Tutuklu ETHA muhabiri Havva Cuştan'dan mektup var

Tutuklu ETHA muhabiri Havva Cuştan'dan mektup var

Tutuklu bulunduğu Bakırköy Cezaevinden Evrensel'e mektup gönderen ETHA muhabiri Havva Cuştan, 'Suruç için adalet arayışımızı engelleyemeyecekler' dedi

Eylem NAZLIER
İstanbul

Etkin Haber Ajansı (ETHA) Muhabiri Havva Cuştan tutuklu bulunduğu Bakırköy Cezaevinden Evrensel'e mektup gönderdi. Cuştan, “Suruç davasında 3. duruşması görülecekken, Suruç gazisi, aileleri ve avukatları olarak katılacağımız duruşma öncesi tutuklandık. Aslında katliamın aydınlanması engellenmek istendi. Ama 3.duruşmada da gördük ki bizleri tutuklamakla adalet talebi sona ermiyor. 4. duruşma 22 Şubat’ta görülecek ve biz muhtemelen yine tutuklu olacağız ama bu da Suruç için adalet arayışımızı engellemeyecek” dedi.

‘HER TÜRLÜ İŞKENCEYE MARUZ KALDIM’

Ev baskınıyla gözaltına alınan Cuştan baskın sırasında yaşanları şu sözlerle aktardı: “19 Ekim gecesi ev baskınıyla bulunduğum evimden gözaltına alındım. Polisin tabiriyle ‘yakalandım’. Ev araması sırasında özel harekat polisleri, sivil polisler olmak üzere evime aramaya gelen tüm polisler adeta aramaya değil de işkence yapmaya gelmişlerdi. 2 saat boyunca ters kelepçeli bir şekilde yere yatırılma işkencesine maruz kaldım. Arama esnasında her türlü psikolojik ve fiziksel işkenceye maruz kaldım. Polisler gelerek yanıma ‘Allah’ımız olmasa kafasına sıkardık bunun’, ‘Seni öldürmüyorsak dua et bize’, ‘Aptal, geri zekalı’ gibi birçok hakaret edildi. Suçumun ne olduğunu öğrenmeden 7 gün gözaltında kaldım. Ancak neyle suçlandığımı gözaltında olduğum 6. günün sonunda öğrendim.”

‘BENİ DE İNFAZ EDECEKLERİNİ DÜŞÜNDÜM’

Tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen etkinlik ve eylemleri aktaran Cuştan, “Suçlandığım şeyler tecavüzcü-katil IŞİD çetelerine karşı savaşırken hayatını kaybedenleri anmak, Dilek Doğan, Dilan Kartok gibi evlerinde infaz edilenlerin cenazesinde haber takibi yapmak. Evlerine yapılan operasyonda öldürülen Şirin Öter ve Yeliz Erbay’ın cenazesini kadın bir gazeteci olarak takip etmem kriminalize edilerek suç diye önüme çıkarılması devletin hedef seçmesinden başka bir şey değil. Dünyanın her yerinde IŞİD’e karşı mücadele ederken hayatını kaybedenler resmi törenlerle anılırken; IŞİD’in Suruç’ta doğrudan saldırısına maruz kalan benim IŞİD’i lanetlemem ‘suç’ diye önüme çıktı. Katil IŞİD’in doğrudan saldırısına maruz kalan bir insanı IŞİD’i lanetlediği için suçlamak ne hukuka ne vicdana ne de ahlaka sığar. Ayrıca bir diğer trajikomik yan ise polisin fezlekesinde ETHA’nın gündemde yer alan gündemlerin örgüt adına eylemlere çağrı yapıldığına dairdi. Dünyanın her yerinde ajanslar o gün takip edecekleri eylemleri, etkinlikleri vb. takipçilerine ve abonelerine duyurmak için sabahtan gündem sayfası yayımlarlar” diye konuştu. “Halka gerçekleri aktarmak istediğim iki kadının cenazesinin neden ‘suç’ diye lanse edilmeye çalışıldığını kendimin maruz kaldığı ev araması sırasında bir kez daha anladım” diyen Cuştan, “Polisler bana ‘ölüm’ tehdidi savurdukça aklıma Dilek Doğan, Dilan Kartok, Yeliz Erbay gibi evlerinde infaz edilen kadınlar geldi ve beni de infaz edeceklerini düşündüm. Çünkü söylemin bir sonraki aşaması pratiğe dökmektir” dedi. 

‘MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Neden tutuklandığını Bakırköy Cezaevinde öğrendiğini söyleyen Cuştan, “Yeterli delil elde edilene kadar tutuklu olacakmışım yani yeterli delil yokmuş ama beni yine de tutuklayacaklarmış. Tecavüzcü- Katil IŞID çetesine üye bir bombacı evinde patlayıcılarla yakalandığı halde herhangi bir cezaya gerek görülmeden serbest bırakılırken, ben evde büyük delil olan bilgisayar ve hard disklerle bulunduğum için 2 aydır tutsağım. Bu da bir kez daha adaletin olmadığını ortaya koyuyor” dedi. Cuştan, “Bizler kalemlerini devraldığımız Hrant Dinklerin, Musa Anterlerin kalemini ne yere düşüreceğiz ne de IŞID’in yaptığı katliamlara karşı adalet mücadelemizden vazgeçeceğiz” ifadelerini kullandı. 

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Aralık 2017 07:54
www.evrensel.net
ETİKETLER Havva CuştanETHA