın okudu. Apaydın, “17 aydır süren OHAL düzeninde yasama işlevsizleştirilmiş, yürütme tek adamda toplanmış, yargı tamamen siyasi iktidarın önceliklerine ve gündemine uygun kararlar alır hale getirilmiştir. Türkiye; yoksulluk, yasaklar, yolsuzluk ile birlikte anılan bir ülkeye dönüştürülmüştür” dedi.

Çıkarılan son iki KHK’ye değinen Apaydın, “OHAL olmadan ülkeyi yönetemeyecek hale gelen siyasi iktidar, biat eden gönüllü kulluk dayatılmaktadır. KESK’in hedef alınmasına ise sözümüz, KESK’in tarihi darbelere ve yanlışlıklara karşı mücadele etmek olmuştur. Ayrıca ‘taşerona kadro’ vaatleri çıkan KHK ile taşeron işçilerin büyük çoğunluğu dışarıda kalmıştır. Belediye ve il özel idarelerinde çalışan 400 bin taşeron işçi kadroya değil, sendikal-sosyal-mali haklar ve ücret bakımından kadrolu işçilere göre ciddi farklar vardır. Güvenlik soruşturmaları, yazılı-sözlü, uygulamalı sınav şartları getirilmiş, çalışma koşullarında ise bir düzenleme-iyileştirme olmamıştır” diye konuştu.

Asgari ücretin 1603 lira olmasına tepki gösteren Apaydın şöyle devam etti: “Verilen ücretin düşüklüğü 7 milyon işçinin değil, hepimizin sorunudur. İşsizliğin, yoksulluğun arttığı, işe yeni başlarken en az ücrete razı ettirildiği bir süreci yaşarken, asgari ücret tamamen vergi dışı bırakılmalı yoksulun değil, insanca yaşamanın ücreti seviyesine çekilmelidir. Yıllardır milli gelirden pay verilmeyen asgari ücretliler tüm kayıpları karşılanmalıdır.

 'KENDİNE REVA GÖRMEDİĞİNİ, İŞÇİYE DE REVA GÖRME'

Ardından sözü asgari ücretle geçindiğini söyleyen bir işçi aldı ve şunları söyledi: “Toplumun ortak paydasına temas etmeye çalışacağım. Asgari ücreti ele aldığımızda Nasrettin Hocanın bir fıkrası geliyor aklıma. Hoca eşekten düşmüş, kemiği kırılmış. Doktora götürelim seni hocam denilince ise ‘yok bana eşekten düşen birini getirin demiş, halimden o anlar’ meselenin özü o. Beni asgari ücretli anlar. Yöneticiler ve asgari ücrete zammı verenlere sesleniyorum, ‘gelin 5 ay asgari ücret ile fabrika da 12 saat çalışın ve geçinin sizin imanınızı göreyim. Kendine reva görmediğini bu millete görme.”

Geçinemediğini söyleyen işçi, “İşçiler olarak ideolojik görüş bir kenarda olmalı. Mesele ortak payda da birleşmek, buluşmaktır. İşçiler olarak sosyal yaşantımız hiç yok! Diyanete sesleniyorum; 70 milyona yakın insan bankalara borçlu. O insan öldüğünde mezara kul hakkı ile giriyor. 36 milyon insanın icralarda dosyası var. Sorumlusu kim? Sen neden devlete fetva yayınlamıyorsun? Başbakan açıklama yapıyor, ‘milleti yaşat ki devlet yaşasın’ ben de diyorum ki ben yaşamıyorum ki devlet yaşasın! Ben ölüyken devlet nasıl yaşasın?” diye konuştu. (Kayseri/Evrensel)

Son Düzenlenme Tarihi: 30 Aralık 2017 17:42
www.evrensel.net