Adana’da kesime hazır 50 at ve eşeğe el konuldu

Adana’da kesime hazır 50 at ve eşeğe el konuldu

Adana'da at ve eşek kemiklerinin bulunmasının ardından, 5 ölü eşek ile kesime hazırlanan 50 at ve eşek bulundu.

Adana'da dün bataklık alanda at ve eşek kemiklerinin bulunmasının ardından zabıta ile Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü görevlileri 11 adrese operasyonlar yaptı. Operasyonlarda 5 ölü eşek ile kesime hazırlanan 50 at ve eşek bulundu.

Daha önce tek tırnaklı hayvan keserek piyasaya süren kişilerin evlerine operasyon düzenlendi. Evlerden bazılarının bahçelerinde derme çatma alanlarda hazırlanmış ahırlarda 5’i kendiliğinden ölmüş eşek ile kesime hazırlandığı belirtilen 50 at ve eşek ele geçirildi. Şüphelilerin bu hayvanları kesime hazırladığı ve yılbaşında etlerini piyasaya süreceği iddia edildi. 

Görevliler, 50 hayvana el koyarak Büyükşehir Belediyesine bağlı hayvan barınağına götürdü. Hayvanların ele geçtiği evlerin sahiplerine ise tutanak tutuldu. Şüpheliler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağı belirtildi. Operasyon yapılan adreslerden birinin kesimhaneye çevrildiği belirlenince bu adresin sahibine 16 bin lira para cezası kesildi. (Adana/DHA)


GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI AT ETİ VAKALARINDAKİ ARTIŞA TEPKİ GÖSTERDİ

Adana’da kesime hazır at ve eşeklerin yakalandığı ve bataklık alanda bulunan at ve eşek kemikleri haberleri sonrası Gıda Mühendisleri Odası bir basın metni yayınlayarak yetkilileri konuyu ciddiye almaya çağırdı. 

Gıda Mühendisleri Odası Genel Kurulu adına yapılan açıklamada bilinçsizce yapılan kesimin ve hayvanların hasta oluşunun yaratacağı olumsuzluklara dikkat çekti. Açıklamada yeterli denetimin yapmak yerine hükümetin et fiyatlarının düşürülmesi için ithalata baş vurmasının bir işe yaramadığı belirtilerek “At eti yemekten kötü ne olabilir?” diye sordu. Tek tırnaklı hayvanların hastalıklı olduğuna ve hijyenik olmayan ortamlarda kesildiğine dikkat çekilen açıklamada, “Bugün için bir ilimizde karşımıza çıkan bu görüntüleri magazin boyutundan kurtararak ciddi platformlarda ele almanın zamanı gelmiş ve geçmektedir” denildi. 

‘İTHAL ETİN CANLI HAYVAN VARLIĞINI AZALTMA RİSKİ VAR’

Açık alanda her türlü mikroorganizma bulaşması riski taşıyan ortamda bilinçsizce kesilen bu hayvanlardan elde edilen etin; aynı zamanda eşya, çöp, canlı hayvan taşınan araçlarla ve tamamen kontrolsüz hatta kolluk kuvvetlerinden kaçırma amacıyla hiçbir özen gösterilmeden tüketim yerlerine taşındığının ifade edildiği açıklamada, “Uygulanan yanlış tarım ve hayvancılık politikaları sonucunda et fiyatlarının aşırı artışı ve bu artışa yönelik toplumsal tepkiyi bastırmaktan öte anlam ifade etmeyen ithal et uygulaması sonucunda canlı hayvan varlığının günden güne azalması hatta belki de hiç et yenmeyecek bir gelecek riski olacaktır” denildi. 

‘POLİTİKALARI SEKTÖRÜN BELLİ BİR BÜYÜKLÜĞÜN ÜZERİNDEKİ ŞİRKETLER BELİRLİYOR’

Gıda Tarım ve Hayvancılık ile ilgili gittikçe büyüyen problemlerin çözümü sorunu en yakın hisseden geniş halk kesimleri, bilimsel altyapıya sahip kuruluşlar ve resmi makamların elbirliği ile mümkün olduğu ifade edilen açıklamada “Son günlerde yine ve yeniden bizlere at eti yedirildiği haberleri gündeme girdi. Önceki benzer durumlarda Odamız görüşlerini kamuoyuyla paylaşmış, yetkililerin bundan sonra görevlerini daha titizlikle yerine getirmelerine dair umutlarımızı ifade etmiştik. Peki sonrasında ne oldu? Toplum adına denetim yetkisini kullanan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, resmi kontrol sayısı ve niteliğini mi arttırdı? Bakanlık tarım ve hayvancılık politikalarını revize ederek ülke hayvancılığının kısa, orta ve uzun vadede gelişmesi ve dolayısı ile et fiyatlarının düşmesini mi sağladı? Yoksa yükselen tepkileri baskılamak amacıyla canlı hayvanın yanı sıra et ithalatının önünü mü açtı?  Gerek tarım ve gerekse gıda alanlarına dair hiçbir uygulamasına ne çiftçiyi nede teknik bilgiye sahip mühendisleri ve meslek odalarını dahil etmeyen Bakanlık bunun yerine tercihini sektörün belli bir büyüklüğün üzerindeki şirketleri dahil etme yönünde kullanmakta dolayısıyla üretilen politikalar karşımıza ağırlıklı olarak büyük sermayeye sahip sektörün taleplerinin öncelendiği nitelikte çıkmaktadır. Meslek Odalarını üstlendikleri toplumsal sorumluluklarını gösterebilecekleri alanı kısıtlamanın toplumsal çıkarlarla bağdaşır hiçbir tarafı bulunmamaktadır” denildi. (Adana/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 30 Aralık 2017 14:20
www.evrensel.net
ETİKETLER Adana